AKİT MENÜ

Dünya

Fransızlar manşet yaptı: Fransa’nın yerini Türkiye alıyor

Güncelleme Tarihi:

TAHSİN HAN- Türkiye’nin Afrika’daki askeri eğitimlerini genişletmesi Fransız basınında manşetlere çıktı. Mali ve Nijer’den gelen askerlerin Türkiye’deki özel kuvvetler eğitimlerini tamamladığını belirten Fransız RFI’ye göre; Ankara, ‘Somali modeli’ olarak tanımlanan stratejiyle kıtada etkisini artırırken bölgeden dışlanan Fransa’nın yerine Afrika ülkeleri Rusya veya Çin’in aksine Türkiye’yle işbirliği yapıyor.

3

Afrika kıtasında sömürgecilik döneminden bu yana devam eden geleneksel güç dengeleri kökten sarsılıyor. Fransız RFI’nin haberine göre, Batı Afrika ve Sahel bölgesinde ciddi bir diplomatik ve askerî zemin kaybeden Fransa’nın arkasında bıraktığı stratejik boşluk, Türkiye tarafından hızla dolduruluyor. Ankara; kıta ülkeleriyle eşit ortaklık, savunma diplomasisi ve yüksek teknoloji iş birliği ekseninde kurduğu ilişkilerle, Fransa’nın eski nüfuz alanlarında bayrağı devralıyor.

4

Bu değişimin en somut örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde yaşandı; Mali ve Nijerli özel kuvvet askerleri, Türkiye’deki komando okullarında aldıkları zorlu eğitimleri tamamlayarak mezun oldu. Bu gelişme, Ankara’nın kıtadaki askerî ayak izinin sadece silah satışıyla sınırlı kalmadığını, uzun vadeli bir insan kaynağı yatırımı haline geldiğini gösteriyor. Türkiye, “Somali Modeli” stratejiyle yerel orduları sıfırdan eğiterek kendi kendilerine yetebilir hale getiriyor. Konuyu Fransız RFI’ye yorumlayan ODTÜ Öğretim Üyesi Profesör Hüseyin Bağcı, bu başarılı doktrinin 1990’larda Orta Asya’da da uygulandığını belirteken, “Şimdi ise sıra Afrika kıtasında. Bu, Türkiye’nin küresel aktörlüğünü pekiştiren çok olumlu bir gelişmedir” dedi.

5

Ankara, bu vizyon doğrultusunda son yıllarda Afrika genelinde 20’den fazla ülke ile askerî eğitim anlaşması imzaladı.

6

Fransa’nın Sahel bölgesindeki başarısızlıkları Paris’in bölgeden dışlanmasına yol açarken, Afrika ülkeleri Rusya veya Çin’in ezici hegemonyasına teslim olmak yerine Türkiye’yi “güvenilir bir üçüncü yol” olarak görüyor. Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü (SWP) uzmanı Nebahat Tanrıverdi Yaşar, Türkiye’nin çok çevik davrandığını vurgulayarak, “Askerî eğitimler, doğrudan askerî müdahale riski almadan varlık göstermenin en efektif yolu. Bu tam anlamıyla bir ‘savunma diplomasisi’ aracıdır” dedi.

7

Bu hamleler, Akdeniz üzerinden Avrupa’nın güvenliğini de doğrudan etkiliyor. Özellikle Libya’da askeri güçlerin Türkiye tarafından eğitilmesi, Avrupa’nın en büyük korkusu olan yasadışı göç ve insan kaçakçılığına karşı bir kalkan oluşturuyor.

8

Öte yandan, bu askerî eğitim paketi arkasından devasa bir ekonomik iş birliğini de getiriyor. Türk subayları tarafından eğitilen Afrikalı askerler, sahada doğal olarak eğitimini aldıkları Türk savunma sanayii sistemlerini (İHA/SİHA’lar, zırhlı araçlar) tercih ediyor. Profesör Bağcı, “Eğer bir ülkenin ordusunu eğitiyorsanız, o ordunun Türk silahlarını kullanması çok doğaldır. Bugün Türkiye’nin silah ihracat haritasında en yoğun hatlar Afrika’ya uzanıyor” diyerek bu ticari bağı onaylıyor.

9

Uluslararası Kriz Grubu analisti Omar Mahmood ise Türkiye’de eğitim alan genç subayların ileride ülkelerinin genelkurmay başkanları veya bakanları olacağını ve birçoğunun Türkçe öğrendiğini belirterek “Bu durum sadece askerî bir ortaklık değil; kalıcı, kurumsal ve kültürel bir bağ oluşturuyor. Ankara, Afrika’da çok uzun vadeli bir satranç oynuyor” diye konuştu.

10

Fransız yayın organının haberinin sonunda şu ifadeler dikkat çekti: “Paris kıtada mevzi kaybettikçe; yerel orduları güçlendiren, teknoloji transferi sağlayan ve dil bağı kuran Ankara, “kazan-kazan” modeliyle Afrika’nın yeni ve en güvenilir stratejik ortağı olarak konumunu perçinliyor.”