AKİT MENÜ

Dünya

Otomobil devi Mercedes resmen cepheye iniyor: G serisi araçlar dronları keklik gibi avlayacak

Güncelleme Tarihi:

Avrupa otomotiv sektöründe yaşanan elektrikli araç talebindeki durgunluk ve Çinli rakiplerin baskısı, Alman otomotiv devi Mercedes-Benz’i hızla büyüyen savunma sanayisine yönlendirdi. Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı'nda Alman girişim şirketi Tytan Technologies ile iyi niyet anlaşması imzalayan Mercedes, küçük İHA ve drone'ları etkisiz hale getirecek mobil hava savunma sistemleri üreteceğini duyurdu.

3

Alman otomotiv devi Mercedes-Benz dron savar (anti-dron) araçlar üretmek üzere Alman girişim şirketi Tytan Technologies ile ortaklık kurduğunu duyurdu. Bu hamleyle birlikte Mercedes, savunma sanayisiyle güçlerini birleştiren en yeni otomobil üreticisi konumuna yükseldi.

4

CNBC'nin haberine göre Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı ILA 2026'da iyi niyet anlaşması imzalayan Stuttgart merkezli şirket, küçük insansız hava araçlarını hedef alacak mobil bir hava savunma sistemi için özel araçlar geliştirecek. Mercedes-Benz tarafından yapılan resmi açıklamada, projenin detaylarına yer verildi. Şirket; insanların ve kritik altyapı tesislerinin korunması amacıyla "araç tabanlı dron savunma ve görev platformlarına" odaklanacak.

5

Bu askeri savunma platformlarının, markanın ikonik arazi aracı G-Class (G-Serisi) ve ticari modeli Sprinter temel alınarak üretileceği bildirildi. Bu adım, küresel pazarda zor günler geçiren Avrupalı otomobil üreticilerinin askeri sanayiyi yeni bir çıkış kapısı olarak görmeye başladığının en somut göstergelerinden biri olarak kabul ediliyor.

6

Avrupa otomobil endüstrisi, son dönemde ciddi bir yapısal krizin pençesinde kıvranıyor. Elektrikli araçlara olan talebin küresel ölçekte yavaşlaması, Çinli rakiplere kaptırılan pazar payları ve yükselen borçlanma maliyetleri üreticileri köşeye sıkıştırmış durumda. Buna karşın savunma sektörü, Rusya'nın 2022 yılında Ukrayna'ya yönelik başlattığı geniş çaplı işgal girişiminin ardından adeta altın çağını yaşıyor.

7

Bu durum, Avrupa genelinde askeri üretimde kendi kendine yetebilme zorunluluğunu doğururken, devasa bütçelerin bu alana akmasını sağlıyor. Otomotiv fabrikalarındaki iş gücü yeteneklerinin ve mühendislik altyapısının askeri üretime kolayca transfer edilebilir olması da bu dönüşümü hızlandırdı.