AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Kritik uyarı: Dilimlenmiş karpuz alırken dikkat... Çok ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor

Güncelleme Tarihi:

Sıcak yaz günlerinin vazgeçilmez meyvelerinden olan karpuz, serinletici ve lezzetli yapısıyla sıkça tercih ediliyor. Ancak Hande Güngör, ve Gıda Mühendisi Hatice Nikbay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda karpuz ile ilgili ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıda bulundu...

3

Gıda Mühendisi Hatice Nikbay, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda özellikle market ve pazarlarda satışa sunulan dilimlenmiş karpuzlara karşı tüketicileri uyardı. Nikbay'a göre kesim sırasında karpuzun kabuğunda bulunan mikroorganizmalar meyvenin iç kısmına taşınabiliyor. Uzmanlar, gıda güvenliği açısından karpuzun bütün halde satın alınmasını ve kesmeden önce mutlaka yıkanmasını öneriyor.

4

Sıcak havalarda serinlemek isteyenlerin ilk tercihlerinden biri karpuz oluyor. Özellikle tek yaşayanlar veya küçük aileler için dilimlenmiş karpuzlar pratik bir seçenek gibi görünse de uzmanlar bu konuda dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Gıda Mühendisi Hatice Nikbay'ın yaptığı açıklamalar, meyve ve sebzelerde gıda güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gündeme taşıdı. Nikbay, karpuzun dış yüzeyinde bulunan mikroorganizmaların kesim işlemi sırasında iç kısma taşınabileceğine dikkat çekerek tüketicilerin bazı basit önlemler alması gerektiğini vurguladı.

5

Dilimlenmiş karpuz neden risk taşıyor? Birçok kişi karpuzun kalın kabuğu nedeniyle tamamen korunaklı olduğunu düşünse de durum her zaman böyle değil. Karpuzlar yetişme süreci boyunca; Toprakla temas eder, Sulama suyuna maruz kalır, Hasat sırasında birçok kişinin elinden geçebilir, Taşıma ve satış aşamalarında farklı yüzeylerle temas edebilir. Bu nedenle kabuk kısmında çeşitli mikroorganizmalar bulunabilir. Karpuz kesilirken kullanılan bıçak, kabuk üzerinde bulunan mikroorganizmaları meyvenin yenilen kısmına taşıyabilir. Özellikle uzun süre açıkta bekleyen veya uygun sıcaklıkta muhafaza edilmeyen dilimlenmiş karpuzlarda risk daha da artabilir. Salmonella sadece et ve tavukta mı görülüyor? Gıda zehirlenmeleri söz konusu olduğunda çoğu kişinin aklına ilk olarak et, tavuk veya yumurta geliyor. Oysa uzmanlar meyve ve sebzelerin de bazı durumlarda gıda kaynaklı enfeksiyonlara neden olabileceğini belirtiyor. Hatice Nikbay'ın paylaştığı bilgilere göre Amerika Birleşik Devletleri'nde karpuz ve kavun kaynaklı salmonella salgınları nedeniyle onlarca kişi hastalandı. Avrupa'nın farklı ülkelerinde de son yıllarda benzer vakalar rapor edildi. Bu örnekler, meyvelerin güvenle tüketilebilmesi için hijyen kurallarının ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

6

Karpuzu kesmeden önce yıkamak neden önemli? Bazı tüketiciler "Nasıl olsa kabuğunu yemiyoruz" düşüncesiyle karpuzu yıkamadan kesebiliyor. Ancak uzmanlara göre asıl risk tam da bu noktada ortaya çıkıyor. Karpuz kesilirken bıçak önce kabukla temas ediyor, ardından doğrudan meyvenin iç kısmına ilerliyor. Eğer kabuk üzerinde zararlı mikroorganizmalar bulunuyorsa bunların iç bölüme taşınma ihtimali ortaya çıkabiliyor. Bu nedenle karpuzu kesmeden önce akan su altında iyice yıkamak basit ama etkili bir önlem olarak görülüyor.

7

Sıcak havalarda artan vücut ısısıyla birlikte susuzlukta hayati organlar için tehdit oluşturuyor. Uzmanlar vücutta sıvı etkisi yaratacak besinleri önerirken sodyum, potasyum ve magnezyum takviyesinin önemli olduğunu belirtirken Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, Sıcak yaz aylarının gelmesiyle birlikte nem artışına bağlı olarak vücut ısısı yükselirken metabolizma da sıcak havalara karşı etkilenerek terleme gerçekleşmekte diyerek açıkladı. Buna bağlı olarak vücudumuzda su ve mineral kaybı yaşanırken uzmanlar ise vücudun sıvı ihtiyacını karşılayacak besinler hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Yüksek seyreden sıcaklıklar ile beraberinde vücut ısısı da artarken beyin, kalp, karaciğer gibi diğer hayati organlarda da hasara yol açma ihtimali oldukça yüksek olduğunu belirten uzmanlar terleyerek vücut ısısının dengede tutulamayacağını ifade etti. Beslenme ve Diyet Uzmanı Hande Güngör, "Ayrıca şişmanlık, herhangi bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidrasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanımı ile tedavi hedefli bazı ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler gibi) kullanımı da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen diğer faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve diğer hayati organlarda hasara yol açabilir. Sıcak havalarda metabolizmanın uyum becerisini arttırmanın en önemli yollarından biri beslenmedir" dedi. Terleme ile vücudun mineral kaybı yaşadığını ve bunu önlemek amacıyla sodyum, kalsiyum ve potasyum kaynaklı besinlerin tüketilmesi gerektiğini belirten Güngör, "Terlemeyle sodyum, kalsiyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller büyük ölçüde kaybedilir. Mineral kayıplarının önüne geçmek için peynir, zeytin, kuru yemiş gibi sodyum kaynaklarından, yumurta, süt ve süt ürünleri ve koyu yeşil yapraklı sebzeler gibi kalsiyum kaynaklarından, muz, pazı, patates ve baklagiller gibi potasyum kaynaklarından, tam tahıllar, badem, havuç, hurma, ayçiçeği ve muz gibi potasyum kaynaklarından zengin beslenmek gerekir. Su oranı yüksek, mevsimine uygun sebze ve meyvelerden destek alınmalıdır" ifade etti. Uzm. Diyetisyen Hande Güngör, meyvelerin de sıvı tüketim ihtiyacını karşıladığını belirterek, "Yaz mevsimde öne çıkan su içeriğinden zengin salatalık, marul, kabak, kavun, karpuz, limon, ananas, çilek, üzüm gibi yiyeceklerin çiğ tüketimi sıvı ihtiyacının karşılanmasını destekler. Mide kramplarına sebep olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Bu gibi besinler tüketilecekse yavaş ve küçük porsiyonda tüketilebilir" dedi.