AKİT MENÜ

Aktüel

Örgütler, çeteler üzerinden çocuklarımızı suça sürüklüyor!

Ülkemizin kamu güvenliği, toplumsal huzur ve milli bekası açısından ciddi bir tehdit oluşturan yeni nesil sokak çeteleri, organize suç yapıları ve dijital suç ağlarının, özellikle 18 yaş altı çocukları suça sürükleme yöntemlerine ilişkin uzmanlar önemli değerlendirmelerde bulundu.

3

Akkuş, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi: “Terör örgütleri, yeni nesil çetelerin sözde popülerliğini kullanarak çocuklarımızı suça sürüklemektedir. Araştırmalar ve saha gözlemleri, söz konusu yapıların büyük ölçüde Kandil ve Irak bölgelerinden koordine edildiğini ortaya koymaktadır. Bu örgütler, Türkiye’de popüler görünen sosyal medya gruplarının isimlerini, yöneticilerini veya imajlarını kullanarak —bazen ilgili yöneticilerin bilgisi ve onayı dışında— kendilerini ‘çete’ gibi konumlandırmakta ve çocuklara çeşitli vaatler üzerinden ulaşmaktadır. Ekonomik kazanç, sosyal kabul, aidiyet hissi ve hızlı para kazanma gibi yöntemlerle özellikle dar gelirli ailelerin çocuklarını hedef almakta, onları suç süreçlerine dahil ederek hem kendi hedeflerini gizlemekte hem de eylemlerini sürdürmektedir.”

4

Akkuş, bazı saldırı ve eylemler sonrasında söz konusu çete yöneticilerinin “Bu eylem bizimle ilgili değil” yönündeki beyanlarının, tespit ve gözlemlerini doğruladığını vurguladı. Bu durumun, örgütlerin hedef şaşırtma ve gizlenme stratejisinin bir kanıtı olduğunu belirtti.

5

Taner Akkuş, Türkiye’de dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte geleneksel organize suç modellerinin, sosyal medya platformları, mesajlaşma uygulamaları ve çevrim içi iletişim araçları üzerinden yeni bir boyut kazandığını ifade etti. Bu dönüşümün en olumsuz etkilediği kesimin ise çocuklar ve gençler olduğunu dile getirdi. “Dijital propaganda, kimlik ve aidiyet manipülasyonu, ekonomik vaatler, sosyal görünürlük algısı, şantaj ve baskı ile çevrim içi yönlendirme faaliyetleri, gençleri suça sürüklemede etkili araçlar haline gelmiştir. Özellikle motosiklet temelli organize suç gruplarının son yıllarda artan görünürlüğü, bu tehdidin somut bir yansımasıdır” diyen Akkuş, bu yapıların kamu güvenliği ve asayiş düzenini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı.

6

Akkuş, ülkemizde hâlihazırda yürütülen program ve projelerin büyük çoğunluğunun suça sürüklenen çocuklara müdahale odaklı olduğunu, ancak risk faktörlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan sürdürülebilir ve önleyici yaklaşımların henüz yeterince geliştirilemediğini belirtti. “Etkili bir mücadele, yalnızca güvenlik odaklı olamaz. Dijital hizmetler, iletişim teknolojileri, kamu yönetimi, gençlik politikaları, siber güvenlik ve çocuk koruma alanlarını bir araya getiren bütünleşik bir model hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullanan Akkuş, acil çağrısını şöyle sıraladı: Çağrımız: Dijital platformlar, sosyal medya ağları ve çevrim içi yönlendirme sistemleri üzerinden oluşabilecek risklerin erken aşamada tespitine yönelik Erken Uyarı Mekanizmaları kurulmalıdır. Risk analizine dayalı önleyici güvenlik stratejileri geliştirilmeli; suç oluşmadan önce müdahale edilebilmelidir. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, teknoloji şirketleri ve akademi iş birliğiyle akademik ve teknolojik altyapıya sahip bir Önleyici Çocuk Koruma Modeli acilen hayata geçirilmelidir. Suçla mücadele, yalnızca kolluk kuvvetlerinin görevi olmaktan çıkarılmalı; toplumun tüm kesimlerinin bilinçli ve koordineli katkısıyla toplumsal bir seferberliğe dönüştürülmelidir.

7

Akkuş, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu karanlık yapıların popüler çete imajlarını kullanarak eylemlerine devam etmesine izin verilemez. Aksi takdirde, önümüzdeki dönemde kamu güvenliğimizi ve milli bütünlüğümüzü en ciddi şekilde tehdit edecek unsur, organize suç yapıları veya bu yapıların arkasına saklanarak hedeflerini şaşırtan örgüt unsurlarının dijital yöntemlerle çocuklarımızı suça sürükleme kabiliyeti olacaktır. Toplumsal huzur ve geleceğimiz olan çocuklarımızın korunması, hepimizin ortak sorumluluğudur. Kamuoyunu ve yetkili mercileri bu konuda duyarlı ve proaktif olmaya davet ediyoruz.”