AKİT MENÜ

Gündem

Albay Macgregor'dan olay sözler: Odada kimsenin bahsetmediği 600 poundluk dev goril Türkiye'dir

Güncelleme Tarihi:

ABD'li emekli Albay Douglas Macgregor, Ortadoğu'da yaşanan son gelişmelere ilişkin çarpıcı bir analiz kaleme aldı. Analizde Türkiye'nin önemine işaret edildi.

3

Konuk olduğu bir YouTube kanalında mutabakat sonrası bölgede oluşan yeni denklemi değerlendiren Macgregor, ABD'nin savaştan çekilme kararlılığına ve Türkiye'nin yükselen rolüne dikkat çekti.

4

Başkan Trump'ın ABD'nin savaşa katılımını sona erdirmekte kararlı olduğunu belirten Macgregor, "Bunu kendi tarafımızda bitirmek için elinden geleni yapacaktır. Bu, İsraillilere, Lübnan'la ilgili anlaşma hükümlerini desteklemeyi reddetmeleri halinde ABD'nin onları desteklemeyeceğini söylemeyi de içerebilir." dedi.

5

Bölgedeki asıl büyük gücün göz ardı edildiğini anlatan Macgregor çarpıcı açıklamalarda bulunarak, "Odada kimsenin bahsetmediği 600 poundluk dev goril Türkiye'dir. Türklerin orada olup biten her şeye gerçek bir ilgisi var ve bu, savaşın sonucunun bir başka tezahürüdür." ifadelerini kullandı.

6

İsrail'in yıllardır yanlış bir hedefe odaklandığının altını çizen Macgregor, konuya şu sözlerle işaret etti: "İsrailliler çok uzun yıllar boyunca İran'ı saplantı haline getirdi. İran birçok şeydi ama asla onların varoluşsal tehdidi olmadı. Onlar bunu varoluşsal bir tehdide dönüştürdüler. Asıl varoluşsal tehdit her zaman arka planda bekliyordu ve bunun adı Türkiye'ydi. Şimdi buna uyanmaya başlıyorlar ve elleri epey dolu olacak."

7

Orta Doğu'nun öngörülebilir gelecekte artık ABD veya İsrail tarafından domine edilmeyeceğini vurgulayan Macgregor, "Bu bölgenin, yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca onu domine eden iki büyük güç tarafından yönetilmesini beklemeliyiz. Birincisi Türkler, ikincisi ise Farslar, yani İranlılar. Artık her şeyi onlar domine edecek çünkü bizim stratejik etkimiz bu savaşın sonucuyla çok ciddi şekilde zayıfladı." diye konuştu.

8

Yaşanan sürecin İsrail ve özellikle Binyamin Netanyahu için bir yıkım olduğunu ifade eden Macgregor, şunları kaydetti: "Bu İsrail için bir felaket. Gazze'deki savaşı tüm bölgeye yaymalarının nedeni, bizim tam kontrolümüze sahip olduklarına inanmalarıydı. Bizim ateş gücümüzü ve gücümüzü İran'ı yenmek için seferber edebileceklerinden emindiler. Ben buna her zaman karşı çıktım. Şimdi yaptıkları şey, bölgenin dengesini kendi aleyhlerine bozmaları oldu. İsrail'in bölgede hiç dostu kalmadı." ABD'nin bölgedeki askeri varlığını savaş öncesi seviyelere döndürmeyeceğini ve buna ihtiyaçları olmadığını belirten Macgregor, "İsrail, bölgeye entegre olmayı istikrarlı bir şekilde reddetti. Duvarlarının arkasında oturup diğer taraftaki kimseyle işbirliği yapmayı reddederek ne kadar dayanabilirler? Eğer ABD savaşı genişletmezse, Yahudi halkı İsrail'i terk etmeye başlayacak." değerlendirmesinde bulundu.

9

İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD ve İngiltere'nin kurduğu mimarinin çöktüğüne dikkat çeken Macgregor, "Tüm Sykes-Picot yapısı silinip gidecek. Sözde emirliklerin, Bahreyn'in veya Kuveyt'in hayatta kalacağından emin değilim. Belki Katar, Türklerle ve İran'la olan iyi ilişkileri sayesinde ayakta kalabilir. Yeni liderlikler altında yeni devletler ortaya çıkabilir. Kuveyt büyük ölçüde yok olma yolunda." dedi. Irak'ın durumuna da değinen Macgregor, "Irak, İran'ın güçlü bir müttefiki. Birçok insan bunu anlamıyor. Irak'ta bir savaş savaştığımızı ve kazandığımızı sanıyorlar ama kazanmadık." ifadelerini kullandı.

10

Orta Doğu'da yaşanan bu değişimin dünya tarihi açısından kritik bir kırılma noktası olduğunu anlatan Macgregor, sözlerini şöyle tamamladı: "Dünya baş aşağı döndü. Bu, Orta Doğu ve dünya tarihinde, 1871'de Fransa'nın Prusyalılar tarafından yenilgiye uğratılması ve Birleşik Almanya'nın kurulması kadar dramatik ve önemli bir andır. Bu, küresel ölçekte stratejik bir dönüm noktasıdır. Orta Doğu'daki güvenlik çıkarlarımız artık yüksek risk altında. Eskiden sahip olduğumuz etkiye bir daha sahip olamayacağız. Rusya, Çin, İran ve Türkiye gibi büyük güçler var. Türkler büyük bir güç, bunda hiç şüphe yok. Almanya da büyük bir güç olarak sahneye geri dönecek. Yapmamız gereken şey, tarihin doğru tarafında yer almaktır."