Gündem
Cihat Yaycı açıkladı: Dün maalesef yeterince konuşulmayan can sıkıcı bir gelişme yaşandı
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerinin ağırlıklı olarak yaşadığı İskeçe'deki yasa dışı adımlarına çok sert tepki gösterdi.
Gündem
Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerinin ağırlıklı olarak yaşadığı İskeçe'deki yasa dışı adımlarına çok sert tepki gösterdi.
Yunanistan'ın İskeçe kentinde, Atina yönetimi tarafından atanan müftülerin Çınar Camisi'ne girişini engelledikleri gerekçesiyle yargılanan 4 Batı Trakya Türkü, 17'şer ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cezaların ertelenmesine ve para cezasına çevrilmesine karar verdi.
Kararla ilgili değerlendirmelerde bulunan emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Türkiye'nin gerekli adımları atması gerektiğini savundu.
Yaycı yaptığı açıklamada, "Yunanistan’da dün çok önemli fakat maalesef yeterince konuşulmayan bir gelişme yaşandı. İskeçe’de, Lozan Antlaşması’nın kendilerine tanıdığı haklar çerçevesinde müftülerini kendileri seçmek isteyen ve Yunanistan tarafından atanan müftüler protesto eden 4 Batı Trakya Türkü, Yunan mahkemeleri tarafından 17’şer ay hapis cezasına mahkûm edildi. Bu insanlar ne yaptı?
Şiddete mi başvurdu? Kamu düzenini mi bozdu? Yoksa terör eylemi mi gerçekleştirdi? Hayır. Sadece Lozan Antlaşması’ndan doğan haklarını savundular. Demokratik bir protesto gerçekleştirdiler. Bir tarafta Batı Trakya Türklerinin seçtikleri müftüler tanınmıyor, demokratik itirazları cezalandırılıyor, Türk kimliği yıllardır tartışma konusu yapılıyor; diğer tarafta ise Türkiye’den sürekli yeni tavizler, yeni açılımlar ve yeni adımlar bekleniyor.
Bugün Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması yönündeki talepler yeniden gündeme getiriliyor. Oysa aynı günlerde Batı Trakya Türklerinin temel dinî ve kültürel hakları nedeniyle mahkûm edildiği bir tablo ile karşı karşıyayız. Lozan bir bütündür. Lozan yalnızca patrikhane için değil, Batı Trakya Türkleri için de vardır. Mütekabiliyet yalnızca Türkiye’den beklenen bir yükümlülük değildir.
Türkiye’nin, Lozan’ın dengelerini ve Batı Trakya Türklerinin haklarını görmezden gelerek tek taraflı adımlar atması; hukuk, adalet ve devlet ciddiyeti açısından doğru değildir. Önce Lozan’ın Batı Trakya’ya ilişkin hükümleri eksiksiz uygulansın. Önce Batı Trakya Türklerinin seçilmiş müftülerine saygı gösterilsin. Önce Türk azınlığın eğitim, vakıf ve kimlik hakları tam anlamıyla teslim edilsin. Ondan sonra karşılıklı adımlar ve karşılıklı iyi niyet konuşulabilir. Aksi takdirde ortaya çıkan tablo, Lozan dengesinin ve mütekabiliyet ilkesinin Türkiye aleyhine bozulmasından başka bir anlam taşımayacaktır" dedi.