AKİT MENÜ

Aktüel

Avrupa Parlamentosu Türkiye Kararına Uzmanlardan Sert Tepki: Yetkisiz ve Bağlayıcı Değil!

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef alan sözde manifestosuna uzmanlar güçlü tepki gösterdi. İşte tüm detaylar YeniAkit özel haberinde;

2

Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye aleyhine aldığı kararlar ve özellikle Adalet Bakanı Akın Gürlek’i şahsen hedef alan tutumu, Avrupa Diplomatlar Birliği Genel Başkanı Ferhat Bozçelik ve iletişim uzmanı Taner Akkuş tarafından sert şekilde eleştirildi. Bu açıklama, Türkiye’nin egemenlik haklarını ve uluslararası hukuktaki yerini bir kez daha gündeme taşıdı.

3

Ferhat Özçelik, Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa Birliği’nin yasama organı olmadığını vurguladı. Parlamentonun sadece istişari (danışma) mahiyette kararlar alabildiğini belirten Bozçelik, bu kararların hiçbir bağlayıcılığının bulunmadığını ifade ederek detayları şöyle açıkladı;

4

Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği’nde esas itibarıyla istişari nitelikte görüş bildiren bir organdır. Bu nedenle çok sayıda farklı görüş ve tavsiye kararı alabilir; ancak aldığı kararların tek başına doğrudan bağlayıcı bir niteliği yoktur. Avrupa Birliği’nin karar alma ve yasama mekanizmasında süreç genel olarak yürütme organı olan Avrupa Komisyonu’nun teklifiyle başlar. Ardından danışma ve temsil işlevi bulunan Avrupa Parlamentosu’nun görüşü alınır ve nihai karar Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi tarafından verilir. Bu çerçevede, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin klasik yasama fonksiyonuna en yakın Avrupa Birliği kurumu Bakanlar Konseyi olarak değerlendirilebilir. Avrupa Parlamentosu ise bu tür konularda çoğu zaman tavsiye ve görüş niteliğinde kararlar alır; Bakanlar Konseyi bu görüşlere uymak zorunda değildir.

5

Dolayısıyla Avrupa Parlamentosu’nun tek başına bir süreci dondurma, sona erdirme veya bağlayıcı şekilde sonuçlandırma yetkisi bulunmamaktadır. Parlamentonun bu kapsamdaki kararları tavsiye mahiyetindedir. Ayrıca Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkileri yalnızca Parlamento kararlarına dayanmaz. Türkiye’nin ortaklık süreci ve adaylık statüsü, Ankara Anlaşması ve devamındaki hukuki çerçeve kapsamında şekillenmiştir.

6

Taner Akkuş ise açıklamasında Avrupa Parlamentosu ile Avrupa Birliği kurumlarını karıştırmamak gerektiğinin altını çizdi. Avrupa Birliği’nin uluslararası arenada kurumsal bir bütünlüğü olduğunu ancak Avrupa Parlamentosu’nun “üç beş milletvekilinden oluşan” bir yapıdan ibaret olduğunu söyledi. Akın Gürlek gibi bir bakanın şahsını doğrudan hedef almanın kabul edilemez olduğunu vurgulayan Akkuş, bu tür bireysel suçlamaların hukuki ve diplomatik açıdan geçersiz olduğunu belirtti. Özellikle NATO Zirvesi öncesi yapılan bu açıklamanın zamanlamasının da manidar olduğuna dikkat çekti.

7

Avrupa Diplomatlar Birliği olarak bu manifesto’yu kınadıklarını dile getiren uzmanlar, Türkiye’nin uluslararası anlaşmalarla sahip olduğu hakların hiçe sayılmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu tutum, Avrupa Parlamentosu’nun yetki aşımı olarak değerlendiriliyor. Avrupa Parlamentosu Türkiye ilişkilerinde sıkça gündeme gelen bu tür kararlar, gerçekte AB mekanizmalarını etkileme gücünden yoksun kalıyor. Uzmanlara göre asıl karar mercii Bakanlar Konseyi olduğu için parlamentonun açıklamaları sembolik düzeyde kalıyor.

8

Türkiye, Ankara Anlaşması’nın verdiği haklar çerçevesinde AB ile ilişkilerini sürdürmeye devam edecek. Uzmanlar, kamuoyunun bu gerçeği bilmesinin önemli olduğunu belirterek, manipülatif haberlere karşı dikkatli olunması gerektiğini hatırlatan Akkuş, “Avrupa Birliği içinde bile Avrupa Parlamentosu kararlarının bağlayıcılığı tartışılırken, Türkiye gibi aday ülke statüsünde bulunan bir devlete karşı bu tür eylemlerin siyasi propaganda amacı taşıdığı düşünülüyor. NATO Zirvesi gibi kritik dönemlerde ortaya konan bu tutumlar, ittifaklar arası ilişkilere de zarar verme potansiyeli taşıyor.Türkiye ile Avrupa birliği arasındaki bağın kopmasına veya bu iletişimin zedelenmesine hiçbir şekilde müsaade edilmeyecek.” Dedi.

9

Taner Akkuş, “Avrupa Parlamentosu’nun sınırlı yapısını bir kez daha hatırlatarak, “AB ile Avrupa Parlamentosu’nu birbirine karıştırmayın” uyarısını yaptı. Bu ayrım, konunun anlaşılması açısından kritik öneme sahip” vurgusunda bulunarak sözlerini noktaladı.