Tarlalarının dört bir tarafının fabrikalar, lüks konut siteleri, otobanlar ve aşırı araç trafiğiyle çevrelendiğini vurgulayan ödüllü üretici Ömer Çinkaya, yaşadıkları lojistik ve güvenlik sorunlarına da dikkati çekerek şöyle konuştu: "Çevremizdeki yapılaşmadan dolayı oluşan aşırı araç fazlalığı ve kamyon trafiğinden ötürü tarlalarımıza giriş çıkış yaparken çok büyük zorluklar yaşıyoruz. Kendi tapulu tarlamıza neredeyse giremez hale geldik. Kentin tarlaların içine kadar girmesiyle birlikte bölgede hırsızlık olayları da tavan yaptı; binbir emekle büyüttüğümüz enginarlarımız geceleri tarladan kesilip çalınıyor. Konutların, fabrikaların ve trafiğin tam ortasında sıkışıp kaldık. Sıranın yavaş yavaş bize de geldiğini çok net hissediyoruz. Yarın bir gün bize de gelip 'tarlan için şu kadar milyon lira veriyoruz' diyecekler ve biz de bir noktada pes edip vereceğiz. Çünkü ekonomik şartlarda para galip gelecek. Ben satmasam, yanımdaki komşum satacak ve etrafım tamamen betonla çevrilince ben zaten orada mecbur kalıp bırakacağım. Sonunda hepimiz bu bereketli topraklarımızdan olacağız. Toprak bitince, beton bloklar yükselince gelecekte insanlar ne yiyecek, çocuklarına ne yedirecek gerçekten hiç bilmiyorum."