Yapılan kapsamlı çalışmaya metabolik sendrom riski taşıyan 84 gönüllü katıldı. Katılımcılar iki farklı gruba ayrılarak 16 hafta boyunca gözlemlendi. Bir grup geleneksel yüksek karbonhidratlı atıştırmalıklar (bisküvi, kraker vb.) tüketmeye devam ederken, diğer grubun ara öğünlerine bir dokunuş yapıldı.
Doğal kaynaklar...
Araştırmada kullanılan özel karışımın içeriği:
Çiğ Badem: Tokluk hissini en üst seviyeye çıkarıyor.
Ceviz: Beyne giden açlık sinyallerini düzenliyor.
Fındık: Enerji seviyesini stabilize ediyor.
Antep Fıstığı: Kan şekerindeki dalgalanmaları önlüyor.
Kaju: Tatlı krizlerine karşı bariyer oluşturuyor.
Günde sadece 33,5 gramlık bu karışımı tüketen bireylerde, 16 haftanın sonunda inanılmaz bir değişim görüldü. Bu kişiler artık pizza, dondurma, donut ve şekerleme gibi yoğun kalorili gıdaları canlarının çekmediğini ifade etti.
Kuru yemiş tüketen grubun sadece abur cubur isteği azalmadı, aynı zamanda damak tadı da evrim geçirdi. Katılımcıların şekerli tatlara olan hassasiyeti artarken, günlük öğünlerinde kendiliğinden daha sağlıklı seçimler yapmaya başladıkları saptandı. Özellikle deniz ürünleri ve bitkisel proteinlere yönelimin artması, vücudun ihtiyaç duyduğu kaliteli yapı taşlarını almasını sağladı. Üstelik tüm bu süreçte, katılımcılar herhangi bir kilo artışı yaşamadı.
Diğer yanda, yüksek karbonhidratlı gıdalarla atıştırmaya devam eden grupta ise tablo hiç iç açıcı değildi. Bu gruptaki bireylerin tatlı ve fast food krizlerinde hiçbir azalma olmadığı gibi, sağlıklı bir alışkanlık olan meyve tüketiminde de ciddi bir düşüş yaşandı. Bu durum, yanlış atıştırmalık seçiminin sağlıklı gıdalardan da uzaklaşmaya neden olduğunu bir kez daha kanıtladı.