AKİT MENÜ

Yaşam

Yağ yakmanın sırrı terlemek mi? Merak edilen sorunun cevabı

Terleme, vücudun ısı dengesini korumaya yardımcı olan doğal bir mekanizmadır. Kalp-damar sağlığını destekleyen ve ciltteki gözeneklerin temizlenmesine katkı sağlayan terleme, sanılanın aksine tek başına yağ yakımını artırmaz ya da ödem sorununu kalıcı olarak ortadan kaldırmaz. Terleme sonrası tartıda görülen ani kilo kayıpları, yağdan değil vücuttaki su ve mineral kaybından kaynaklanır. Uzmanlar, kalıcı kilo vermenin ancak dengeli beslenme, kalori açığı ve düzenli egzersizle mümkün olduğunu vurguluyor.

3

VÜCUDUMUZUN DOĞAL KLİMASI: TERLEMEK BİZİ SICAK ÇARPMASINDAN NASIL KORUR? İnsan vücudu, iç sıcaklığını her zaman dengede tutmak isteyen harika bir sisteme sahiptir. Spor yaparken, ağır işlerle uğraşırken veya yaz sıcaklarında vücudumuz ısınmaya başlar. İşte tam bu sırada devreye giren terleme mekanizması, adeta vücudumuzun iç kliması gibi çalışır. Ter bezlerinin ürettiği bu sıvı, tenimizden buharlaşırken vücudun tehlikeli derecede ısınmasını engeller. Eğer terleme olmasaydı, ani ısı yükselmeleri yüzünden sıcak çarpması gibi hayati tehlike yaratan sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabilirdik.

4

KALBİMİZ VE KAN DOLAŞIMIMIZ TERLEYEREK NASIL GÜÇLENİYOR? Terleme anında sadece dışarıya sıvı atmayız, aynı zamanda iç organlarımızda da büyük bir hareketlilik başlar. Terlediğimiz zaman kalbimiz dokulara daha fazla kan pompalamaya başlar ve damarlarımızdaki kan akışı gözle görülür şekilde hızlanır. Bu hızlı kan dolaşımı, vücudumuzun en ücra köşelerindeki hücrelere bile çok daha zengin bir oksijen taşınmasını sağlar. Hücrelerin bol oksijenle buluşması ise vücudun kendi iç temizlik sistemi olan lenf akışını canlandırır ve genel bir rahatlama hissi yaratır.

5

CİLDİMİZİN DOĞAL KORUYUCUSU: TERİN İÇİNDEKİ MUCİZEVİ MADDE Cildimiz, dış dünyadaki tüm mikrop ve zararlı maddelere karşı bizi koruyan en büyük kalkanımızdır. Ter sıvısının içinde bulunan ve "dermcidin" adı verilen özel maddeler, cildimiz için adeta doğal bir koruma kalkanı üretir. Tenimize yayılan bu salgı, dışarıdan gelebilecek zararlı bakterilerin, virüslerin ve mantarların cildimizde üremesine izin vermez. Yani terlemek, sadece vücudu soğutmakla kalmaz; aynı zamanda cildimizin bağışıklık sistemini destekleyerek bizi enfeksiyonlardan ve mikroplardan korur.

6

SİVİLCE VE KİRLERE ELVEDA: TERLEYEREK CİLT GÖZENEKLERİNİ AÇIN Hava kirliliği, tozlar, makyaj kalıntıları ve cildin kendi ürettiği fazla yağlar zamanla gözeneklerimizin tıkanmasına yol açar. Tıkanan gözenekler ise sivilce ve siyah nokta gibi can sıkıcı cilt sorunlarına neden olur. Terlediğimiz zaman bu küçük gözenekler doğal bir şekilde genişler ve açılır. Dışarı çıkan ter sıvısı, gözeneklerin derinliklerinde biriken tüm kiri, fazla yağı ve zararlı mikro parçacıkları yüzeye taşıyarak dışarı atar. Böylece cildimiz derinlemesine temizlenir, nefes alır ve çok daha parlak görünür.

7

EN BÜYÜK YANILGI: TERLEMEK YAĞLARI ERİTİR Mİ? Toplumda neredeyse herkes, çok terlediği zaman vücudundaki yağların eridiğini ve doğrudan zayıfladığını düşünür. Hatta bu yüzden kat kat giyinip koşanları ya da saunalarda saatlerce kalanları görürüz. Ancak bu inanış tamamen bir yanılgıdan ibarettir. Terlediğimiz zaman vücudumuzdan eksilen şey kesinlikle yağ dokusu değildir. Terleme yoluyla kaybettiğimiz kütle, sadece vücudumuzun o an dışarıya attığı su ve hayati minerallerdir. Yani ter bezlerinin çok çalışması, yağ hücrelerinin yandığı anlamına gelmez.

8

TARTIDAKİ OYUN: SPORDAN SONRA NEDEN HAFİFLERİZ? Yoğun bir spordan, yürüyüşten ya da sıcak bir banyodan sonra tartıya çıktığımızda kilomuzun düştüğünü görüp seviniriz. Fakat tartıda gördüğümüz bu düşüş kalıcı bir zayıflama değil, sadece vücudumuzun susuz kalması yani sıvı kaybetmesidir. Spor bittikten sonra kana kana su içtiğimizde ve vücudumuzun sıvı dengesini yeniden sağladığımızda, tartıda kaybettiğimizi sandığımız o ağırlık hemen geri gelir. Çünkü vücut, hayati fonksiyonlarını sürdürmek için kaybettiği o suyu hemen yerine koymak zorundadır.

9

VÜCUTTAKİ ÖDEM NEDİR, TERLEMEK ÖDEMİ ÇÖZER Mİ? Çoğu insan vücudundaki şişkinliklerden, yani ödemden kurtulmak için terlemeyi bir çözüm olarak görür. Ancak klinik ödem, damarlardan dışarı sızan sıvıların dokular arasında sıkışıp kalması ve vücuttan atılamaması durumudur. Terlediğimiz zaman dışarı atılan su ise bu sıkışmış ödem sıvısından değil, doğrudan damarlarımızda dönen kanın hacminden ve hücrelerimizin kendi içinden eksilir. Bu yüzden sadece terleyerek, dokular arasında yerleşmiş olan o inatçı ödemi kalıcı olarak yok etmek mümkün değildir.

10

GERÇEK ÖDEM ATMANIN SIRRI: TUZ DENGESİ VE DOĞRU BESLENME Vücuttaki ödemden gerçekten ve kalıcı olarak kurtulmak istiyorsak, terleten kıyafetler giymekten çok daha etkili yöntemler uygulamalıyız. Bunun ilk şartı, vücudumuzdaki sodyum ve potasyum, yani tuz ve mineral dengesini doğru kurmaktır. Fazla tuzu hayatımızdan çıkarmak, bol su içmek ve kan dolaşımını hareketlendirmek gerçek ödem atımını sağlar. Ödemden şikayetçi olan kişilerin sadece terlemeye güvenmek yerine beslenme alışkanlıklarını gözden geçirmesi ve hareketini artırması en doğru çözümdür.

11

VÜCUT NASIL YAĞ YAKAR? KALORİ AÇIĞI NEDİR? Vücudumuzun gerçekten kilo verebilmesi ve yağları eritebilmesi için tek bir kural vardır: Gün içinde harcadığımız enerjinin, yediğimiz yemeklerden aldığımız enerjiden daha fazla olması gerekir. Biz buna "kalori açığı" diyoruz. Vücut enerjiye ihtiyaç duyduğunda sırasıyla önce kandaki şekeri, sonra kaslardaki depoları kullanır. Bunlar bittikten sonra beyin yağ depolarına sinyal gönderir ve "artık yağları yakın" emrini verir. Yani yağ yakımını başlatan şey terlemek değil, bu enerji açığıdır.

12

KİLO VERMEYE BAŞLAMADAN ÖNCE NEDEN DOKTORA GİTMELİYİZ? Kendi başımıza kulaktan dolma bilgilerle veya çok terleme vaadi sunan ağır diyetlerle zayıflamaya çalışmak sağlığımıza zarar verebilir. Çünkü kilo verememenin veya hızla kilo almanın arkasında gizli bir troid hastalığı, insülin direnci ya da hormonal bir düzensizlik yatıyor olabilir. Bu yüzden kilo verme sürecine başlamadan önce mutlaka bir Dahiliye (İç Hastalıkları) veya Endokrinoloji uzmanına gidip kan tahlili yaptırmalıyız. Böylece zayıflama yolculuğuna doğru ve güvenli adımlarla başlarız.

13

KASLARIMIZI KORUYARAK ZAYIFLAMAK: SPORUN ÖNEMİ Sağlıklı bir şekilde zayıflamak istiyorsak sadece ter akıtmaya odaklanmak yerine, kaslarımızı koruyacak bir egzersiz planı yapmalıyız. Hem yağ yakan yürüyüş, koşu, yüzme gibi kardiyo hareketlerini hem de kaslarımızı güçlendiren hafif ağırlık çalışmalarını bir arada yapmalıyız. Kas kütlemiz ne kadar güçlü olursa, oturduğumuz yerde bile metabolizmamız o kadar hızlı çalışır. Ayrıca düzenli egzersiz yapmak vücut duruşumuzu düzeltir, omurgamızı destekler ve bizi çok daha zinde gösterir.

14

SAĞLIKLI KİLO YÖNETİMİ İÇİN MUTFAKTA NELER DEĞİŞMELİ? Kalıcı olarak zayıflamanın yolu mutfaktan geçer. Kan şekerini aniden fırlatan hamur işleri, tatlılar ve beyaz ekmek gibi gıdalar yerine lifli gıdaları ve sebzeleri tercih etmeliyiz. Öğünlerimize bizi uzun süre tok tutacak ve kaslarımızı besleyecek yumurta, tavuk, balık, hindi ve yağsız kırmızı et gibi kaliteli proteinleri eklemeliyiz. Tüm bu beslenme düzenini kişiye özel ve sürdürülebilir kılmak için bir beslenme uzmanından destek almak, bizi hayal ettiğimiz sağlıklı kiloya ulaştıracaktır. KAYNAK: Medipol