AKİT MENÜ

Sağlık

Arı alerjisi: Bu belirtilerden biri bile varsa dikkat... Çocuklar ve yetişkinler arasındaki farkları anlamak kolay

Güncelleme Tarihi:

Arı alerjisinin tehlikesi hakkında Çocuk İmmünoloji ve Alerji Uzmanı çarpıcı bilgiler verdi...

3

Pek çoğumuz arının ısırdığı yerdeki acı, şişlik ve kızarıklığı normal kabul edip geçiştiriyoruz. Ancak arı zehrine alerjisi olan bireyler için durum sadece saniyeler içinde potansiyel olarak ölüme yol açabilen ciddi bir alerjik reaksiyona, yani "anafilaksiye" dönüşebiliyor. Peki, anafilaksiye nedir, arı alerjisi nasıl anlaşılır? Merve Kantarcı Çulha'ya açıklamalarda bulunan Çocuk İmmünoloji ve Alerji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Dilek, arı alerjisi belirtileri hakkında bilgi verdi.

4

Arı alerjisi hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebiliyor. Peki, arı alerjisinin vücudumuzun verdiği tepkinin basit bir lokal reaksiyon olmaktan çıkıp hayati bir tehdit haline geldiğini nasıl anlarız? Çocuk İmmünoloji ve Alerji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Dilek ile gerçekleştirdiğimiz bu hayati röportajda; ağızdaki silik bir metalik tattan acil durumlarda taşınması gereken adrenalin otoenjektörüne kadar arı alerjisine dair merak edilen tüm hayati soruların yanıtlarını masaya yatırdık. İşte arılara yaklaşmaktan korkanların ve ailelerin mutlaka okuması gereken arı alerjisi rehberi...

5

Anafilaksi, ani başlangıçlı ve potansiyel olarak ölüme dahi neden olabilen ciddi alerjik reaksiyon olarak tanımlanabilir. Arı zehrine bağlı anafilaksi; sokulma bölgesinden uzakta, tipik olarak birden fazla organ sistemini etkileyen belirti ve semptomları içerir. Tek bir arı sokması bile, arı zehrine alerjisi olan bir bireyde şiddetli bir reaksiyonu tetiklemek için yeterlidir. Arı ısırmasının ardından her insanda kızarıklık, şişlik ve acı oluşması normal kabul ediliyor. Peki, bir yetişkin veya çocukta bu durumun basit bir lokal reaksiyon olmaktan çıkıp, hayati tehlike arz eden anafilaksi (alerjik şok) boyutuna ulaştığını hangi belirtilerden anlarız? İlk hangi sinyallere dikkat etmeliyiz?

6

Anafilakside en sık cilt bulguları görülür. Bunlar arasında; ürtiker (kızarık, kabarık, kaşıntılı, plak şeklinde lezyonlar), anjiyoödem (göz, dudak el ve ayaklarda şişlikler), ciltte yaygın kızarıklık sayılabilir. Dolaşım ve solunum sistemi bulguları arasında ise; öksürük, nefes darlığı, hırıltı, boğazda kaşıntı ve tıkanıklık hissi, ses kısıklığı, kalpte çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, bayılma hatta kalp durması sayılabilir. Bulantı, kusma, karında kramplar gibi mide şikâyetleri; baş dönmesi, kulak çınlaması, yoğun endişe, ölüm korkusu, baş ağrısı gibi nörolojik sistem bulguları da ortaya çıkabilir. Anafilaksinin erken dönem semptomları hafif olabilir veya tek bir ana semptoma yoğunlaşıldığından diğer semptomlar gözden kaçabilir. Örneğin; sadece ciltte kaşıntı, ağızda metalik tat, dudaklarda karıncalanma, idrar veya dışkı kaçırma, gözlerde sulanma veya gözlerde kızarma gibi çok silik şikâyet ve bulgular anafilaksi habercisi olabilir. Hem hastalar hem de sağlık çalışanları bu konuda dikkatli olmalıdırlar. Arı alerjisinin seyri, bağışıklık sistemi ve bedensel tepkiler açısından çocuklarda ve yetişkinlerde farklılık gösteriyor mu? Örneğin, çocuklukta görülen bir arı alerjisi yaş büyüdükçe kendiliğinden geçebilir mi, yoksa tam tersi yetişkinlikte aniden ortaya çıkma riski daha mı yüksektir? Genel olarak arı sokmaları sonrasında görülen sistemik reaksiyonlar erişkinlerde çocuklara nazaran daha ciddi seyretmektedir. Arı zehri alerjisi olan ve immünoterapi almamış bir hastada, sonraki bir sokmada anafilaksi gelişme riski yüzde 30-60 arasında bildirilmektedir. İlk arı sokmasında sadece cilt bulgusu olan çocuklarda ise sonraki arı sokmasında sistemik reaksiyon gelişme riski yüzde 10 civarındadır. Dolayısıyla ileri tetkiklerin yapılması ve tedaviye başlamak için tek bir ciddi reaksiyonun yaşanmış olması yeterlidir. Bir daha arılara yaklaşmamak, piknik ve doğa aktivitelerine katılmamak, yanında alerji ilacı bulundurmak gibi yöntemler kesinlikle yeterli olmayacaktır. Arı alerjisi olduğu bilinen bir kişinin (veya çocuğun velisinin) Yanında mutlaka şunu taşımalı dediğiniz bir şey var mı? Bugün için arı zehri alerjisinin tedavisi; halk arasında "alerji aşısı" olarak bilinen immünoterapidir. Hastalar yanlarında mutlaka adrenalin otoenjektörü olarak adlandırılan ve acil durumda kullanılan ilacı bulundurmalıdır. İlacın kullanımı reçete eden hekim tarafından uygulamalı olarak anlatılacaktır. Belli aralıklarla ilaç kullanımı eğitiminin tekrarlanması, aileye görsel ve yazılı eğitim materyalleri sağlanması faydalı olacaktır. Arı alerjisinde "Alerji Aşısı" tedavisinin başarı oranı nedir? Bu tedavi hem çocuklara hem yetişkinlere güvenle uygulanabilir mi ve bireyleri arı sokmasına karşı ömür boyu korur mu? Tedavi süreci ne kadar sürer? Arı zehri immünoterapisi hem erişkinde hem de çocukta sonraki sokmalarda ciddi alerjik reaksiyon gelişme ihtimalini çok büyük oranda (?'e varan oranda) azaltır. Hem çocuk hem de erişkinde etkili ve güvenilir bir tedavi yöntemidir. İmmünoterapinin en başarılı olduğu, hastanın hayat kalitesini en yüksek oranda iyileştirdiği hastalık budur. İmmünoterapi alan hasta tekrarlayan ısırıkta alerjik reaksiyon geliştirse bile eski reaksiyona kıyasla çok daha hafif bir reaksiyon yaşayacaktır. Arı venom immünoterapisinin süresini risk faktörlerine göre İmmünoloji ve alerji uzmanı belirleyecektir. Genellikle 5 yıllık bir tedavi süresi öngörülür, bazı hastalarda daha uzun tedavi süreleri gerekebilir. İmmünoterapi bırakıldıktan sonra hasta arı sokmasına maruz kalırsa koruyucu etki yüzde 5-15 ihtimal ile azalmış olabilir. Bu durumda görülen reaksiyonun şiddeti immünoterapi öncesindekine göre daha hafiftir. Bugünkü bilgilerimize göre; arı alerjisinde kalıcı koruma hayat boyu tedavi ile mümkündür.