AKİT MENÜ

Sağlık

Yaşlanmayı tersine çeviren ilaç! İlk kez bir insanda test ettiler

Güncelleme Tarihi:

Yaşlanmanın biyolojik etkilerini geri çevirmeyi hedefleyen ER-100 adlı deneysel tedavi, ilk kez insanlarda test edilmeye başlandı. Life Biosciences tarafından geliştirilen hücresel gençleştirme tedavisi, özellikle yaşlanan göz hücrelerini yeniden işlevsel hale getirmeyi amaçlıyor.

2

Yaşlanmayı tersine çevirme ve hücresel gençleştirme alanında dikkat çeken bir eşik aşıldı. Life Biosciences, ER-100 adını verdiği deneysel tedavinin Faz 1 klinik denemelerinde ilk gönüllüye uygulandığını duyurdu.

3

Şirketin açıklamasına göre ER-100, insanlar üzerinde test edilmek üzere onay alan ilk hücresel gençleştirme tedavisi olma özelliğini taşıyor.

4

Son yıllarda yapılan araştırmalar, yaşlanmanın yalnızca hücrelerde biriken fiziksel hasarlardan kaynaklanmadığını gösteriyor. Bilim insanlarına göre hücrelerin zamanla genetik talimatları doğru okuyamamasına neden olan epigenetik değişimler de yaşlanma sürecinde kritik rol oynuyor. Bu nedenle araştırmacılar, hücreleri tamamen sıfırlamak yerine onları daha genç bir duruma geri döndürmeyi hedefleyen yöntemler üzerinde çalışıyor.

5

ER-100 tedavisi, yaşlanma araştırmalarının en önemli keşiflerinden biri olarak kabul edilen Yamanaka faktörlerine dayanıyor. Japon kök hücre araştırmacısı Shinya Yamanaka tarafından geliştirilen bu yaklaşım, olgun hücreleri daha genç ve esnek bir duruma döndürebilen özel genlerin kullanılmasını temel alıyor.

6

Life Biosciences’ın yaklaşımı, hücreleri tamamen kök hücre haline getirmek yerine daha kontrollü bir yeniden programlama süreci izliyor. Tedavide dört Yamanaka faktörünün tamamı yerine OCT4, SOX2 ve KLF4 adlı üç faktör kullanılıyor. Araştırmacılar bu yöntemle hücre kimliğini tamamen ortadan kaldırmadan, yaşlanmayla ilişkili epigenetik değişimleri geri çevirmeyi hedefliyor.

7

Şirket, ilk klinik denemelerde göz hastalıklarına odaklanmayı tercih etti. Çalışma kapsamında açık açılı glokom ve NAION olarak bilinen non-arteritik anterior iskemik optik nöropati hastaları tedavi edilecek. NAION, yetişkinlerde ani görme kaybının yaygın nedenlerinden biri olarak biliniyor.

8

ER-100 tedavisi doğrudan göz içine yapılan enjeksiyonla uygulanıyor. Ardından hastalara 8 hafta boyunca doksisiklin adlı ilaç veriliyor. Bu ilaç, hücrelere yerleştirilen yeniden programlama faktörlerinin ne zaman aktif hale geleceğini kontrol etmek için kullanılıyor. Böylece gençleştirme sürecinin daha hassas biçimde yönetilmesi amaçlanıyor. Faz 1 çalışmasında toplam 18 gönüllünün yer alması planlanıyor. Katılımcıların 12’si açık açılı glokom, 6’sı ise NAION hastalarından oluşacak. Klinik denemeler Boston, New York, Los Angeles ve Charleston’daki merkezlerde yürütülecek.

9

Life Biosciences’ın bilim ekibine göre hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde yöntem, yaşlanmayla ilişkili epigenetik değişimlerin bir kısmını geri çevirmeyi başardı. Şirket, özellikle fareler ve insan dışı primatlar üzerinde yapılan çalışmalarda görme fonksiyonlarının kısmen geri kazanıldığına dikkat çekiyor. Araştırmacılara göre gözün ilk hedef olarak seçilmesinin önemli nedenlerinden biri güvenlik. Göz içinde yapılan genetik değişikliklerin vücudun geri kalanına yayılma ihtimalinin düşük olduğu belirtiliyor. Bu durum, olası yan etkilerin daha kontrollü şekilde izlenmesini kolaylaştırıyor.

10

Tüm uzmanlar bu teknolojinin insan deneylerine geçmeye hazır olduğu konusunda aynı görüşte değil. Bazı araştırmacılar, hücreleri yeniden programlayan genlerin geçmiş deneylerde teratom adı verilen tümörlerin oluşumuna yol açabildiğini hatırlatıyor. Bu nedenle kanser riski, hücresel gençleştirme çalışmalarının önündeki en önemli soru işaretlerinden biri olmayı sürdürüyor. Life Biosciences ise dört yerine yalnızca üç Yamanaka faktörü kullanmalarının ve bu faktörleri doksisiklin aracılığıyla kontrol altında tutmalarının riski önemli ölçüde azaltacağını savunuyor. Şirket, yöntemin güvenli olduğunun kanıtlanması halinde gelecekte farklı organlara yönelik tedavilerin de gündeme gelebileceğini belirtiyor.

11

Yaşlanmayı biyolojik bir süreç olarak hedef alan tedavilere ilgi son yıllarda hızla artıyor. Teknoloji dünyasından Jeff Bezos ve Sam Altman gibi isimlerin de farklı uzun ömür girişimlerine yatırım yapması, bu alanın biyoteknoloji sektörünün en önemli başlıklarından biri haline geldiğini gösteriyor. ER-100’ün klinik sonuçları yalnızca göz hastalıkları açısından değil, yaşlanmanın gerçekten biyolojik olarak tersine çevrilip çevrilemeyeceği sorusu açısından da büyük önem taşıyor. İnsanlı deneylerden elde edilecek veriler, hücresel gençleştirme tedavilerinin gelecekte tıpta nasıl bir rol oynayabileceğine dair kritik ipuçları sunacak.