Mesleğe 1971 yılında başladığını anlatan terzi Hasan Hüseyin Şenyıl, "Babam terziydi. Babam bu dükkanı 1955 yılında açmış. 1971'den beri bilfiil çalışmaktayım. Eskiden tüccar terziydik. Ceket, pantolon, pardösü, yelek, şalvar, her şeyi dikerdik. 86-87 yıllarında ben bu örgü işine başladım. Onu da arkada bir ustam vardı, ondan öğrendim. O da Allah rahmet eylesin rahmetlik oldu. Şimdi biz 86-87'den bu tarafa örgü işine devam ediyoruz. 71'de terziye başladım. 86-87'de bu örgüye başladım. İki sene sıkıntı çektim. Hakikaten bu örgü işi daha bir sıkıcı iş, sabır işi. Bunu iğne ile bir bir dokuyoruz. Bu sabır işi. Bu el örgüsünü makine değil fabrika dahi hiç kimse yapamaz. Ufak, parça, delik olduğu için. Fabrika büyük başlı dokur. Ama böyle sigara yanığı, güve yeniği gibi yerleri biz kendi ipliğimizle 10-15 santimetre ufak ipliklerle iğneyle elde dokuyoruz. Ceket, pantolon, gömlek, süveter, yelek, hatta ayakkabı, spor ayakkabının dahi örgüsünü yaptık. Adam kıymetli diye getirmiş. Ben de ‘değmez bunu yapmaya' dedim. ‘Arkadaş al bu kıymetli bir şey, al paranı yap' dedi. Biz de yaptık. Fileli ayakkabısını dahi dokuduk" dedi.