Bu kritik işlemde en dikkat çekici unsur, satışın yöntemi oldu. Motor satışı, hükümetler arası bir mekanizma olan Yabancı Askeri Satışlar (FMS) programı yerine, Doğrudan Ticari Satış (DCS) olarak kurgulandı.
Bu yöntemle ABD'li üretici şirket, Dışişleri Bakanlığı'ndan aldığı lisansla doğrudan yabancı alıcıya ihracat gerçekleştirebiliyor.
Bu ayrım Türkiye için oldukça kritik. Çünkü KAAN programı, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alınması nedeniyle ABD'nin CAATSA yaptırımları listesinde bulunan Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) çatısı altındaki Türk Havacılık Uzay Sanayii (TUSAŞ) tarafından yürütülüyor.
DCS mekanizmasının tercih edilmesi, Beyaz Saray’a ihracatı doğrudan TUSAŞ’a yapma esnekliği tanıyor ve böylece işlem SSB'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarına takılmamış oluyor.