AKİT MENÜ

Yaşam

Dünya'nın 5,3 katı büyüklüğünde yeni

Gökbilimciler, Dünya'ya benzer özellikleriyle dikkat çeken GJ 3378b adlı süper Dünya hakkında önemli bulgular elde etti. Yeni keşif, yaşanabilir gezegen arayışına umut veren ipuçları sundu.

2

Gökbilimciler, derin uzayda Dünya’ya benzerliğiyle dikkat çeken ve GJ 3378b olarak adlandırılan bir "süper-Dünya" üzerindeki çalışmalarında ezber bozan yeni verilere ulaştı. Yaşanabilir kuşakta (Goldilocks bölgesi) yer alan bu ötegezegen, üzerinde yürünebilecek kayalık yüzeyi ve yaşamı destekleyebilecek radyasyon dengesiyle bilim dünyasını heyecanlandırdı.

3

Söz konusu gezegen, yaşadığımız Dünya’dan daha büyük ancak kalın gaz tabakalarından ziyade kayalık bir yapıya sahip olabilecek kadar küçük olduğu için "süper-Dünya" sınıfında yer alıyor.

4

Bu bilgiler ışığında California Üniversitesinden gökbilimci Paul Robertson liderliğindeki ekibin araştırmasına göre GJ 3378b, güneş sistemimizin yakın çevresinde bugüne kadar keşfedilen en net Dünya benzeri ötegezegenlerden biri olmaya aday gösteriliyor.

5

Sciencealert tarafından aktarılan bilgilere göre bilim insanlarının evrende yaşam ararken ilk baktıkları kriter, gezegenin kendi yıldızına olan mesafesi, yani "yaşanabilir bölge" sınırları içinde olup olmadığıdır.

6

Gezegenin etrafında döndüğü kırmızı cüce yıldız, bizim Güneş'imize göre çok daha soğuk ve sönük. Bu nedenle sistemdeki "yaşanabilir alan" yıldıza çok daha yakın bir mesafede kuruluyor.

7

Uzmanlar, bu süper-Dünya'nın kendi yıldızından aldığı radyasyon miktarının, Dünya’nın Güneş’ten aldığı miktarın yüzde 90’ına denk geldiğini hesapladı. Bu oran, yüzey sıcaklığının sıvı su barındırabilmesi ve yaşamın filizlenebilmesi için kozmik ölçekte ideal bir denge olarak kabul ediliyor. henüz erken. Bir gezegenin yüzeyinde sıvı su tutabilmesi için yer çekiminin yanı sıra bunu koruyacak bir atmosfere de ihtiyacı bulunuyor.

8

Gezegenin bir atmosfere sahip olup olmadığı ise henüz çözülebilmiş bir gizem değil. Yörüngesinde döndüğü cüce yıldızlar, Güneş'e kıyasla çok daha hareketli oldukları ve sık sık güçlü nükleer patlamalar gerçekleştirdikleri için yakınlarındaki gezegenlerin atmosferini zamanla tamamen yok edebiliyor. Son olarak elde edilen bulgular, bu yeni dünyayı gelecekte teleskoplarla yapılacak yaşam araştırmalarının en öncelikli hedeflerinden biri haline getirdi.