AKİT MENÜ

Sağlık

Alzheimer’da ezber bozan keşif: Unutkanlık ilk belirti değilmiş!

Alzheimer'ın ilk belirtisinin hafıza kaybı olduğu düşünülüyordu. Ancak yeni araştırmalar, beynin hastalığın sinyallerini çok daha erken ve farklı belirtilerle verebileceğini ortaya koyuyor.

3

Bilim insanları, değişime uyum sağlamada yaşanan güçlüklerin, belirgin hafıza sorunları ortaya çıkmadan önce görülebileceğini açıkladı. Alzheimer hastalığı yavaş ilerleyen bir nörodejeneratif hastalıktır. Zararlı proteinler yıllar boyunca beyinde kademeli olarak birikir ve sinir hücrelerine zarar verir. Hastalık uzun süre belirgin belirtiler göstermeden ilerlediği için araştırmacılar, ciddi hafıza kaybı başlamadan önce ortaya çıkabilecek erken uyarı işaretlerini belirlemeye çalışıyor. Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmada bilim insanları, bilişsel esneklik (cognitive flexibility) adı verilen zihinsel bir beceriyi inceledi. Bilişsel esneklik; planlar değiştiğinde yeni duruma uyum sağlayabilmeyi, hatalardan ders çıkarabilmeyi, yeni problemlere çözüm üretebilmeyi ve farklı görevler arasında geçiş yapabilmeyi sağlayan bir yetenektir. Bu beceriler, araç kullanmaktan iş yerinde yeni talimatları uygulamaya kadar günlük yaşamın birçok alanında büyük önem taşıyor.

4

Araştırmacılar, Alzheimer benzeri beyin değişiklikleri geliştiren fareler üzerinde çalıştı. Öncelikle hayvanlara doğru seçimi yaptıklarında ödül alacakları öğretildi. Daha sonra ise kurallar değiştirildi. Sağlıklı fareler yeni kuralları kısa sürede öğrenirken, Alzheimer modeli fareler ödül kazandırmamasına rağmen eski seçimi yapmayı sürdürdü. Buna karşın, mekansal hafızalarının normal olduğu görüldü. Bu bulgu, bilişsel esnekliğin hafızadan önce bozulabileceğini gösterdi. Daha ayrıntılı incelemelerde, karar verme süreçlerinde önemli rol oynayan 'medial prefrontal korteks' adlı beyin bölgesinin olağan dışı derecede aktif olduğu belirlendi. Bununla bağlantılı çalışan striatum bölgesinde de anormal aktivite saptandı. Aynı zamanda, normalde öğrenme ve esnek davranışların düzenlenmesine yardımcı olan bazı sinir hücrelerinin aktivitesinin azaldığı görüldü. Bilim insanları uzun zamandır aşırı aktif beyin hücrelerinin, Alzheimer hastalığıyla ilişkilendirilen proteinlerden biri olan amiloid-beta üretimini artırabildiğini biliyor. Ancak amiloid-beta da beyin hücrelerini daha da fazla uyararak, hastalığın ilerlemesini hızlandırabilecek zararlı bir kısır döngü oluşturabiliyor.

5

Araştırmacılar bu döngüyü kırmak amacıyla, aşırı aktif beyin devresini hedef alan özel bir yöntem kullandı. Uygulanan tedavi, farelerin yeni durumlara uyum sağlama becerisini artırırken beyin aktivitesini normale yaklaştırdı ve amiloid-beta düzeylerini de azalttı. Bu bulgular, anormal beyin aktivitesinin Alzheimer hastalığının yalnızca bir sonucu değil, aynı zamanda hastalığın ilerlemesini doğrudan tetikleyen bir etken olabileceğini düşündürüyor. Sonuçlar insanlarda da doğrulanırsa, gelecekte doktorlar hafıza testlerine ek olarak bilişsel esneklik değerlendirmelerini de kullanabilir ve böylece Alzheimer hastalığı çok daha erken evrede teşhis edilebilir.

6

Erken tanı büyük önem taşıyor. Çünkü mevcut ve gelecekte geliştirilecek tedavilerin, çok sayıda beyin hücresi kaybedilmeden önce uygulanmaları halinde daha etkili olması bekleniyor. Alzheimer hastalığının erken saptanması, hastalara tedaviye daha erken başlama, geleceğe yönelik plan yapma ve klinik araştırmalara katılma konusunda daha fazla zaman kazandırabilir. Çalışma, Alzheimer hastalığında yürütücü işlevlerin hafızadan önce bozulabileceğine dair güçlü biyolojik kanıtlar sunuyor. Ayrıca deneysel modellerde, anormal beyin aktivitesinin düzeltilmesinin beyin fonksiyonlarını iyileştirebildiğini de gösteriyor. Bununla birlikte, araştırmanın fareler üzerinde yürütülmüş olması önemli bir sınırlılık oluşturuyor. Bu nedenle aynı sürecin insanlarda da gerçekleştiği henüz kesin olarak söylenemiyor. Bulguların rutin klinik uygulamalara aktarılabilmesi için geniş kapsamlı insan çalışmalarıyla doğrulanması gerekiyor.