TEKNİK VE ENDÜSTRİYEL ZORLUKLARA RAĞMEN BAŞARILDI
İstanbul'daki SAHA savunma fuarı sırasında TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu tarafından yapılan bu duyuru, Ankara'nın, programın hâlâ karşı karşıya olduğu devasa teknik ve endüstriyel zorluklara rağmen uçağı tamamen operasyonel hale getirme niyetinde olduğunun en net işareti.
Sözleşme sadece Türkiye'nin uçağı satın alması nedeniyle değil, aynı zamanda Ankara'nın 2019'da ABD liderliğindeki F-35 programından çıkarılmasının ardından KAAN'ın, bağımsız bir Türk beşinci nesil savaş uçağı ekosistemi inşa etmeye yönelik ciddi ve uzun vadeli bir çaba olduğunu doğrulaması açısından da önem taşıyor.
Aynı zamanda KAAN, uluslararası ilgi görmeye başlıyor; bu da Türkiye'nin yakında daha küçük hava kuvvetlerine daha ucuz F-35 alternatifleri sunmaya başlayabileceğini gösteriyor.
Endonezya, Ankara ile yaptığı kendi savunma paketinin bir parçası olarak 48 adet KAAN savaş uçağını kapsayan bir anlaşmayı halihazırda imzalamış durumdayken, Suudi Arabistan'ın da programa olası katılımı araştırdığı bildiriliyor.
Yeni üretim anlaşmasına rağmen, KAAN'ın büyük ölçekli operasyonel hizmete girmesine 2 ila 4 yıl var.