Akşam yemeği, Türk konukseverliğinin sembolü olan taş fırın pidesi ve Türk mutfağının kendine has lezzetleri arasında özel bir yere sahip olan zeytinyağlı sebze sote ile başladı. Masada en dikkat çeken dokunuşlardan biri ise Doğu Anadolu ile Karadeniz’i buluşturan Trabzon tereyağı ve Hizan karakovan balı ikilisi oldu.
Başlangıç menüsü, Ege ve Akdeniz'in taze otlarıyla harmanlanan, isli aromasıyla damaklarda unutulmaz bir iz bırakan yanık Denizli yoğurdu ile taçlandırıldı.
Yemeğin ara sıcak bölümünde, Türk mutfak kültürünün dünyaca ünlü hamur işi mirasından Kayseri mantısı başroldeydi. Ancak bu geleneksel lezzet, şeflerin modern ve yaratıcı dokunuşlarıyla ezber bozdu. Mantı, yanık Denizli yoğurdu ve coğrafi işaretli isli Ayaş salçası ile harmanlanarak liderlere sunuldu. Alışılmışın dışındaki bu isli ve yoğun aroma, yabancı devlet başkanlarından tam not aldı.