Bu Kişilere Ölüm Aylığı Bağlanmıyor: Karakaş’ın aktardığına göre, vefat eden sigortalıyı kasten öldüren ya da öldürmeye teşebbüs eden kişiler ölüm aylığı alamıyor. Ağır suç işleyenler ile aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmediği için mirasçılıktan çıkarılan kişiler de bu kapsamda değerlendiriliyor. Karakaş, bu durumlarda kesinleşmiş yargı kararının yeterli olduğunu belirterek, “Mahkumiyet şartı aranmaz. Adalet, merhametsizliğe geçit vermez” ifadelerini kullandı. Böylece ölüm aylığı hakkının yalnızca kanuni hak sahipliğiyle değil, aynı zamanda hukuki ve ahlaki sınırlarla da belirlendiği ortaya çıkıyor.
Kasten Öldürme Halinde Hak Doğmuyor: Karakaş, kişinin kendisine maaş bağlanmasını sağlayacak sigortalıyı kasten öldürdüğünün sabit olması halinde ölüm aylığı hakkının doğrudan ortadan kalkacağını belirtti. Bu durumda ceza davasındaki teknik mahkumiyet şartlarına bakılmadan, ölüm sigortasından doğan emeklilik aylığı hakkı elinden alınıyor. Bu düzenleme, hem sosyal güvenlik hukukunda hem de miras hukukunda adalet ilkesinin korunması açısından önem taşıyor. SGK’nın sağladığı destekler hak sahipleri için önemli bir güvence oluştururken, kanunun kötüye kullanımı engelleyen hükümleri de açık şekilde uygulanıyor.
SGK Başuzmanı İsa Karakaş’ın açıklamaları, ölüm sigortası kapsamında vatandaşlara sağlanan desteklerin çoğu kişi tarafından yeterince bilinmediğini ortaya koydu. Ölüm aylığı, ölüm toptan ödemesi, evlenme ödeneği ve cenaze ödeneği, sigortalının vefatı halinde geride kalan hak sahipleri için önemli sosyal güvenceler arasında yer alıyor. Ancak bu yardımlardan yararlanabilmek için prim şartlarının sağlanması ve kanunda belirtilen hak sahipliği koşullarının taşınması gerekiyor. Bazı ağır hukuki durumlarda ise hak sahipleri ölüm aylığı ve yardımlardan mahrum bırakılıyor.