AKİT MENÜ

Doğa

Kıyaya yanaşan gemiden kaçtılar bütün adayı felakete sürüklediler

Avustralya'ya bağlı Christmas Adası'na yaklaşık bir asır önce yanaşan kargo gemilerinden kaçarak indikleri tahmin edilen sarı çılgın karıncalar, adanın doğal yaşamını geri dönüşü zor şekilde değiştirdi. Bilim insanları, bu istilacı türün bugüne kadar en az 15 milyondan fazla kırmızı yengeci öldürdüğünü açıkladı.

2

Hint Okyanusu'nda bulunan Christmas Adası, her yıl milyonlarca kırmızı yengecin gerçekleştirdiği göçle tanınıyor. Ancak dışarıdan gelen sarı çılgın karıncaların hızla çoğalması, adadaki ekolojik dengeyi bozdu. Araştırmacılar, yengeç nüfusundaki büyük düşüşün yağmur ormanlarının yapısını bile kalıcı olarak değiştirdiğini belirtiyor.

3

Sarı çılgın karıncalar, oluşturdukları dev kolonilerle kırmızı yengeçlere toplu halde saldırıyor. Salgıladıkları formik asit, yengeçlerin gözlerine zarar vererek kısa sürede ölmelerine neden oluyor. Araştırmalara göre yıllar içinde 15 milyondan fazla kırmızı yengeç bu saldırılar nedeniyle yaşamını yitirdi. Kırmızı yengeçler, orman tabanındaki dökülen yaprakları, filizleri ve organik kalıntıları tüketerek doğal dengeyi koruyan en önemli türlerden biri olarak görülüyor.

4

Sayılarının hızla azalmasının ardından yaprak tabakası kalınlaştı, yabani bitkiler kontrolsüz şekilde yayılmaya başladı ve yağmur ormanlarının bitki örtüsü önemli ölçüde değişti. Bilim insanları, bu değişimin adadaki birçok canlı türünü de dolaylı olarak etkilediğini ifade ediyor.

5

Uzmanlar, sarı çılgın karıncaların 1900'lü yılların başlarında ticaret gemileriyle taşınan yükler aracılığıyla Christmas Adası'na ulaştığını düşünüyor. Uygun iklim koşulları sayesinde kısa sürede yayılan tür, geniş alanları kaplayan 'süper koloniler' oluşturdu.

6

Avustralya'da uzun yıllardır karınca popülasyonunu kontrol altına almak amacıyla özel yemler ve farklı mücadele yöntemleri uygulanıyor.

7

Bazı bölgelerde kırmızı yengeç sayısında toparlanma görülmeye başlansa da araştırmacılar, istilacı türün adanın ekosistemi üzerinde bıraktığı etkilerin tamamen ortadan kalkmasının uzun yıllar alacağını belirtiyor.