Meydanda, yalnızca bayrakla durduklarını dile getiren Aydınbelge, şunları ifade etti: "O ara helikopter geldi halka ateş açarak. Gözümün önünden gitmeyen bir sahneydi... Hani ağaç budarsın da böyle düşer ya ağaç, gencecik fidanların öyle yere düştüğünü gördüm. Ve ne olursa olsun o çocuklar için affetmeyeceğim onları. Asla, affedilir, kabul edilebilir hiçbir tarafı yok bu yaptıklarının. Sonra o helikopter yavaşça bir yay çizerek ateş açarken yere çarpan mermiler bacağıma geldi ve bacağımdan kan fışkırdı o anda. 'Vuruldum.' dedim sadece. Eşim, 'Ben de vuruldum.' dedi. 'Nerenden?' dedim. Karnını açtı, karnından kan sızıyor. Şehit olsaydım hiçbir şey hissetmeyecektim. Ama Rabbim bize onu nasip etmedi. Bize yaralanmak düştü, nasibimizde bu varmış. Arkamızdaki kişilerden biri bağırdı karşı tarafa. 'Kadın vuruldu, izin verin ambulans çağıralım.' diye yüksek sesle bağırdı ama onlar ateş açtılar cevap olarak."