AKİT MENÜ

Gündem

Cihat Yaycı 'Türkiye dikkat etmeli' diyerek üstüne basa basa uyardı: Buralar çok karışacak

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron'un Suriye ziyaretinin perde arkasını yorumladı. Yaycı bölgede ortalığın yakında karışacağını ve Türkiye'nin çok dikkatli olması gerektiğini savundu.

3

GZT'de konuşan Cihat Yaycı, "Buralar çok karışacak. Bölgede çok farklı ve son derece dikkat çekici işler oluyor. Macron, Şam’a gelmeden hemen önce, 30 Haziran’da SDG/PKK terör örgütü elebaşı Mazlum Abdi ile Paris’te görüşüyor. Şam’a gitmeden önce Mazlum Abdi ile ne konuşuluyor? Şam yönetiminden ne talep edileceği, hangi şartların ileri sürüleceği, SDG/PKK’nın geleceğinin nasıl şekillendirileceği konuşuluyor.

4

Ardından Macron Şam’a geliyor. Yönetim değişikliğinden sonra Şam’da geceleyen ilk devlet başkanı oluyor. Burada SDG/PKK’nın özerk yönetiminin tanınması, bölgedeki enerji kaynaklarının ve gelirlerin aktarılması, örgütün siyasi ve askerî statüsünün korunması gibi talepler gündeme getiriliyor. Fransa da Suriye’nin yeniden yapılanmasında, enerji koridorlarında ve yeni güvenlik mimarisinde söz sahibi olmak istiyor. Tam Macron ayrılacağı sırada, kaldığı otelin yakınlarında bombalar patlıyor. Şimdi buna tesadüf mü diyeceğiz?

5

Bombaların hiçbiri doğrudan Macron’u hedef almıyor. Macron zarar görmüyor. Fakat patlamaların hemen ardından Fransa’nın Suriye’de güvenlik rolü üstlenmesini meşrulaştıracak bir zemin oluşuyor. Macron ne diyor? ‘Suriye’nin güvenliğinin sağlanmasına her türlü katkıyı vermeye hazırız. Suriye’nin içinde olacağız.’ İşte asıl dikkat edilmesi gereken budur. Önce güvenlik tehdidi ortaya çıkıyor, ardından Fransa ‘Sizin güvenliğinizi biz sağlayalım’ diyor. Bu tablo, patlamaların özellikle Fransa’nın Suriye’de askerî ve siyasi varlık göstermesine gerekçe oluşturmak amacıyla düzenlenmiş bir provokasyon olabileceği yönündeki şüpheleri son derece güçlendiriyor.

6

Üstelik Lübnan’dan getirilen askerî unsurların, Lübnanlı milislerin ve Fransa ile bağlantılı güvenlik güçlerinin Şam’da dolaşmaya başlaması da bu şüpheyi artırıyor. Bunlar sözde Macron’un güvenliğini sağlamak için getiriliyor. Fakat Macron gittikten sonra da sahada güvenlik kuvveti gibi varlık gösteriyorlar. Peki bunlar kimin askeri? Hangi hukukla Şam sokaklarında dolaşıyorlar? Kimin emrindeler? Görevleri yalnızca Macron’u korumak mıydı, yoksa Suriye’de kalıcı bir Fransız güvenlik yapılanmasının öncü unsurları mıydılar? Fransa, ‘Suriye’nin güvenliğine katkı vereceğiz’ diyerek aslında Suriye’nin içine yerleşmek istiyor. Kardeşim, size ne oluyor?

7

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Osmanlı Devleti’ni parçaladınız. Suriye’de manda yönetimi kurdunuz. Hatay’ı Gazi Mustafa Kemal Atatürk büyük bir mücadeleyle sizden kurtardı. Şimdi yeniden aynı coğrafyaya dönüyor, SDG/PKK üzerinden alan açıyor, güvenlik bahanesiyle askerî ve siyasi nüfuz oluşturmaya çalışıyorsunuz. Fransa’nın bu coğrafyadaki tarihi yüz yıl öncesine bile gitmez. Bizim tarihimiz ise binlerce yıl öncesine gider.

8

Bugün Suriye’de yaşananlar yalnızca bir devlet başkanının ziyareti değildir. Bu ziyaretin arkasında SDG/PKK’nın statüsü, enerji kaynakları, güvenlik yapılanması, Fransız askerî varlığı ve Suriye’nin geleceğinin paylaşılması mücadelesi vardır. Bölgede çok ciddi bir oyun kuruluyor. Türkiye bu gelişmeleri yalnızca diplomatik ziyaretler olarak değil, doğrudan kendi millî güvenliği ve bölgesel çıkarları açısından değerlendirmek zorundadır.” dedi.