Fethullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ/PDY) klasik yapılardan çok farklı, devletin kendi gücünü yine devlete karşı kullanan sinsi bir "yeni nesil casusluk şebekesi" olduğunu vurgulayan Gürlek, şu tespitlerde bulundu: "Toplumda terör örgütü denilince akla ilk olarak silahlı, dağda ya da sokakta açıkça eylem yapan yapılar gelir. Ancak FETÖ/PDY'yi klasik terör örgütlerinden ayıran, onu 'yeni nesil' kılan temel fark, devleti dışarıdan silah zoruyla ve doğrudan cephe alarak yıkmaya çalışmamasıdır. FETÖ/PDY; devleti dışarıdan yıkmak yerine, devletin kendi gücünü, silahını ve mekanizmalarını yine devlete karşı kullanan sinsi ve karmaşık bir yapıya sahiptir. Burada, dini değerleri istismar eden, 'mahrem hücreler' şeklinde birbirinden kopuk gizli gruplar halinde örgütlenen, 'takiyye ve renklendirme' adını verdikleri çift kimlikli yaşamı kurumsal bir ilke haline getiren bir casusluk şebekesinden bahsediyoruz. Darbe teşebbüsüne kadar silahlı kapasitesini açık alanda değil; bürokrasi, istihbarat, yargı ve ordu içerisine sızdırdığı elemanları vasıtasıyla saklamıştır. Yani bu yapı, yasal bir görünüm altında yasa dışı amaçlar güden profesyonel bir ağdır. Bu yapının uluslararası boyutu incelendiğinde, FETÖ/PDY için sadece bir terör örgütü değil, aynı zamanda bir 'casusluk şebekesi' demek hukuken ve fiilen en doğru tespittir."