Türk firmaları yeşil dönüşüme yaptıkları yatırımlarla önemli bir rekabet avantajı yakaladı
İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği (İSİB) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Baştaş, AA muhabirine, sektördeki ihracat artışının Türk iklimlendirme sanayisinin küresel pazarlardaki güçlü konumunu ve rekabetçiliğini teyit ettiğini belirterek, "Bu artışta özellikle Avrupa Birliği ülkeleri başta olmak üzere geleneksel pazarlarımızın yanı sıra Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ülkelerinden gelen talebin önemli katkısı oldu." diye konuştu.
Baştaş, ABD pazarı ile alternatif pazarlara yönelik yürüttükleri tanıtım faaliyetlerinin de ihracata olumlu yansıdığını düşündüklerini belirterek, söz konusu çalışmaların sonuçlarının gelecek dönemde daha net görüleceğini ifade etti.
İhracattaki bu yükselişin arkasında birkaç temel unsur bulunduğunu vurgulayan Baştaş, "Türk üreticileri kaliteli üretim, esnek üretim kabiliyeti, hızlı teslimat ve güçlü mühendislik altyapısıyla küresel pazarlarda önemli bir avantaj sağlarken, tedarik zincirlerinde yaşanan yeniden yapılanma süreci de Türkiye'nin Avrupa'ya yakınlığı sayesinde sektörümüze önemli fırsatlar sundu." değerlendirmesinde bulundu.
Baştaş, Türk firmaların yeşil dönüşüme yaptıkları yatırımlarla önemli bir rekabet avantajı yakaladığını da ifade ederek, şunları kaydetti:
"Yeşil dönüşüm artık sektörümüz için yalnızca bir çevre politikası değil, aynı zamanda önemli bir rekabet kriteri haline geldi. Avrupa başta olmak üzere birçok pazarda enerji verimliliği yüksek, düşük karbon ayak izine sahip ve çevre dostu soğutucu akışkanlarla çalışan sistemlere yönelik talep hızla artıyor. Türk firmaları da bu dönüşüme uzun süredir yatırım yapıyor. Önümüzdeki dönemde yeşil dönüşümün ihracat üzerindeki etkisinin daha da artacağını öngörüyoruz."
İSİB Yönetim Kurulu Başkanı Baştaş, iklim değişikliği etkilerinin artık tüm dünyada çok daha belirgin şekilde hissedildiğinin altını çizerek, sıcak hava dalgalarının sıklığı ve süresi arttıkça iklimlendirme sistemlerinin bir konfor unsuru olmaktan çıkıp temel bir ihtiyaç haline geldiğini söyledi.
Bu durumun sadece konutları değil, alışveriş merkezleri, hastaneler, oteller, fabrikalar, lojistik depoları ve özellikle veri merkezleri gibi kesintisiz iklim kontrolü gerektiren tesisleri de doğrudan etkilediğini belirten Baştaş, şu ifadeleri kullandı:
"Özellikle veri merkezleri, yapay zeka uygulamalarının ve dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte çok hızlı büyüyen bir alan haline geldi. Bu tesislerde enerji verimli, hassas sıcaklık ve nem kontrolü sağlayan ileri teknoloji iklimlendirme sistemlerine yönelik talep her geçen gün artıyor. Türkiye bu dönüşümden olumlu etkilenen ülkeler arasında yer alıyor. İhracat pazarlarımızda yüksek enerji verimliliğine sahip klima sistemleri, ısı pompaları, havalandırma ekipmanları, ısı geri kazanım sistemleri, otomasyon çözümleri, endüstriyel soğutma sistemleri ve veri merkezi soğutma teknolojilerine yönelik talebin arttığını görüyoruz. Ayrıca düşük karbon salınımına sahip çevreci çözümler ve akıllı bina teknolojileri de giderek daha fazla tercih ediliyor."