AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Doğal olarak yetişen deniz börülcesi vitamin ve mineral bombası: Tam bir sağlık deposu ancak zarar veriyor

Güncelleme Tarihi:

Deniz kıyılarında ve tuzlu sulak alanlarda doğal olarak yetişen deniz börülcesi genellikle ilkbahar sonu ve yaz aylarında hasat edilir. Türkiye'de özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yaygın olarak tüketilir. Bu bitki tam bir vitamin deposu ama aşırı tüketimi zarar verebilir.

3

Deniz börülcesi, tuzlu ve kıyı bölgelerde yetişen bir bitkidir. Genellikle ilkbahar sonu ve yaz aylarında hasat edilir. Türkiye'de özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yaygın olarak tüketilir. Haşlandıktan sonra zeytinyağı, limon ve sarımsak ile hazırlanan salatası en bilinen tüketim şeklidir. Doğal olarak deniz suyundan mineral aldığı için diğer sebzelere göre daha tuzlu bir yapıya sahiptir. Bu nedenle hazırlanırken ekstra tuz eklenmesine çoğu zaman gerek kalmaz.

4

Deniz börülcesi; magnezyum, potasyum, kalsiyum ve demir gibi mineraller içerir. Bu mineraller kas fonksiyonlarının korunmasına, kemik sağlığının desteklenmesine ve vücudun elektrolit dengesinin sürdürülmesine katkı sağlar. İçerdiği lif sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Yeterli lif tüketimi kabızlık riskini azaltırken bağırsak sağlığının korunmasına da katkı sağlar. Deniz börülcesinde bulunan antioksidan bileşikler, hücreleri serbest radikallerin zararlı etkilerine karşı korumaya yardımcı olabilir. Düzenli ve dengeli beslenmenin bir parçası olarak tüketildiğinde genel sağlığın desteklenmesine katkı sağlayabilir. Kalori miktarı oldukça düşük olduğu için kilo kontrolü yapan bireylerin öğünlerinde yer verebileceği sebzeler arasında bulunur. Lif içeriği sayesinde tokluk hissini artırır.

5

Göz ve cilt sağlığı için önemli! Deniz börülcesi sahip olduğu A ve C vitaminleri sayesinde, bağışıklık sisteminin normal fonksiyonuna katkı sağlarken, göz ve cilt sağlığının korunmasına da destek olur. Deniz börülcesi ne kadar tüketilmelidir? Deniz börülcesi genel olarak haftada 1-2 kez, bir porsiyon olarak yani yaklaşık 100-150 gram olarak haşlanmış olarak tüketmek tavsiye edilir. Yüksek tuz içerdiği için her gün tüketimi uygun değildir. Deniz börülcesi hazırlanırken haşlama suyunun dökülmesi, içerdiği tuz miktarının bir kısmının azalması noktasında önemlidir. Her besinde olduğu gibi deniz börülcesinin aşırı tüketimi de bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Deniz börülcesinin en önemli özelliği doğal olarak yüksek miktarda sodyum içermesidir. Fazla tüketilmesi; kan basıncının yükselmesine, vücutta sıvı tutulmasına, ödem oluşmasına, kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireylerde sağlık sorunlarının artmasına neden olabilir.

6

Böbrek fonksiyonları yeterince çalışmayan kişiler fazla sodyumu vücuttan uzaklaştırmakta zorlanabilir. Yüksek tansiyon hastalarının günlük tuz tüketimini sınırlandırmaları gerekir. Deniz börülcesi doğal olarak tuz içerdiği için bu kişilerde kontrollü miktarda tüketilmelidir. Bazı kişilerde aşırı miktarda tüketildiğinde mide hassasiyeti, şişkinlik veya sindirim sistemi rahatsızlıkları görülebilir. Özellikle ilk kez tüketen kişilerin küçük porsiyonlarla başlaması daha uygun olabilir. Deniz börülcesi tüketirken dikkat edilmesi gerekenker neler? Deniz börülcesi güvenilir ve temiz bölgelerden toplanmış olmalıdır. Kirli sularda yetişen bitkiler ağır metal ve çevresel kirleticileri bünyesinde biriktirebilir. Bu nedenle kaynağı bilinmeyen ürünlerin tüketilmemesi önem taşır. Hazırlanmadan önce bol suyla yıkanmalı, kısa süre haşlandıktan sonra sert lifli kısmı ayrılmalı ve mümkünse ilave tuz kullanılmamalıdır. Zeytinyağı ve limonla hazırlanması hem lezzetini artırır hem de sağlıklı bir tüketim şekli sunar.(akşam) Börülce; içerdiği yüksek lif, zengin vitamin ve minerallerle tam bir sağlık deposudur. Deniz börülcesi, doğadan gelen gerçek bir şifa kaynağıdır. Deniz suyundaki mineralleri doğrudan emerek yetişen bu özel bitki, zengin besin profiliyle vücudun birçok sistemini destekler. Yüksek Vitamin Deposu: İçeriğinde bulunan yüksek C vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca A vitamini, B grubu vitaminler ve güçlü bir antioksidan olan beta-karoten içerir.