Günlük yönetimle ilgili konuların büyük bölümünün kurucu devletler tarafından yürütülmesinin, yalnızca tarafların ayrı ayrı üstlenemeyeceği alanların ortak yapıya bırakılmasının öngörüldüğü de belirtildi.
Ortak yetkiler kapsamında, iki liderin başkanlığında dönüşümlü bir başkanlık konseyi kurulmasının yer aldığı da savunuldu. Başkanlık dönemlerinin Kıbrıs Rum tarafı lehine ikiye bir veya üçe bir oranında düzenlenebileceği, doğrudan seçilecek federal parlamento yerine Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum milletvekillerinden oluşan bir “çatı konsey” kurulabileceği ifade edildi.
Bunun yanında, ortak yapıda dışişleri, savunma, içişleri ve vatandaşlık, maliye ile Avrupa işleri gibi beş veya altı bakanlığın bulunabileceği iddia edildi. Bakanlar Kurulu’nda alınacak önemli kararlarda en az bir Kıbrıslı Türk bakanın olumlu oyunun aranmasının da siyasi eşitliği güvence altına alacak maddelerden biri olarak değerlendirildiği, ancak bu konunun taraflar arasında anlaşmazlık yaratabileceği kaydedildi.
– İlk aşamada Kapalı Maraş’ın iadesi
Haberde, Kıbrıs Türk tarafının tanınma ve özerklik kazanımı karşılığında toprak düzenlemesine gidilmesinin gündeme geleceği ileri sürüldü. Bu kapsamda Kapalı Maraş’ın ilk aşamada iade edilmesinin değerlendirilebileceği belirtildi.
Garantiler konusunda ise 1960’ta oluşturulan Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık’tan oluşan garantörlük sisteminin yerine adada sınırlı sayıda çok uluslu gücün bulunacağı NATO formülünün geliştirilmesinin değerlendirildiği ifade edildi.