AKİT MENÜ

Dünya

Yunanistan’ın “Türkiye” kâbusu gerçek oldu: Panik içerisinde itiraf ettiler

Ankara’daki NATO Zirvesi’nin ardından Yunan basınında Türkiye’nin yükselen jeopolitik gücüne dair şaşkınlık ve tedirginlik hakim. Yunan kaynakları, Türkiye'nin Batı'nın yeni güvenlik mimarisindeki "vazgeçilmez sütun" haline geldiğini itiraf ederken, Atina'nın tüm caydırıcılık stratejisini yeniden gözden geçirmek zorunda kalacağını belirtiyor. Uzmanlar, Türkiye'nin artan stratejik öneminin bölgedeki tüm dengeleri kökten değiştirdiğine dikkat çekiyor.

2

Yunanistan merkezli Militaire'in analizinde, Ukrayna'daki savaş, Orta Doğu'daki krizler ve Rusya ile yaşanan rekabet nedeniyle Batı'nın güvenlik önceliklerinin yeniden şekillendiği belirtildi. Ankara'daki NATO Zirvesi'nin de Türkiye'nin yükselen jeopolitik rolünü pekiştirdiği ifade edildi. Analizde, Türkiye'nin Batı'nın yeni güvenlik mimarisindeki jeostratejik değerinin arttığına dikkat çekildi. Bu gelişmeler karşısında Atina'nın caydırıcılık stratejisinin temel unsurlarını yeniden değerlendirmesi gerektiği kaydedildi.

3

Militaire'in analizinde, "Ankara'daki NATO Zirvesi önemli bir jeopolitik değişime işaret etti. Askeri çatışmaların, enerji krizinin ve jeopolitik istikrarsızlığın yaşandığı bir dönemde Türkiye, Batı İttifakı'nın kilit stratejik sütunlarından biri olarak öne çıkıyor." değerlendirmesine yer verildi. Yunan basınındaki analizde, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Türkiye'nin bölgesel güç olarak üstlendiği rolü yeniden değerlendirdiği öne sürüldü.

4

Kongre, Pentagon ve İsrail'den gelen itirazlara rağmen Washington'ın Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine olumlu yaklaşmasının, ABD'nin bölgesel stratejisinde değişime işaret ettiği savunuldu. Sürecin ilerlemesi halinde ABD ile Türkiye arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlayabileceği belirtildi.

5

Militaire'in haberinde, Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini hızla güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde Türk savunma sanayisinin üretim gücünün daha fazla kabul gördüğü ifade edildi. Avrupa ülkelerinin Türkiye ile savunma alanındaki iş birliklerini genişletmesinin, Ankara'ya Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinde hem siyasi hem de operasyonel açıdan daha fazla ağırlık kazandırdığı kaydedildi.

6

Analizde, Türkiye'nin artan stratejik öneminin Yunanistan açısından tarafsız bir gelişme olarak değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Ankara'nın bölgesel ağırlığının yükselmesinin Ege ve Doğu Akdeniz'deki güvenlik dengelerini doğrudan etkileyebileceği, Türkiye-İsrail-Yunanistan üçgeninin de yeni bir yapılanma sürecine girdiği ifade edildi.

7

Söz konusu değişimin Ankara ile Tel Aviv arasındaki ilişkilerden çok, ABD'nin değişen jeopolitik önceliklerinden kaynaklandığı öne sürüldü. Militaire'in analizinde, Washington'ın Karadeniz, Kafkasya, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'i birbirine bağlayan stratejik bir güç olarak Türkiye'ye daha fazla yatırım yapması halinde Ankara'nın pazarlık gücünün önemli ölçüde artabileceği belirtildi.

8

Böyle bir gelişmenin ABD'nin Yunanistan ve İsrail ile kurduğu stratejik ilişkilerin geleceğini de etkileyebileceği savunuldu. Haberde, "Asıl önemli soru Türk-İsrail ilişkilerinin düzelip düzelmeyeceği değil. Asıl mesele, Türkiye'nin Amerikan jeostratejik planlamasında yeniden merkezi bir konum kazanıp kazanmayacağıdır. Bunun gerçekleşmesi halinde Doğu Akdeniz'deki güç dengesi değişecektir." ifadeleri kullanıldı.