Gündüz, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan’ın da İslam ekonomisinin akademik altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalarda aktif rol üstlendiğini belirtti.
İbn Haldun Üniversitesi ile Malezya Menkul Kıymetler Komisyonu arasında imzalanan iş birliği anlaşmasının yalnızca akademik bir protokol olmadığını ifade eden Gündüz, bunun sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmeye yönelik stratejik bir adım olduğunu değerlendirdi.
Bilal Erdoğan’ın yürüttüğü çalışmaların katılım finansını yalnızca bankacılık faaliyeti olmaktan çıkarıp eğitim, araştırma ve uluslararası iş birlikleriyle desteklenen daha geniş bir İslam ekonomisi ekosistemine dönüştürme hedefi taşıdığını kaydetti.
“Türkiye önemli fırsat yakalayabilir”
Makalesinin son bölümünde Türkiye açısından katılım finansın sağlayabileceği kazanımları değerlendiren Tayfun Kaan Gündüz, üç temel başlığa dikkat çekti.
İlk olarak, faiz hassasiyeti nedeniyle finans sistemi dışında kalan önemli miktardaki tasarrufların ekonomiye kazandırılabileceğini belirten Gündüz, bunun üretken yatırımları artırarak dış finansman ihtiyacını azaltabileceğini ifade etti.
İkinci olarak Türkiye’nin güçlü bankacılık altyapısı ve stratejik konumu sayesinde Londra, Dubai ve Kuala Lumpur’un yanında bölgesel bir katılım finans merkezi olma potansiyeline sahip olduğunu belirten Gündüz, uluslararası iş birliklerinin bu hedef açısından önem taşıdığını vurguladı.
Son olarak katılım finansın özellikle teminat sorunu yaşayan küçük ve orta ölçekli işletmeler için önemli bir alternatif finansman modeli sunduğunu belirten Gündüz, kâr-zarar ortaklığı esasına dayanan sistemin üretim, yatırım ve istihdama doğrudan katkı sağlayabilecek önemli bir araç olduğunu ifade etti.
Yazısını değerlendirme niteliğindeki ifadelerle tamamlayan Gündüz, katılım finansın yalnızca faizsiz bankacılık anlayışından ibaret görülmemesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda eğitimden sermaye piyasalarına, sosyal adaletten uluslararası finans merkezine uzanan bütüncül bir İslam ekonomisi yaklaşımını hayata geçirmesinin stratejik önem taşıdığını kaydetti.