AKİT MENÜ

Kadın - Aile

Kokusu bile yetiyor! Bilim insanları kanıtladı: Soğan tutkunlarının gizli genetik avantajı

Soğan sevip sevmemeniz sadece bir damak tadı meselesi değil, genetiğinizin ve gelecekteki sağlığınızın bir işareti olabilir. 160 binden fazla kişinin verileriyle yapılan dev araştırma, soğan tercihi ile çağımızın en büyük iki kronik hastalığı arasındaki ezber bozan genetik bağı ortaya çıkardı.

3

Uluslararası bilim insanlarından oluşan bir araştırma heyeti, bireylerin gıda tercihleri ile genel sağlık durumları arasında son derece çarpıcı bir ilişkiyi gün yüzüne çıkardı. Saygın tıp dergisi BMC Medicine'da yayımlanan çalışmaya göre, mutfakların vazgeçilmezi olan soğanın tadına ve kokusuna duyulan ilginin arkasında genetik şifreler yatıyor. Doğumdan itibaren sahip olduğumuz genlerin soğan sevgisi üzerinden sağlığımızı nasıl şekillendirdiğinin tüm detayları haberimizde...

4

160 Binden Fazla Kişinin Sağlık Verileri İncelendi Söz konusu bilimsel çalışma, insanların genetik yapıları ve günlük beslenme alışkanlıkları hakkında çok değerli bilgiler barındıran Birleşik Krallık sağlık veri tabanından (UK Biobank) elde edilen veriler ışığında gerçekleştirildi. Araştırmacılar, yaşları 37 ile 73 arasında değişen 160.000'den fazla bireyin genetik haritalarını ve beslenme beyanlarını çok titiz bir analize tabi tuttu.

5

Koku Alma Reseptörlerini Kontrol Eden Gen: OR2T6 Araştırma heyeti, inceledikleri veri setinde yer alan tam 96 farklı yiyecek tercihi arasında yüzlerce farklı genetik ilişkiyi başarıyla tanımladı. Bu yelpazede; soğan başta olmak üzere sarımsak, greyfurt, yaban turpu, fasulye gibi besinlerin tüketimi ve hatta yiyeceklere ekstra tuz ekleme alışkanlıklarıyla doğrudan bağlantılı olan pek Quarter genetik varyasyon saptandı. Ancak tüm bu veriler arasında araştırmacıların en çok dikkatini çeken bağlantı, doğrudan soğan tercihi ile koku alma reseptörlerini kontrol eden özel bir gen olan OR2T6 genindeki belirli bir varyant arasında yaşandı.

6

Farklı Yaş Gruplarında Sonuçlar Doğrulandı Elde edilen bu çarpıcı sonucun doğruluğundan emin olmak isteyen uzmanlar, yaş ortalaması yaklaşık 25 olan çok daha küçük, bağımsız bir veri kümesi üzerinde de aynı deneyleri tekrarladı. Genç yaş grubunda yapılan testlerin sonucunda da, aynı genetik varyantın soğan tercihini belirlemede tutarlı ve güçlü bir gösterge olduğu net bir şekilde doğrulandı. Bu durum, söz konusu genetik bağın yaş fark etmeksizin insan hayatında sabit kaldığını kanıtladı. Zaman içerisinde değişime uğrayabilen beslenme alışkanlıklarının aksine genler; kişinin yaşam tarzından, yaşından ya da çevresel faktörlerden hiçbir şekilde etkilenmezler. Nedensellik mi Yoksa Güçlü Bir Korelasyon mu? Çalışmayı gerçekleştiren uzmanlar son derece önemli bir uyarıda bulunuyorlar: Mevcut bulgular, sadece soğan sevgisi ile bahsedilen bu kronik sağlık yararları arasında doğrudan, kesin bir "nedensel ilişki" olduğunu tek başına kanıtlamaz. Bu sonuçlar şimdilik yalnızca üzerinde çok daha fazla araştırma ve klinik çalışma yapılması gereken güçlü bir korelasyona (karşılıklı ilişkiye) işaret etmektedir. Yanlış Beslenme Kaynaklı Erken Ölümler Önleniyor Küresel sağlık tahminlerinden elde edilen güncel verilere göre; dengesiz ve sağlıksız beslenme alışkanlıkları, rafine şekerlerin aşırı tüketimi ya da taze meyve ve sebzelerin yetersiz miktarda alınması gibi nedenlerden dolayı dünyada her yıl yaklaşık olarak 11 milyon insan erken yaşta hayatını kaybetmektedir. Sadece tek bir yiyecek türünün (soğanın) bu kadar belirgin bir şekilde ön plana çıkmış olması, genom çağında geliştirilen yeni genetik araçların gelecekte sağlık alanında çok daha iyi, aydınlatıcı ve umut verici olanaklar sağlayacağını vurguluyor