Sağlık
Engelleyemeyebilirsiniz aman dikkat: Diz ağrısını hafife almayın! Diz kireçlenmesinde protez şart mı?
Diz ağrıları her yaş grubunun zaman zaman yaşadığı ve engellemekte zorlandığı ağrılardır...
Sağlık
Diz ağrıları her yaş grubunun zaman zaman yaşadığı ve engellemekte zorlandığı ağrılardır...
Merdiven çıkarken zorlanıyor, yürürken dizinizde ağrı hissediyor ve günlük işlerinizi yaparken zorlanıyorsanız özellikle orta ve ileri yaşlarda görülen diz kireçlenmesiyle karşı karşıyasınız demektir. Diz kireçlenmesiyle ilgili bilinmesi gerekenleri Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Adil Gökmen anlattı.
Diz ağrısı, özellikle orta ve ileri yaşlarda yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyen sağlık sorunlarının başında geliyor. Merdiven çıkarken zorlanma, yürürken ağrı, hareket kısıtlılığı ve zamanla günlük işleri yapmakta güçlük çekme gibi şikâyetlerle kendini gösterebilen diz kireçlenmesi, hastalarda "Acaba diz protezi ameliyatı olmam gerekir mi?" endişesini de beraberinde getiriyor. Ancak diz kireçlenmesi tanısı alan her hastanın protez ameliyatı olması gerekmiyor.
Diz kireçlenmesi genel olarak dört evrede değerlendirilir ve uygulanacak tedavi, hastalığın hangi aşamada olduğuna göre değişiklik gösterir. Bu nedenle her diz ağrısı yaşayan ya da kireçlenme tanısı alan hastaya aynı tedavinin uygulanması doğru bir yaklaşım değildir. Tedavi planı; hastalığın evresi, hastanın yaşı, genel sağlık durumu, ağrının şiddeti, hareket kapasitesi ve günlük yaşamın ne ölçüde etkilendiği dikkate alınarak kişiye özel olarak oluşturulmalıdır.
Diz kireçlenmesinde temel hedeflerden biri, uygun hastalarda eklemin doğal yapısını mümkün olduğunca korumak ve hastanın günlük yaşamını daha konforlu sürdürebilmesini sağlamaktır. Özellikle erken evrelerde ameliyat dışı tedavi yöntemleri ön plandadır. Hastanın durumuna göre planlanan fizik tedavi ve egzersiz programlarının yanı sıra farklı eklem içi uygulamalar ve biyolojik ya da rejeneratif tedavi seçenekleri de değerlendirilebilir. PRP, uyarılmış plazma ve uygun hastalarda değerlendirilen hücresel tedavi yaklaşımlarının yanı sıra son yıllarda gündeme gelen eksozom uygulamaları ve kitosan bazlı eklem içi enjeksiyonlar da bu seçenekler arasında ele alınabilmektedir.
Bu uygulamalarda temel amaç; hastanın ağrısının kontrol altına alınmasına yardımcı olmak, eklem fonksiyonlarını desteklemek, hareket kabiliyetini artırmak ve günlük yaşam kalitesini iyileştirmektir. Uygun hasta seçimi ve doğru tedavi planlamasıyla protez ameliyatına duyulan ihtiyacın geciktirilmesi bazı hastalarda mümkün olabilir. Ancak burada önemli bir noktanın altını çizmek gerekir: Her tedavi yöntemi her hasta için uygun değildir ve hiçbir yöntemin sonucu tüm hastalarda aynı olmaz. Bu nedenle tedavi kararı mutlaka hastanın klinik muayenesi ve gerekli görüntüleme yöntemlerinin sonuçları değerlendirilerek verilmelidir.
Diz kireçlenmesi ilerleyerek dördüncü evreye ulaştığında tedavi yaklaşımı değişebilir. İleri evrede kıkırdak dokusundaki kayıp belirginleşir ve eklem yüzeylerinde ciddi bozulmalar ortaya çıkabilir. Halk arasında "kemiklerin birbirine sürtmesi" olarak ifade edilen bu durum, hastanın günlük yaşamını ciddi ölçüde kısıtlayabilir. Hastanın gece ağrıları nedeniyle uykudan uyanması, çok kısa mesafeleri dahi yürümekte zorlanması, merdiven çıkamaması veya ev içindeki günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekmesi hastalığın yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin arttığını gösterebilir. Örneğin kişi 100 metre yürümekte zorlanıyor, evde günlük işlerini rahatlıkla yapamıyor veya kısa bir süre dahi ayakta kalmakta ciddi güçlük çekiyorsa, diğer tedavi seçeneklerinin yeterli olmadığı durumlarda diz protezi ameliyatı gündeme gelebilir. Burada karar yalnızca röntgen görüntüsüne bakılarak değil, hastanın şikâyetleri ve yaşam kalitesi birlikte değerlendirilerek verilmelidir.
Diz kireçlenmesinde en önemli noktalardan biri hastalığın erken dönemde fark edilmesidir. Dizde başlayan ağrının uzun yıllar boyunca ihmal edilmesi, hastalığın ilerlemesine ve tedavi seçeneklerinin zamanla azalmasına neden olabilir.
Erken dönemde yapılan değerlendirme sayesinde kireçlenmenin hangi evrede olduğu belirlenebilir ve hastaya uygun bir tedavi yol haritası oluşturulabilir. Böylece ağrının kontrol edilmesi, hareket kabiliyetinin korunması ve hastalığın günlük yaşam üzerindeki etkisinin azaltılması hedeflenebilir. Diz kireçlenmesinde temel yaklaşım, tek bir tedaviyi bütün hastalara uygulamak değildir. Önemli olan; hastalığın evresini doğru belirlemek ve hastanın ihtiyaçlarına göre en uygun yöntemi seçmektir.