AKİT MENÜ

Aktüel

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan İstanbul depremi açıklaması!

Kamuoyunda sıkça dile getirilen "Marmara'da devasa bir fay hattının tek seferde kırılacağı" yönündeki öngörülerin gerçeği yansıtmadığını savunan Üşümezsoy, depremin tek bir büyük kırılmayla gerçekleşmeyeceğini ileri sürdü. Marmara Denizi'ndeki mevcut risk durumunu değerlendiren Prof. Dr. Üşümezsoy, olası bir hareketlilikte en çok dikkat edilmesi gereken bölgeyi de açıkladı.

1

İstanbul'da beklenen olası büyük depreme ilişkin tartışmalar sürerken, Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’dan çok konuşulacak yeni bir açıklama geldi. Katıldığı canlı yayında Marmara Depremi’ne yönelik genel kabul gören teorilere meydan okuyan Üşümezsoy, fay hattının yapısı ve üretebileceği maksimum deprem büyüklüğü hakkında çarpıcı iddialarda bulundu.

3

BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ NE ZAMAN OLACAK? Üşümezsoy, Marmara Denizi'nde 1894 ve 1912 yıllarında meydana gelen depremlerde bazı fay segmentlerinin enerjisini boşalttığını öne sürerek, bu bölgelerde yeniden büyük bir deprem oluşmasının beklenmediğini ifade etti. Marmara'da yıllardır dile getirilen "tek seferde büyük kırılma" senaryosuna katılmadığını belirten Üşümezsoy, özellikle 1912 yılında kırılan fayın "krip" adı verilen sessiz kayma hareketiyle enerjisini zaman içinde boşalttığını, bu nedenle söz konusu kesimde büyük bir deprem beklemediğini söyledi.

4

"EN RİSKLİ BÖLGE SİLİVRİ-KUMBURGAZ HATTI" Marmara'da en dikkat edilmesi gereken noktanın Silivri-Kumburgaz arasındaki fay segmenti olduğunu belirten Üşümezsoy, bu bölümün yaklaşık 6,5-6,6 büyüklüğünde bir deprem üretebileceğini ifade etti.

5

Üşümezsoy, "Silivri ile Kumburgaz arasındaki fay 6,5-6,6 büyüklüğünde deprem yapar. Ancak Marmara'nın tamamının tek seferde kırılarak 7 ve üzeri büyüklüğünde bir deprem oluşturacağını düşünmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.

6

Prof. Dr. Üşümezsoy, Büyükçekmece ile Yeşilköy-Florya açıkları arasında aktif bir fay bulunmadığını da savundu. Son depremlerin ardından bu bölgede artçı sarsıntı yaşanmamasının da bu görüşünü desteklediğini ileri süren Üşümezsoy, son dönemde Silivri açıklarında meydana gelen küçük depremlerin ise beklenen doğal sismik hareketlilik kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.