AKİT MENÜ

Ekonomi

Çin'in dünyadaki tekeline son verecek milli hamle: Türkiye 'siyah toz'da ilk 5'e giriyor

Geleceğin teknolojilerini ve küresel güç dengelerini belirleyen Nadir Toprak Elementleri (NTE) alanında Türkiye, Eskişehir Beylikova'daki 694 milyon tonluk rezerviyle stratejik oyuna dahil oluyor. "Siyah toz" olarak adlandırılan ve elektrikli araçlardan savunma sanayine kadar kritik rol oynayan bu stratejik kaynağı işleyecek dev tesisle Türkiye, Çin'in küresel tekelini kırarak dünyanın en büyük 5 üreticisinden biri olmaya hazırlanıyor.

3

Geleceğin teknolojilerini ve küresel güç dengelerini şekillendiren Nadir Toprak Elementleri (NTE), kamuoyundaki adıyla "siyah toz", dünya ekonomisinin tam merkezinde yer almaya devam ediyor.

4

Elektrikli araç motorlarından rüzgar türbinlerine, sabit disklerden savunma sanayiine kadar yüksek teknolojinin vazgeçilmezi olan bu işlenmiş mineral tozlar, pazarın hakimiyetini elinde tutan Çin ile Batı bloğu arasındaki rekabetin ana eksenini oluşturuyor.

5

ÇİN TEKELİNE ÇÖZÜM TÜRKİYE'DEN Mİ GEÇİYOR? Günümüzde nadir toprak elementleri madenciliğinin yaklaşık yüzde 70'ini, bu cevherlerin işlenme süreçlerinin ise yüzde 90'ından fazlasını Çin kontrol ediyor. Mıknatıs üretimi ve yüksek teknoloji üretimi açısından küresel pazarı elinde tutan Pekin, bu üstünlüğü stratejik bir güç unsuru olarak kullanıyor. Çin'in koyduğu sıkı teknoloji transferi kısıtlamaları ve ihracat kotaları karşısında zorlanan Avrupa ülkeleri ve ABD, bu bağımlılığı kırmanın yollarını arıyor. Özellikle Almanya merkezli şirketler kullanılmış mıknatısları geri dönüştürerek sektöre alternatif oluşturmayı hedeflerken, Batı dünyası aynı zamanda yeni ve güvenilir tedarik kaynaklarına yöneliyor.

6

TÜRKİYE, BATI İÇİN GÜVENİLİR ORTAK KONUMUNDA Pekin yönetimi son yıllarda ABD’ye yönelik ihracat kısıtlamalarıyla küresel hammadde akışında aksamalara neden oldu. Türkiye’nin yeni rezervleri Washington ve Avrupa için stratejik bir nefes borusu olacak. İstanbul Teknik Üniversitesi Madencilik Fakültesi Dekanı Prof. Mustafa Kumral’a göre, “Güç artık sadece rezerv büyüklüğünde değil, bu rezervi işleyip yüksek katma değerli ürünlere dönüştürme kapasitesinde yatıyor.”

7

HAMMADDE TEDARİKÇİSİ DEĞİL, ÜRETİM ÜSSÜ: TÜRKİYE Yaklaşık 694 milyon tonluk rezerv, Türkiye’yi Çin’in ardından dünyanın ikinci büyük nadir toprak elementi üreticisi konumuna taşıma potansiyeline sahip. Keşfin ardından Ankara, yalnızca hammadde ihracatçısı değil, yüksek teknolojili iletişim, savunma ve enerji endüstrilerinde bölgesel üretim üssü olma hedefiyle küresel tedarik zincirlerinde daha etkin bir rol üstlenmeye hazırlanıyor.

8

TÜRKİYE’NİN KOZU HANGİ İLDE? Eskişehir’in Beylikova ilçesinde bulunan 694 milyon tonluk nadir toprak elementi sahası, Çin’deki Bayan Obo sahasından sonra dünyanın bilinen en büyük ikinci rezervi konumunda yer alıyor. Sahadaki cevher yapısı sadece 17 kritik elementi barındırmakla kalmıyor, aynı zamanda bünyesinde barit, florit ve radyoaktif bir ürün olan toryumu da bulunduruyor. Türkiye, kritik potansiyeli işlemek amacıyla Eti Maden bünyesinde kurduğu pilot tesisle ilk adımı attı. Ankara'nın takvimine göre, Beylikova’daki yıllık 570 bin tonluk dev endüstriyel tesisin temelinin atılması ve cevherin yerli imkanlarla tam kapasite işlenmesi hedefleniyor.

9

PEKİN VE WASHİNGTON HATTINDA DEZENFORMASYON İDDİALARI Sahanın büyüklüğü küresel basında yer bulurken, Türkiye’nin bu kaynağı ABD’ye devredeceği yönündeki iddialar resmi makamlarca kesin bir dille yalanlandı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM) ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, sahadaki çalışmaların tamamen milli imkanlar ve milli egemenlik çerçevesinde yürütüldüğünü bildirdi. Türkiye, işleme teknolojisi ve madencilik alanındaki altyapısını geliştirmek adına Çin ile "Maden Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı" imzalayarak stratejik adımlar atmayı sürdürüyor. Ankara, tedarik zincirindeki bu rekabetin odağında yer alan "siyah tozu" bir dış bağımlılık unsuru değil, tam aksine Türkiye'yi bölgesel üretim ve teknoloji alanında kilit bir aktör haline getirecek stratejik bir kaldıraç olarak değerlendiriyor.

10

YÜKSELEN TEKNOLOJİYE YÖN VEREN 17 METAL NEDİR? REE’ler, kulağa yabancı gelen ancak modern yaşamın görünmez motorları olarak tanımlanan 17 metalden oluşuyor. Cep telefonlarından elektrikli araçlara, rüzgâr türbinlerinden güdümlü füzelere kadar her alanda kritik bir rol oynuyorlar. Neodim, praseodim, disprosiyum ve terbiyum gibi “mıknatıs metaller”, küresel nadir toprak elementleri ticaretinde değer bakımından yüzde 90’ın üzerinde paya sahip. Üretim süreçleri, yalnızca ekonomik rekabetin değil, aynı zamanda jeopolitik güç mücadelesinin de ana eksenlerinden biri haline geldi.

11

TÜRKİYE'NİN HEDEFİ: İLK BEŞ ÜRETİCİ ARASINA GİRMEK Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin REE sektörünü geliştirmek amacıyla uluslararası ortaklarla görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. Erdoğan, “Türkiye olarak dünyanın en büyük beş nadir toprak üreticisinden biri olmayı hedefliyoruz” demişti. Çıkarma ve konsantre üretimi aşamalarında kritik eşikleri geride bırakan Ankara, mevcut tüm enerjisini rafine etme ve ileri teknoloji üretim süreçlerini en üst seviyeye taşımaya odaklamış durumda.