Cebeci Asri Mezarlığı’ndaki krematoryumun, kentin dokusuna uyum sağlaması amacıyla Ankara taşından inşa edildiğini ifade eden Aktaş, "1930 yılında Zincirlikuyu Asri Mezarlığı’na da bir krematoryum yapılıyor ama yine İslamiyet’te uygun görülmediği için o bina yıkılıyor. Ama buradaki bina yıkılmayıp Ossuarium olarak kullanılmaya devam ediyor. Krematoryum ve aynı zamanda Ossuariuma sahip olmasıyla beraber Cebeci Asri Mezarlığı Türkiye’de bu özelliğiyle tek sayılıyor" diye konuştu.
Mezarlığın sahip olduğu tasarım nedeniyle bazı mezarların kıble yönüne bakmadığını öne süren Aktaş, "Mezarlıkla ilgili bir rivayet var. Rivayet diyorum çünkü bununla ilgili tarihi bir bulgu yok. Mezarlığın mimarı, bu mezarlığı tepeden bakıldığında fil ayağı şeklinde tasarlamış. Çünkü insan dışında ölülerini hatırlayan, yas tutan hatta gidip kemiklerini bile bulan hayvan olan filden ilham alındığı rivayet ediliyor ama bununla ilgili tarihi bir bulgu yok. Böylelikle mezarlar belirli bir geometrik şekilde oturtulmuş. Bu sebeple de mezarlar kıbleye bakmıyor. Bazıları bakabilirken, bazıları bakmıyor. Çünkü bu mezarlığın belirli bir tasarımı var" şeklinde konuştu.