S-400'lerin BAE'ye devredilmesi tek başına Abu Dabi'yi Türkiye ile kalıcı bir güvenlik ortaklığına taşımaz. Çünkü S-400 Rus yapımı bir sistemdir. Üçüncü ülkeye devri Rusya'nın iznine, teknik desteğine, yedek parça ve bakım altyapısına bağlıdır.
Eğer Türkiye yalnızca sistemi satıp kenara çekilirse, BAE'nin Türkiye ile savunma iş birliği gelişmeyebilir; aksine Rus teknik desteğine duyduğu ihtiyaç artabilir.
Bu nedenle muhtemel S-400 devri, daha büyük bir Türk-BAE güvenlik paketinin başlangıcı olmalıdır. Bu paket; SİPER ve HİSAR hava savunma sistemlerini, KORKUT ve GÜRZ alçak irtifa unsurlarını, Türk radar ve erken ihbar sistemlerini, elektronik harp kabiliyetlerini, insansız hava araçlarını, siber savunmayı, güvenli haberleşmeyi, ortak tatbikatları, personel eğitimini ve savunma sanayisi ortak üretim projelerini kapsamalıdır.
S-400 bu mimarinin son noktası değil, başlangıç kapısı olmalıdır. Türkiye ile BAE arasında kurulan yüksek düzeyli stratejik mekanizmalar, savunma projeleri, yatırım ilişkileri ve teknoloji iş birlikleri bu zeminin giderek güçlendiğini göstermektedir.