Klimalar ortamın yalnızca sıcaklığını değil, nemini de düşürebiliyor. Kuru hava; burun, boğaz ve göz yüzeyindeki nemin azalmasına neden olarak yanma, kuruluk, öksürük ve ses kısıklığı gibi şikâyetlere yol açabiliyor.
İngiltere Ulusal Sağlık Sistemi, klima ve merkezi ısıtma sistemlerinin havayı kurutabileceğini, boğaz ve gırtlak şikâyetlerini artırabileceğini belirtiyor. İç ortam neminin çok düşük olması kuruluk şikâyetlerini artırırken aşırı yüksek nem de küf ve diğer biyolojik kirleticilerin çoğalmasına zemin hazırlayabiliyor. ABD Çevre Koruma Ajansı, evlerde bağıl nemin ideal olarak yüzde 30 ile yüzde 50 arasında tutulmasını öneriyor.
Toplumda "klima çarpması" olarak bilinen durum, çoğu zaman bir enfeksiyondan ziyade soğuk hava akımına uzun süre maruz kalınmasına bağlı kas spazmı ve kas-iskelet sistemi ağrılarını ifade ediyor.
Klimanın doğrudan yüz, boyun, sırt veya omuz bölgesine üflemesi; kasların istemsiz biçimde kasılmasına, boyun tutulmasına ve hareket kısıtlılığına neden olabiliyor. Sağlık Bakanlığına bağlı bir hastanenin yayımladığı bilgilendirmede de uzun süreli soğuk hava akımının kas ve eklem ağrılarını tetikleyebileceği belirtiliyor.