Beyazlatma işleminin başarısını artırmak ve elde edilen rengin daha uzun süre korunmasını sağlamak için ilk 10 gün boyunca çay, kahve, vişne suyu, kola, salça, baharatlı soslar gibi yoğun renk veren yiyecek ve içeceklerden uzak durulmasının önerildiğini söyleyen Gürcan, "Sigara kullanımının sınırlandırılması da beyazlığın kalıcılığı açısından önem taşıyor" dedi.
Profesyonel diş beyazlatma uygulamalarında görülebilecek yan etkilerin genellikle hafif ve geçici olduğunu söyleyen Gürcan, "En sık karşılaşılan durum diş hassasiyetidir. Bu hassasiyet, diş pulpasında oluşan geçici reaksiyona bağlı gelişir ve çoğunlukla 24 saat içerisinde tamamen kaybolur. Potasyum nitrat veya florür içeren duyarsızlaştırıcı ajanlar hassasiyetin azaltılmasına yardımcı olur. Diş eti hassasiyeti ise beyazlatıcı ajanın diş etiyle temas etmesi sonucu oluşabilir. Hekim tarafından uygulanan koruyucu bariyerler ve uygun hazırlanan plaklar sayesinde bu risk büyük ölçüde önlenebilir. Oluşması halinde ise genellikle 12 saat içinde kendiliğinden düzelir" dedi.
Diş Hekimi Aydan Gürcan, her diş renklenmesinin beyazlatma tedavisine aynı oranda yanıt vermediğini belirterek, işlem öncesinde mutlaka ayrıntılı bir diş hekimi muayenesi yapılması gerektiğini ifade etti. Ayrıca kompozit dolgular, porselen kaplamalar ve lamine veneerlerin beyazlatıcı ajanlardan etkilenmediğini hatırlatan Gürcan, beyazlatma işlemi sonrasında mevcut restorasyonların yeni diş rengine uyum sağlayabilmesi için yenilenmesinin gerekebileceğini söyledi.
Gürcan, "Doğru hasta seçimi, uygun tedavi yöntemi ve hekim kontrolünde gerçekleştirilen diş beyazlatma uygulamaları; güvenli, etkili ve doğal görünümlü bir gülüş elde edilmesini sağlayan başarılı estetik diş hekimliği tedavilerinden biridir" dedi.