Zayıflama iğnesini bırakan kişilerin ilk haftalarda yemek düşüncelerinin arttığını sıklıkla dile getirdiğini belirten Ustabaş, daha önce kolaylıkla reddedilebilen yiyeceklere karşı güçlü istek gelişebildiğini ve porsiyon kontrolünün zorlaşabildiğini söyledi.
İlaca bağımlılık anlamına gelmiyor
Tedavinin ardından açlık hissinin artmasının ilaca bağımlılık olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Ustabaş, "Burada ortaya çıkan durum, vücudun iştahı yeniden artırmaya çalışan savunma mekanizmalarıdır. İnsan bedeni kilo vermeyi her zaman kalıcı bir başarı olarak değil, enerji kaybı olarak değerlendirebilir" diye konuştu.
Duygusal yeme davranışı da geri dönebilir
Süreçte beynin ödül sisteminin de etkili olduğunu belirten Ustabaş, özellikle stres, mutsuzluk ve yorgunlukla baş etmek için yemeğe yönelen kişilerde karbonhidratların bir rahatlama aracı hâline gelebildiğini söyledi.
Ustabaş, "İlaç kullanılırken bu dürtüler baskılanabilir. İlaç bırakıldığında ise biyolojik açlıkla birlikte daha önce öğrenilmiş yeme davranışları da geri dönebilir. Bu nedenle yalnızca açlığı değil, kişinin yemekle kurduğu ilişkiyi de değerlendirmek gerekir" dedi.