AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye, Orta Doğu’da yeni dengelerin mimarı oldu: Asıl dikkat çeken konu 1 milyon varillik teklif...

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Irak’la imzaladığı stratejik petrol anlaşmasıyla bir kez daha bölgesel gücünü tüm dünyaya ispatladı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), BP Energy Company of Kirkuk Limited’in (BP ECKL) yüzde 15 hissesini satın alarak Kerkük’teki kritik enerji sahalarında söz sahibi haline geldi.

3

Anlaşma, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’nin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki zirve görüşmesi kapsamında imzalandı. Bu stratejik adım, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefleri doğrultusundaki kararlılığını güçlendirirken, Orta Doğu’daki dengeleri de yeniden şekillendiren ve enerji dengeleri açısından da dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

4

Anlaşmayla birlikte TPAO, Kerkük’teki önemli petrol sahalarında yüzde 15 ortaklık elde ederken, Türkiye ile Irak arasındaki enerji iş birliğinin daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.

5

Öte yandan konuyla ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulunan ekonomist yazar Tayfun Kaan Gündüz, TPAO’nun Kerkük sahalarına ortak olması, Türkiye’nin yurt dışındaki hidrokarbon yatırımlarını çeşitlendirmesi ve enerji arz güvenliğini güçlendirmesi açısından stratejik önem taşıdığını vurgularken yüz yıl sonra tekrar haklarımıza kavuşmanın tarihi adım olduğunu belirtti.

6

Gündüz, bu gelişmeyi Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde “stratejik bir devrim” olarak nitelendirdi.

7

28 Temmuz 2026 tarihinde imzalanan anlaşmayla Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO), Irak’ın Kerkük bölgesindeki BP Energy Company of Kirkuk Limited’in yüzde 15 hissesini satın almasının yalnızca ticari bir yatırım olmadığını belirten Gündüz, ortaklık kapsamında Baba ve Avanah kubbeleri ile Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarının yer aldığını belirterek, ilk etapta yaklaşık 3 milyar varil petrol eşdeğeri rezerv öngörülen sahaların toplam potansiyelinin ise 20 milyar varile kadar ulaşabileceğine dikkat çekti.

8

Anlaşmanın ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın paylaştığı günlük 1 milyon varile kadar petrol arzının, hisse ortaklığından bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Gündüz, “Burada en dikkat çekici gelişme TPAO’nun yüzde 15’lik ortaklığından ziyade Irak tarafından dile getirilen günlük 1 milyon varillik petrol tedarik teklifidir. Türkiye’nin günlük petrol tüketimi de yaklaşık 1 milyon varil seviyesindedir. Bu nedenle söz konusu teklif teorik olarak Türkiye’nin günlük petrol ihtiyacının tamamına yakınını karşılayabilecek büyüklüktedir” dedi. Teklifin ekonomik boyutuna da dikkat çeken Gündüz, “Yaklaşık 85 dolar seviyesindeki petrol fiyatı esas alındığında günlük 1 milyon varillik arzın ekonomik değeri yaklaşık 85 milyon dolara ulaşıyor. Bu da yıllık bazda yaklaşık 31 milyar dolarlık bir hacim anlamına geliyor. Türkiye’nin yıllık enerji ithalat faturasının 60-70 milyar dolar seviyesinde olduğu düşünüldüğünde, yalnızca petrol tarafındaki ithalatın çok büyük bir kısmının bu kaynakla karşılanabilmesi önemli bir avantaj sağlayabilir” şeklinde konuştu.

9

Türkiye’nin enerji alanındaki dışa bağımlılığına değinen Gündüz, Türkiye ham petrolde yaklaşık yüzde 83, doğal gazda ise yüzde 95 oranında dışa bağımlı bir ülke. Burada asıl kazanım enerji bağımsızlığından çok tedarik risklerinin çeşitlendirilmesidir. Irak zaten Türkiye’nin önemli petrol tedarikçilerinden biri konumunda bulunuyor. Yeni süreçle birlikte mevcut ithalat ilişkisi üretim ortaklığı ve daha yüksek hacimli doğrudan tedarik modeline dönüşebilir” dedi.

10

Rusya’nın halen Türkiye’nin en büyük ham petrol tedarikçisi olduğunu hatırlatan Gündüz, Irak’tan gelecek ilave hacmin gerçekleşmesi halinde Rusya’ya olan bağımlılığın önemli ölçüde azalabileceğini ifade etti. TPAO açısından da önemli kazanımlar olduğunu ve küresel ölçekte oyun kurabilen güçlü bir oyuncu olduğunu kaydeden Tayfun Kaan Gündüz, “Kanıtlanmış rezervlerde yaşanacak artış TPAO’nun uluslararası kredi ve yatırım kapasitesini yükseltebilir. Aynı zamanda şirketi küresel ölçekte üretim yapan enerji şirketleri ligine taşıyacak önemli bir adım niteliği taşıyor. Üretilecek petrolden elde edilecek döviz gelirleri de şirketin yurt dışındaki yeni yatırımlarını kendi kaynaklarıyla finanse edebilmesine katkı sağlayacaktır” dedi.

11

Kerkük’te yaşanan siyasi gelişmelerin de enerji diplomasisini kolaylaştırdığını dile getiren Gündüz, 17 Nisan 2026’da Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Muhammed Seman Ağa’nın Kerkük Valisi seçilmesinin bölgedeki siyasi dengeleri değiştirdiğini belirtti. Gündüz, “Türkiye’nin Kerkük’te sağladığı bu kazanımını mümkün kılan ve yakın zamanda yaşanan siyasi gelişmeye de değinmemiz gerekir.

12

17 Nisan 2026’da Kerkük İl Meclisi, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı Muhammed Seman Ağa’yı kentin yeni valisi seçti, yaklaşık 100 yıl aradan sonra Kerkük’e gelen ilk Türkmen vali oldu. Ankara’ya yakınlığıyla bilinen Ağa’nın valiliğe gelmesi, Kerkük’teki siyasi dengeleri Türkiye lehine güçlendirdi ve bölgedeki enerji görüşmelerinin bu denli hızlı ilerlemesinde kolaylaştırıcı bir zemin oluşturdu” değerlendirmesinde bulundu.