AKİT MENÜ

Sağlık

Susuzluk Sessizce Hasta Ediyor!

Yaz mevsimi denildiğinde akla çoğu zaman tatil, güneş ve deniz gelir. Ancak bu güzel günlerin görünmeyen bir yüzü daha vardır: Sessizce ilerleyen susuzluk. Çoğu insan susadığını hissetmediği sürece su içmeye ihtiyaç duymadığını düşünür. Oysa uzmanlar, susama hissinin çoğu zaman vücudun “artık geç kalıyorsun” uyarısı olduğunu ifade ediyor. İnsan vücudunun yaklaşık yüzde 60’ı sudan oluşur. Beynimizden kalbimize, böbreklerimizden kaslarımıza kadar bütün organlarımız düzenli çalışabilmek için suya ihtiyaç duyar. Su yalnızca susuzluğu gideren bir içecek değildir; hayatın kendisidir. Nitekim Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de bu hakikati şu ifadeyle bildirir: “Biz canlı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmayacaklar mı?” (Enbiyâ Suresi, 30) Bu ayet, suyun sadece biyolojik değil, aynı zamanda ilahi bir nimet olduğunu da hatırlatmaktadır.

2

Susuzluk Sandığımızdan Daha Erken Başlıyor Pek çok kişi susuzluğu yalnızca ağız kuruluğu olarak bilir. Halbuki vücut çok daha önce sinyaller vermeye başlar. Sabah yorgun uyanmak, Sebepsiz baş ağrıları, Dikkat dağınıklığı, Unutkanlık, Halsizlik, Baş dönmesi, Kabızlık, Kas krampları, Koyu renk idrar, Ciltte kuruluk… Bunların önemli bir kısmı susuzluğun ilk belirtileri olabilir.

3

Özellikle yaz aylarında terleme yoluyla kaybedilen sıvı yerine konulmadığında, vücut önce performansını düşürür, ardından organlarını koruyabilmek için olağanüstü tedbirler almaya başlar. Vücuttaki su miktarında meydana gelen küçük bir azalma bile zihinsel performansı etkileyebilir. Yapılan araştırmalar; hafif düzeyde susuz kalan kişilerde dikkat süresinin azaldığını, karar verme becerisinin zayıfladığını ve baş ağrılarının arttığını göstermektedir. Özellikle öğrenciler, araç kullananlar, uzun süre bilgisayar başında çalışanlar ve yaşlılar için yeterli su tüketimi büyük önem taşır.

4

Böbrekler Alarm Veriyor Böbreklerimiz gün boyunca kanımızı süzerek zararlı maddeleri idrar yoluyla dışarı atar. Ancak yeterince su alınmadığında bu sistem zorlanır. Uzun süre devam eden yetersiz sıvı tüketimi; Böbrek taşı oluşumunu, İdrar yolu enfeksiyonlarını, Böbrek fonksiyonlarında bozulmayı kolaylaştırabilir. Vücudumuzun doğal filtresini korumanın en kolay yollarından biri düzenli su içmektir.

5

Kalp Daha Fazla Çalışmak Zorunda Kalıyor Su eksildiğinde kan yoğunlaşır. Bu durumda kalp, aynı miktarda kanı dolaştırabilmek için daha fazla efor harcamak zorunda kalır. Bu durum özellikle; Kalp hastalarında, Tansiyon problemi yaşayanlarda, İleri yaştaki bireylerde daha ciddi sonuçlara yol açabilir.Aşırı sıcaklarda görülen bayılmaların önemli bir kısmında sıvı kaybı etkili olmaktadır.

6

Çay ve Kahve Suyun Yerini Tutar mı? Toplumda en yaygın yanlışlardan biri de budur. Evet, çay ve kahve sıvıdır; ancak suyun yerini tam olarak tutmaz. Özellikle aşırı miktarda tüketilen kafeinli içecekler bazı kişilerde sıvı kaybını artırabilir. Gazlı ve şekerli içecekler ise susuzluğu gidermek yerine gereksiz kalori yükü oluşturur. En sağlıklı tercih her zaman temiz ve yeterli miktarda sudur.

7

Kimler Daha Fazla Risk Altında? Bazı kişiler susuzluktan çok daha hızlı etkilenebilir. Bunlar; Bebekler, Yaşlılar, Hamileler, Emziren anneler, Ağır işte çalışanlar, Sporcular, Kronik hastalığı bulunan bireylerdir. Bu grupların susamayı beklemeden gün içine yayarak su tüketmeleri gerekir.

8

Günlük Ne Kadar Su İçilmeli? “Herkes günde iki litre su içmelidir.” sözü tam anlamıyla doğru değildir. Su ihtiyacı; Yaşa, Kiloya, Hava sıcaklığına, Fiziksel aktiviteye, Hastalıklara göre değişebilir. Genel olarak yetişkin bir insanın gün içerisinde 2-2,5 litre civarında sıvı alması tavsiye edilir. Ancak ağır egzersiz yapanlarda ve sıcak havalarda bu miktar artabilir. İdrarın açık saman sarısı renginde olması, çoğu zaman yeterli sıvı alındığının pratik göstergelerinden biridir.

9

Su İçmeyi Alışkanlık Hâline Getirin Su içmek, yalnızca susayınca yapılan bir davranış olmamalıdır. Bunun için küçük alışkanlıklar geliştirilebilir: Sabah uyanınca bir bardak su için. Evden çıkarken yanınıza su alın. Telefonunuza su içme hatırlatıcısı kurun. Çay veya kahvenin yanında mutlaka bir bardak su tüketin. Çocuklara su içme alışkanlığını küçük yaşta kazandırın. Küçük görünen bu alışkanlıklar yıllar içinde büyük sağlık kazançlarına dönüşebilir.

10

Son Söz Modern insan çoğu zaman büyük hastalıkların peşine düşerken, en temel ihtiyacını ihmal edebiliyor. Oysa su, pahalı bir ilaç değildir; eczanelerde satılmaz, reçeteyle verilmez. Fakat birçok hastalığın önlenmesinde en etkili yardımcıların başında gelir. Rabbimizin bizlere emanet ettiği bedeni korumak da bir kulluk sorumluluğudur. Sağlığımızı ihmal etmek, çoğu zaman elimizdeki nimetlerin kıymetini geç fark etmemize neden olur. Bugün kendinize şu soruyu sorun: “Ben gerçekten yeterince su içiyor muyum; yoksa vücudumun sessiz çığlığını duymadan yaşamaya devam mı ediyorum?” Belki de hayatınızda yapacağınız en küçük değişiklik, gelecekte yaşayabileceğiniz en büyük sağlık problemlerinin önüne geçecektir. Çünkü bazen bir bardak su, sadece susuzluğu değil; ihmali de giderir.