Seramik üretiminin sabır gerektiren uzun bir süreç olduğunu vurgulayan Elif Işık Canlı, Dölek çamuruyla yürüttüğü çalışmaları ve seramik serüvenini şu sözlerle aktardı: "Mimarlıkla beraber bir şeyleri tasarlamayı öğrendim ama seramikle uğraşırken de sabrı öğrendim. Çünkü seramikte her zaman fırından güzel sonuçlar çıkmıyor. Bazen ürünler patlayarak çıkıyor, yeri geliyor yamuk çıkıyor ya da rengi oturmuyor. Ancak sabredip tekrar tekrar denediğimizde ürün ateşle buluştuğunda en sonunda size o sabrın meyvesini çok güzel bir şekilde veriyor. Amacımız buradaki sanatın yok olmamasını sağlamaktır. Çünkü ustalarımız son ustalar, onlardan sonra bu işi devam ettirecek pek kimse kalmadı. Bu sanat kaybolmasın diye yerinde gelip onlardan öğreniyorum. Atölyede bu çamurun içine bazı katkı maddeleri katarak dayanıklılığını test ettik. Saf haline ve katkı maddeli haline elektrikli fırınlarda kaç dereceye kadar dayandığını, sır tutup tutmadığını denedim ve sonuç başarılı oldu."
Gümüşhane'nin tarihi dokusunu ve geçmişte farklı kültürlerin bir arada yaşamasını simgeleyen özel bir pano çalışması hazırladığını belirten Işık Canlı, fırınlama aşamasındaki risklere dikkati çekti. Cami ve kilisenin yan yana bulunduğu tarihi kompozisyonu seramik panoya aktardığını ifade eden Işık Canlı, ilk denemede ürünün kalınlığından dolayı fırında patlayarak kırıldığını, ancak pes etmeden yeni pano üzerinde çalışmaya devam ettiğini bildirdi.