AKİT MENÜ

Gündem

Maalesef dost Katar da işin içinde: Türkiye'nin doğalgazını çalacaklar

Doğu Akdeniz'de tehlike çanları çalmaya başladı. Türkiye'ye karşı oluşturulan sinsi enerji ittifakı, Ankara'nın ve KKTC'nin meşru hakkı olan doğalgaz sahalarındaki rezervleri çıkarmaya hazırlanıyor.

2

KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, Doğu Akdeniz'de çok yakında dikkat çeken büyük gelişmelerin yaşanacağını öne sürdü. İsmail, Türkiye'nin doğalgazının gasp edileceğini belirtti.

3

Rum yönetiminin kendi aklına göre parsellediği ve dev petrol şirketlerine peşkeş çektiği Doğu Akdeniz doğal gaz yataklarından, Kıbrıs Türklerinin de hakkı bulunan sözde 6. ve 10. Parsellerde yeni gelişmeler yaşanıyor.İtalyan ENI ve Fransız TotalEnergies şirketleri, Rum yönetiminin kendi keyfine göre parsellediği ve KRONOS adını verdiği sözde 6. Parselde nihai yatırım kararı aldı.. Şirketler üretimin 2028 yılında başlayacağını iddia etmesine karşın, bu teknik olarak mümkün görünmüyor.

4

Çıkarılacak doğal gazın borularla Mısır'a taşınarak orada ENİ petrol şirketine ait sıvılaştırma tesisinde sıvılaştırılması, Mısır'a ait DAMİETTA LNG TERMİNALİ üzerinden Avrupa’ya taşınması ve oradaki tesislerde tekrar gaz haline getirilerek tüketiciye ulaştırılması öngörülüyor. Fransız TotalEnergies, yataktan yılda yaklaşık 2,8 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) elde edileceğini ve üretimin iki şirket tarafından yarı yarıya pazarlanacağını açıkladı.

5

Kıbrıs sahillerinden Mısır'a doğru 185 km uzaklıktaki sözde Kronos yatağında çıkarılabilecek durumdaki rezervlerin 85 milyar metreküpü bulduğu tahmin ediliyor. Mısır-Kıbrıs arasının yaklaşık 380 km olduğu dikkate alınırsa şirketlerin derin deniz dibinden yaklaşık 200 km boru hattı döşemesi gerekiyor ki, bunun 1-1.5 yıl içinde inşaası teknik olarak imkansız.

6

6. Parselin yarısı Türkiye'nin BM'de de tescil ettiği 200 millik kıta sahanlığı içinde yer alıyor.. Sondajlarda buna dikkat ettiler ve Türk Kıta Sahanlığı'ndan uzak durdular. Ne ki, sondaj platformları Türk Kıta Sahanlığı dışında kurulsa bile, deniz dibinde doğalgaz yatağı birleşik olduğu için Türk Kıta Sahanlığı içindeki yataktan da gaz çekilmesi söz konusu olacak.

7

Bir başka deyişle, Türkiye'nin gazı da çalınacak. İsrail ile Rum yönetimi arasında da sözde 12. Parseldeki Afrodit yatağında benzer bir sorun yaşanmış ve İsrail, Rum yönetimini, kendisine ait birleşik yataktan gaz çalmakla suçlayarak kendisi ile bir anlaşma yapmaya zorlamıştı.

8

Bu arada çok uluslu enerji şirketleri ExxonMobil (ABD) ve QatarEnergy ( KATAR) da sondaj yaptığı sözde Pegasus ve Glaucus sahalarındaki doğal gazı üretim için yeterli bulduklarını ve 2033'de üretime başlayacaklarını açıkladılar. Yataklar, Rum yönetimi tarafından ilan edilen sözde Münhasır Ekonomik Bölgesi'nin (MEB) sözde 10. parselinde yer alıyor.

9

Söz konusu sahaların “ticari olarak işletilebilir” olduğuna ilişkin ortak deklarasyon, iki şirketin üst düzey yöneticileri ile Rum yönetimi yetkilileri tarafından Rum Başkanlık Sarayı’nda bir ay kadar önce imzalandı. Rum yönetimi başkanı Hristodulidis anlaşmadan duyduğu memnuniyeti ortaya koyarken, ExxonMobil Başkan Yardımcısı John Ardill ise ortak deklarasyonun imzalanmasının “sekiz yıllık çalışmanın sonucu” olduğunu söyledi.

10

Ardill, “2017 yılında ruhsatların verilmesi, 2019’da ilk keşif, geçen yıl ikinci keşif derken bugün ikinci büyük kilometre taşına ulaştık. Ticari işletilebilirlik ilanı bizi artık arama aşamasından geliştirme aşamasına taşıyor." dedi.

11

Ardill, "şirketin faaliyet alanlarını 4 ve 10A numaralı blokları da kapsayacak şekilde genişleteceğini ancak kesin sondaj tarihinin belli olmadığını, daha yapılacak teknik çalışmalar olduğunu" belitti. Ardill, " Glaucus sahasının 2019’da, Pegasus sahasının ise geçen yıl keşfedildiğini, yapılan değerlendirme sondajlarının artık ticari işletilebilirlik ilanına yeterli güven sağladığını, yıl sonuna kadar ilave değerlendirme sondajları yapılacağını, ardından ön mühendislik ve tasarım (FEED) aşamasına geçileceğini, ardından nihai yatırım kararının 2029 yılında alınmasının planlandığını, üretimin ise 2033 yılında başlamasının hedeflendiğini, ancak bu tarihin erkene alınabileceğini" söyledi.

12

" ExxonMobil’in gazın işlenmesi için Kıbrıs’ta bir sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesisi kurup kurmayacağı yoksa Mısır’daki mevcut altyapıyı mı kullanacağı" sorusuna Ardill, " tüm seçeneklerin değerlendirildiğini, tüm işlemlerin denizde yüzer bir LNG tesisinde gerçekleştirilmesinin de olabileceğini ancak yüzer LNG tesislerinin maliyetinin oldukça yüksek olduğunu, Katar’da olduğu gibi karada LNG tesisi kurulabilmesi için mevcut rezervlerden çok daha büyük gaz miktarlarına ihtiyaç duyulduğunu, bu nedenle en güçlü seçeneğin, mevcut altyapı nedeniyle gazın boru hattıyla Mısır’a taşınması olduğunu, bu konuda Rum yönetimi ile Mısır ; Fransız TOTAL ile İtalyan ENİ şirketleri arasında anlaşmalar bulunduğunu, 6 numaralı parselden çıkarılacak doğal gazın ENİ'nin altyapısı kullanılarak Mısır’ın Dimyat kentindeki SEGAS LNG terminaline taşınmasının ve buradan Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlara ihraç edilmesinin planlandığını" da söyledi.

13

13

Sabahattin İsmail 'Türkiye'nin hakları ne olacak?' sorusuna ise şöyle cevap verdi: Kendi kendilerine gelince güveyi oluyorlar! Oysa, söz konusu, sözde 6,10, 12 gibi yataklar dahil, Doğu Akdeniz'deki tüm yataklarda, adanın iki sahibinden ve 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki eşit kurucu ortağından biri olan Kıbrıs Türk Halkının da eşit pay ve söz hakkı var. Türkiye, garantör ülke olarak, Kıbrıs Türk Halkının haklarını korumakta kararlı olduğunu geçmişte sahada fiilen birçok kez gösterdi.

14

Dolayısı ile Türkiye ve KKTC'nin, şimdi bu gasp girişimlerine nasıl tepki vereceği çok çok önemli! Türkiye geçmişte, Rum yönetimi adına sismik araştırma ve sondaj yapan gemilere donanması ile 7 kez müdahale etmiş, onları bölgeden uzaklaştırmış ve Kıbrıs Türklerinin hakkını koruyacak özel bir anlaşma yapılmadan doğalgaz çıkarılmasına izin vermeyeceğini sahada fiilen göstermişti.

15

Özetle, Kıbrıs'ta ve Doğu Akdeniz'de dananın kuyruğunun kopacağı karar anı yaklaşıyor! Şimdi 2028'de iddia edildiği gibi sondajlar, üretim ve Mısır'a boru hatlarının döşenmesi başlarsa, Türkiye yine sadece protesto ile mi yetinecek, yoksa 2021 öncesinde yaptığı gibi sahada fiili engelleme mi yapacak? Yoksa, uluslararası şirketler ile anlaşıp doğal gazın KKTC-Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırılması ve Kıbrıs Türklerine de gelir payı karşılığında üretime izin mi verecek? Türkiye ile KKTC arasına döşenecek olan ve tam da 2028 öncesinde bitecek olan stratejik önemdeki doğalgaz boru hattı, bu açıdan da değerlendirilmeli... Özetle, Kıbrıs'ta ve Doğu Akdeniz'de dananın kuyruğunun kopacağı karar anı yaklaşıyor!