AKİT MENÜ

Dünya

Siyonist çete ateşkes dinlemiyor: Katil Netanyahu Gazze’de kan dökmeye devam ediyor!

İslam dünyasının gözü önünde Gazze’de soykırıma devam eden Siyonist terör şebekesi, masum sivilleri katletmekten vazgeçmiyor. Hamas ve Filistinli grupların insani dramı bitirmek adına attığı yapıcı adımları fırsatçılığa çeviren katil Netanyahu ve çetesi, masadaki anlaşmanın ikinci aşamasını tıkamak için her türlü alçaklığa başvuruyor. Ateşkes döneminde bile katliamlarına ara vermeyen işgalci güçler, Gazze Şeridi’ni beton bloklarla kuşatarak topyekûn gasp planını devreye sokuyor.

2

Terör devleti İsrail’in, ABD Başkanı Donald Trump’ın planı temelinde Ekim 2025’te imzalanan Gazze’deki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasındaki ilerlemeyi engellemesi nedeniyle, bölgesel ve uluslararası hoşnutsuzluk artıyor. Hamas ve Filistinli gruplar, Gazze’deki ağır silahların yerel bir Filistin otoritesinin denetiminde toplanmasını kabul ederek büyük bir esneklik göstermiş; bunu Gazze Şeridi sakinlerinin yaşadığı felaket boyutundaki koşulları iyileştirmek ve İsrail’in Gazze Şeridi’ne karşı yeni bir savaş başlatmasını engellemek amacıyla yapmıştır. Filistin tarafındaki bu esneklik, birkaç ay süren tıkanıklığın ardından anlaşmanın ikinci aşamasına doğru ilerlemek için olumlu bir atmosfer yaratmış ve bir kez daha İsrail’in Filistinlileri anlaşmayı engellemekle suçlama gerekçelerini elinden alan bir anlatı ortaya çıkarmıştır.

3

Ekim 2025’ten bu yana katil İsrail, Gazze’deki ateşkes döneminde bin 200’den fazla Filistinliyi öldürdü. Bu, ateşkes boyunca günde ortalama en az 4 Filistinlinin öldürülmesi anlamına geliyor. Terör devleti İsrail’in operasyonları Gazze’de yaklaşık 4 bin Filistinlinin yaralanmasına da yol açtı. Buna rağmen Filistinli gruplar, Gazze Şeridi’ndeki askerî operasyonları genişletmek isteyen İsrail’in önüne fırsat koymamaya özen gösterdi ve Gazze Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un Filistinlilere sunduğu öneriler İsrail vizyonuna daha yakın olmasına rağmen müzakere sürecine katılmayı sürdürdü.

4

Filistinli grupların gösterdiği esnekliğe en dikkat çekici tepki, anlaşmayı "büyük bir ilerleme" olarak niteleyen ABD Başkanı Donald Trump’tan geldi. Trump ayrıca yaşananları Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirme yönünde önemli bir başarı olarak tanımladı ve anlaşmanın Hamas ile Filistinli grupların tamamen silahsızlandırılmasına yol açacağını söyledi.

5

Hamas neyi kabul etti? Hamas, eşi görülmemiş bir adım atarak ilk kez silahlarının bir bölümünün kısıtlanması konusunu konuşmayı kabul etmiş olsa da hiçbir zaman "silahsızlanma" ifadesini kullanmadı. Gazze'deki ağır silahların toplanmasını ve Trump planı çerçevesinde bölgeyi yönetmek üzere kurulan yeni teknokrat Ulusal Komite’ye teslim edilmesini kabul ettiğini açıkladı. Ancak İsrail, yeni Ulusal Komite’nin şimdiye kadar Gazze’ye girmesine veya görevlerini yerine getirmesine izin vermedi.

6

Öte yandan Hamas açısından anlaşma yalnızca silahların sınırlandırılmasıyla ilgili değildir. Anlaşma; İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının durdurulmasını, bölgeden tamamen çekilmesini, yeniden imar sürecinin başlatılmasını, Ulusal Komite'nin Gazze'de görev yapmasının sağlanmasını ve İsrail işgalinin desteklediği silahlı milislerin dağıtılmasını içeren bütüncül bir çerçeve sunmaktadır.

7

Nitekim Barış Konseyi temsilcisi Mladenov’un Filistinli gruplara sunduğu 15 maddelik bir plan bulunmaktadır. Bu planın yalnızca sekizinci maddesi Filistin direnişinin silahlarıyla ilgilidir ve İsrail’in anlaşmanın ilk aşamasında yerine getirmediği yükümlülükler tamamlandıktan sonra ağır silahların toplanması ve depolanmasına başlanmasını öngörmektedir.

8

Bununla birlikte Hamas, işgalci İsrail’in anlaşmaya uymayacağı yönündeki kaygısını gizlemedi. Zira İsrail’in sahadaki pratik davranışı, anlaşmayı açıkça sabote etme arzusuna işaret etmektedir. İsrail son hafta suikast operasyonlarını önemli ölçüde yoğunlaştırdı; ağustos ayının ilk üç gününde Gazze’de onlarca Filistinli hayatını kaybetti. Bu süreçte İsrail, Gazze Şeridi’ndeki "Sarı Hattı" genişletmeye yönelik girişimlerini de sürdürdü. İsrail, Gazze'nin yüzde 60’ından fazlasını kontrol ediyor ve bu kontrol alanının sınırlarına "Sarı Hat" adını verdiği beton bloklar yerleştiriyor. Ateşkes döneminde İsrail, sarı hattın sınırlarını birkaç kez genişletti.

9

- İsrail'in işgalci tutumu devam ediyor: İsrail; Filistin tarafının esnekliğine, Trump’ın memnuniyetine ve arabulucuların Filistinli grupların tutumuna ilişkin övgülerine rağmen ateşkesin uygulanmasının önündeki temel engel olduğunu bir kez daha kanıtladı. İsrail ateşkesin gerçekleşmesini istemiyor. Çünkü ordusunun Gazze'deki operasyonel serbestliğinin devamını ve bölgenin yüzde 60’ından fazlası üzerindeki fiilî kontrolünün pekiştirilmesini istiyor. Ayrıca iki aydan kısa bir süre sonra İsrail seçimlerine girecek olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, sertlik politikasını seçim rekabetinde kullanmaya çalışıyor. Netanyahu’nun 27 Ekim’de yapılacak İsrail seçimlerinden önce ateşkes anlaşmasına yönelik herhangi bir olumlu karşılık vermesi veya Gazze'deki herhangi bir noktadan çekilmesi beklenmiyor. İsrail, Filistin silahlarının yalnızca toplanmasını değil, imha edilmesini istiyor. Aynı zamanda Katar ve Türkiye’nin anlaşmanın uygulanmasını izleme sürecine katılmasına da itiraz ediyor ve iki ülkenin tarafların bir sonraki aşamaya geçmeden önce gerekli yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğine karar verme yetkisine sahip olmasını reddediyor. İsrail ayrıca, yeni Filistin hükümet komitesinin yöneteceği bölgelerde İsrail ordusunun saldırı düzenleme serbestliğinin sınırlandırılmasına da karşı çıkıyor.

10

Bu bağlamda Washington, Netanyahu hükümetine Gazze Şeridi’nde saldırıların sürmesinin sekiz aylık müzakerelerin kazanımlarını tehdit ettiğini bildirdi. İsrail medyası, Amerikalı yetkililerin ağustos ayında Netanyahu’ya, Gazze’deki İsrail askerî operasyonlarının arabulucular nezdinde Netanyahu’nun sözünü tutmadığı ya da barışla ilgilenmediği kanaatini güçlendirdiğini ilettiğini aktardı. Bunun yanı sıra Netanyahu, silahlar tamamen teslim edilmeden Gazze Şeridi’nden kademeli bir çekilme süreci başlatmak istemiyor. İsrail’in anlaşmanın ilk aşamasının şartlarına uymadığı ve şimdi de ikinci aşamaya geçişi sabote etmeye çalıştığı konusunda hiçbir şüphe yok. Ancak ne yazık ki İsrail üzerindeki baskılar, onu anlaşmaya uymaya zorlamak için hala yetersizdir. İsrail seçimlerinin yaklaşması da Netanyahu ve müttefiklerinin sertliğini artırmaktadır. Sonuç olarak, Filistinli gruplar İsrail'in saladırıları durdurma ve insani acıyı sona erdirme yönünde güçlü bir irade ortaya koyuyor. Ancak ateşkes ve müzakerelerin varlığı fikrinin arkasına saklanan, ve sahada savaşı hiçbir zaman gerçekten durdurmayan İsrail’e karşı diplomatik, siyasi ve halk düzeyindeki baskı araçlarının yeniden etkinleştirilmesine acilen ihtiyaç vardır. [Dr. Mahmoud Alrantisi, Filistinli Araştırmacı yazardır.]