Kadın - Aile
Vücudunuzu sarsacak gelişme: Çay değil plastik içiyorsunuz! İşte en sağlıklı çay demleme yöntemi
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'dan yine ezberbozan açıklamalar geldi.
Kadın - Aile
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu'dan yine ezberbozan açıklamalar geldi.
Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, her gün şifa niyetine yudumladığınız o masum çayın aslında nasıl sinsi bir "petrokimya molasına" dönüştüğünü sarsıcı bir yazıyla açıklıyor. Kaynar suyun içine attığınız o pratik çay poşetlerinin, hücre çekirdeğinize kadar sızan milyarlarca mikroplastik bombası barındırdığı gerçeğiyle yüzleşmeye hazır mısınız? İşte Müftüoğlu'nun kaleminden, sağlığınızı fincan fincan tehdit eden o görünmez tehlikenin kan donduran bilimsel kanıtları...
Sabah keyfi için demlediğiniz bir fincan çayın içine sadece çay yaprakları değil, milyonlarca hatta bazı poşetlerde milyarlarca mikro ve nanoplastik parçacık da karışıyor olabilir.
Chemosphere dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, piyasada yaygın kullanılan bazı çay poşetlerinin sıcak suyla temas ettiğinde ciddi miktarda mikroplastik saldığını gösterdi.
İncelenen üç poşet türü arasında en yüksek salınımı polipropilen içerikli poşetler yaptı. Selüloz esaslı poşetler daha düşük, naylon poşetler ise daha farklı düzeylerde parçacık saldı.
İşin daha da düşündürücü tarafı ise laboratuvar deneylerinde bu mikro ve nanoplastiklerin insan bağırsak hücreleri tarafından içeri alınabilmesi ve bazı parçacıkların hücre çekirdeğine kadar ulaşabilmesiydi.
Henüz "Bir bardak poşet çay kanser yapıyor." diyemeyiz. Bilim bunu söylemiyor. Ama şu da bir gerçek: Vücudumuzun plastiğe ihtiyacı yok. Üstelik mikroplastiklerin bağırsak, bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve kronik iltihap üzerindeki olası etkilerini araştıran çalışmalar her geçen gün artıyor.
Eskiler boşuna demliği sofranın başköşesine koymamış. Cam demlik, porselen demlik, metal süzgeç… Hepsi yeniden değer kazanıyor. Çünkü çayın tadını artırırken plastik yükünü azaltıyor. Kısacası…
Çayınız dem alsın, plastik değil.
Eğer poşetin içinde çaydan çok polimer varsa, o artık beş çayı değil, petrokimya molasıdır!