AKİT MENÜ

Gündem

Hindistan Türkiye gelişmesiyle çalkalanıyor: Endişelenmeliyiz, bu çok daha büyük bir şeyin habercisi

Güncelleme Tarihi:

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması, Hindistan'da ses getirdi. Hint basını anlaşmadan rahatsız olarak 'Endişelenmeliyiz' yorumunu yaptı.

2

Haber7'de yer alan habere göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, yalnızca üç ülkenin güvenlik iş birliği açısından değil, bölgedeki güç dengeleri bakımından da dikkat çekti. Anlaşmayla taraflardan birine yönelik silahlı saldırının, üç ülkeye birden yapılmış kabul edilmesi ve ortak caydırıcılığın güçlendirilmesi hedefleniyor.

3

Anlaşmanın ardından özellikle Hindistan basınında Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan hattının oluşturabileceği yeni güvenlik dengesi tartışılmaya başlandı. Hindistan'ın önde gelen gazetelerinden Times of India, Türkiye'nin son dönemde Yeni Delhi açısından giderek daha fazla önem taşıyan stratejik bir aktör haline geldiğini savundu.

4

Times of India'nın değerlendirmesinde, Ortadoğu'daki güvenlik dengelerinin son yıllarda önemli ölçüde değiştiği belirtildi. Gazze ve Kızıldeniz'deki çatışmaların yanı sıra bölgedeki diğer gerilimlerin mevcut güvenlik yapısındaki kırılganlıkları ortaya çıkardığı ifade edildi.

5

ABD'nin bölgedeki güvenlik rolünün de eskisi kadar tartışmasız olmadığına dikkat çeken gazete, Suudi Arabistan'ın güvenliğini yalnızca Washington'a bağlı bir model üzerinden yürütmek yerine farklı ülkelerle ilişkilerini çeşitlendirdiğini yazdı.

6

Bu noktada Türkiye'nin rolüne de geniş yer veren analizde, Ankara'nın yalnızca Batı ittifakının bir parçası olarak hareket etmek istemediği, bağımsız bir bölgesel güç olarak etkisini artırmaya çalıştığı değerlendirmesi yapıldı. Riyad ile gelişen savunma ilişkilerinin Türkiye'nin Körfez'deki ağırlığını daha da artırabileceği öne sürüldü.

7

Anlaşmanın Pakistan açısından da önemli bir kazanım olduğu değerlendirmesi yapıldı. Ekonomik sorunlarla mücadele eden İslamabad'ın, sahip olduğu nükleer kapasite sayesinde üçlü güvenlik denkleminde farklı bir konuma ulaştığı savunuldu. Times of India analizinde, Pakistan'ın nükleer caydırıcılığının ülkenin dış politika ve savunma alanındaki en önemli kozlarından biri olduğu vurgulandı.

8

Hindistan basınının anlaşmaya yönelik ilgisinin önemli nedenlerinden biri ise Türkiye ile Pakistan arasındaki savunma ilişkileri. Analizde, Ankara'nın Pakistan'a insansız hava araçları, deniz platformları ve çeşitli askeri teknolojiler sağladığı hatırlatıldı. Buna karşılık Hindistan ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin de son yıllarda savunma, istihbarat, terörle mücadele ve enerji gibi alanlarda güçlendiği belirtildi. Bu nedenle üçlü anlaşmanın doğrudan Hindistan'ı hedef alan bir yapı olarak görülmesinin doğru olmayacağı, ancak Yeni Delhi'nin bölgedeki yeni güvenlik yapılanmalarını yakından takip etmesi gerektiği ifade edildi.

10

Times of India, anlaşmanın hemen yeni bir askeri blok oluşturduğu yorumunun abartılı olacağına dikkat çekti. Buna rağmen gelişmenin, küresel güvenlik sisteminde daha geniş bir dönüşümün işareti olabileceği değerlendirmesi yapıldı. Analizde, ülkelerin artık güvenlik konusunda tek bir büyük güce bağlı kalmak yerine birden fazla ortakla ilişkiler geliştirmeye yöneldiği belirtildi. Bu eğilimin yeni güvenlik koalisyonlarının ortaya çıkmasına ve geleneksel ittifakların etkisinin zamanla azalmasına yol açabileceği savunuldu. Türkiye'nin NATO üyesi olması, Suudi Arabistan'ın ABD ile güçlü ilişkileri ve Pakistan'ın Çin'le yakın ortaklığı ise üç ülkenin çıkarlarının her konuda tamamen örtüşmeyebileceğine işaret eden unsurlar arasında gösterildi.

11

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da anlaşmaya ilişkin açıklamasında, düzenlemenin herhangi bir ülkeyi hedef almadığını belirterek, amacın bölgenin huzur, refah ve istikrarına katkı sağlamak olduğunu ifade etmişti. Hindistan basını ise Yeni Delhi'nin gelişmeler karşısında paniğe kapılmak yerine yeni oluşan dengeleri dikkatle takip etmesi gerektiği görüşünde. Hindistan'ın Körfez ülkeleriyle ilişkilerini güçlendirmesi, savunma ihracatını artırması ve bölgedeki stratejik varlığını genişletmesi de bu yeni döneme karşı atılabilecek adımlar arasında gösteriliyor.