AKİT MENÜ

Dünya

İmkansızı başarıp, sırra kadem bastılar! Alcatraz firarilerinin gizemi 60 yıldır çözülemedi

Kaçılması imkansız denilen Alcatraz Hapishanesi’nden 11 Haziran 1962 gecesi sırra kadem basan Frank Morris ile John ve Clarence Anglin kardeşlerin akıbeti, aradan geçen onlarca yıla rağmen gizemini koruyor. Kaşıklarla oyulan duvarlar, maket kafalar ve yağmurluklardan yapılan botlarla gerçekleştirilen tarihi firar, geride yanıtsız sorular bıraktı.

2

San Francisco Körfezi'nin soğuk sularında yükselen ve kaçışın imkansız kabul edildiği Alcatraz Hapishanesi, 1962 yılında dünya tarihinin en sıra dışı firar girişimine sahne oldu. Zekasıyla bilinen Frank Morris ve Anglin kardeşler, aylarca süren titiz bir planla havalandırma deliklerini kaşıklar ve derme çatma matkaplarla genişleterek hücrelerinden çıkmayı başardı. Yataklarına bıraktıkları insan saçlı maket kafalarla gardiyanları atlatan üçlü, yağmurluklardan ürettikleri botla körfezin karanlık sularına açılarak kayıplara karıştı.

3

Kimsenin kaçamayacağı düşünülen Alcatraz hapishanesinden 11 Haziran 1962 gecesi Frank Morris ile John ve Clarence Anglin kardeşler çıkarak San Francisco Körfezi’nin karanlık sularına karıştı. Akıbetleri halen bilinmeyen üç firarinin efsanevi kaçış faaliyeti aylar sürdü ve devamındaki on yıllarda çok enteresan olaylar yaşandı.

4

Romanlara, filmlere konu olan Alcatraz hapishanesine ilk mahkumların getirilişinin üzerinden 92 yıl geçti. San Francisco Körfezi’nde bulunan küçük bir ada üzerinde 1934 yılında kurulan Alcatraz, kaçılması imkansız bir hapishane olarak tasarlandı. Bir mahkumun adadaki hapishane binasından bir şekilde çıkmayı başarsa bile yaklaşık 2 kilometre uzakta bulunan adadan anakaraya ulaşmasının körfezin soğuk ve güçlü akıntıları nedeniyle imkansız olduğu düşünülüyordu.

5

DENEYEN ÇOK OLDU Alcatraz 1963 yılında kapatılana kadar 36 mahkum toplam 14 ayrı kaçma girişiminde bulundu. Bazıları yakalandı, bazıları öldürüldü, bazıları ise suda hayatını kaybetti ve cansız bedenleri bulundu.

6

ÖZGÜRLÜK İÇİN FİRAR KARARI Ancak aralarından üçü, dünyanın en gizemli olaylarından birinin kahramanı oldu. Banka soygunu ve hırsızlık gibi suçlardan Alcatraz’da bulunan Frank Morris ile yine banka soygunlarından hüküm giyen iki kardeş John Anglin ve Clarence Anglin ile Allen West adlı bir diğer mahkum Alcatraz’dan birlikte kaçmak için plan yaptı.

7

AŞINMIŞ DUVARA KAŞIKLARLA GİRİŞTİLER Üstün zekalı olduğu belirtilen Morris’in başını çektiği kaçış planının başlangıç adımını, hücrelerin arkasındaki havalandırma kanallarının olduğu taraftaki beton duvarın aşındığını fark etmeleri oluşturdu. 4 mahkum yemekhaneden aldıkları metal kaşıklar, atılmış testere bıçakları ve bir elektrikli süpürgenin motorundan elde ettikleri derme çatma bir çeşit matkapla aylar boyunca hücrelerindeki lavaboların altındaki havalandırma deliklerini genişletmek için etrafındaki betonu oydu.

8

MATKABI AKORDEON İLE BASTIRMAK Matkabı ise yalnızca mahkumlara tanınan müzik saatinde kullandılar. Bu saatlerde Morris, matkabın sesini bastıracak şekilde kesintisiz olarak akordeon çalarken diğerleri oyma faaliyetine matkap ile devam ediyordu.

9

GİZLİ ATÖLYE Aylar sonunda hücrelerin arkasında, içinden sürünerek geçilebilecek büyüklükte delikler açabildiler. Deliklerden geçtikten sonra hücre bloğunun kullanılmayan üst katında gizli bir atölye oluşturdular. Hücrelerindeki deliklerin fark edilmesini engellemek için de hapishane kütüphanesindeki dergileri kullanarak havalandırma ızgarası görünümü oluşturdular.

10

YAĞMURLUKLARDAN BOT VE CAN YELEKLERİ Oluşturdukları gizli atölyede topladıkları 50’den fazla yağmurluktan 1,8 metre genişliğinde ve 4,2 metre uzunluğunda derme çatma bir bot elde ettiler. Yine yağmurluklardan can yeleği niyetine kullanacakları malzemeler de oluşturdular. Planın ilk aşamasında matkabın sesini bastırmak için kullandıkları akordeonu da imkanlarınca oluşturdukları botu şişirmek için bir düzeneğe çevirdiler. Kontrplak parçalarından da kürekler oluşturdular.

11

MAKETLERLE GARDİYANLARI UYUTTULAR Gizli atölyede çalıştıkları sıralarda hücrelerinde olmadıklarının fark edilmesini engellemek için de yine dahiyane bir plan uyguladılar. Sabun, diş macunu ve tuvalet kağıtları kullanarak insan kafasına benzeyen maketler yaptılar. İnsan kafası maketlerinin gerçekçi olabilmesi için de hapishanedeki berber ofisinden gerçek insan saçları toplayıp bunları maket kafalara yapıştırdılar. Geceleri gizli atölyede çalışmaya başlamadan önce insan kafası maketlerini yataklarına yerleştirdikten sonra battaniyelerin altını da havlularla doldurarak yataklarında uyudukları görüntüsünü oluşturdular.

12

ÇIKIŞ ZAMANI Her şey hazır olduktan sonra 11-12 Haziran 1962 gecesi, kaçış planı uygulamaya kondu. Gardiyanları kandırmak için hazırlanan maket kafalar son defa yataklara yerleştirildi. Morris ile Anglin kardeşler hücrelerindeki deliklerden sürünerek dışarı çıktı. West ise diğerleri kadar hızlı hareket edip hücresinden çıkamayınca diğer 3 mahkum planın geri kalanına onsuz devam etti. Üç mahkum hapishane binasının çatısına tırmanıp, tahliye borusundan kayarak hapishane avlusuna ulaştı. İki tane dikenli tel örgüyü ve ardından dik bir seti tırmanarak aşıp deniz kenarına ulaştılar. Yağmurluklardan elde ettikleri botu şişirerek suya açıldılar.

13

WEST SORGULANDI Buraya kadarki kısımlar, ekibin geride kalan 4’üncü üyesi olan West’in anlatımlarına dayanan somut bilgiler. Alcatraz’dan kaçış ile ilgili buradan sonraki kısımlar ise hiçbir zaman kesinleşemeyen bulgulardan oluşuyor.

14

MAKETLERLE KARŞILAŞTILAR Firari üçlünün ortadan kaybolduğu, kaçış faaliyetinden saatler sonra sabah saatlerinde hayat belirtisi göstermeyen mahkumların yataklarına bakıldığında maket kafaların bulunmasıyla fark edildi. Mahkumların kayıp olduğu anlaşılınca Alcatraz ve çevresinde geniş çaplı bir arama başlatıldı. Sahil güvenlik, polis, FBI ve diğer güvenlik birimleri günler boyunca körfezde ve kıyı şeridinde aramaları sürdürdü.

15

İLK BULGULAR Kaçıştan 2 gün sonra 14 Haziran’da firari üçlünün bot için hazırladıklarına benzeyen bir kürek, Alcatraz’dan kuş uçuşu yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki Angel Island yakınlarında bulundu. West’in verdiği bilgilere göre; Angel Island, Alcatraz’dan sonraki ilk durak olarak belirlenmişti. 1 hafta sonra salın bazı kalıntıları Golden Gate Köprüsü yakınlarında karaya vurdu ve ertesi gün de yağmurluklardan yapılmış can yeleklerinden biri bulundu. Ancak bu bulgulara göre üç mahkumun karaya mı çıktığı yoksa bunların akıntıya kapılarak çeşitli yerlere savrulup savrulmadığı hakkında hiçbir zaman kesin bir neticeye varılamadı.

16

DENİZDE GÖRÜLEN CANSIZ BEDEN Kaçıştan 36 gün sonra, 17 Temmuz 1962'de, Norveç bandıralı bir yük gemisinin mürettebatı Golden Gate Köprüsü'nün yaklaşık 32 kilometre kuzeybatısında suda yetişkin bir erkeğe ait cansız bedenini gördüklerini bildirdi. FBI, geminin mürettebatının ifadesini aldı. Gemi personeli, cansız bedenin üzerinde kirli beyaz renkte pantolon bulunduğunu söyledi. FBI görevlileri, Alcatraz mahkumlarının mavi-beyaz çizgili tek renk üniformalarının tuzlu su ve güneş nedeniyle beyaza yakın görünebileceği üzerinde durdu. Kesin bir kanaate varılamasa da cansız bedenin, daha sonraki yıllarda hayatta olduklarına dair birçok iddia ortaya atılan ve iyi yüzücü oldukları bilinen Anglin kardeşlerden birine değil ama Morris’e ait olabileceği değerlendirildi.

17

FBI 17 YIL SONRA DOSYAYI KAPATTI Üç firarinin hayatta olduklarına veya hayatlarına kaybettiklerine dair 17 yıl boyunca kesin bir delil elde edemeyen FBI, 31 Aralık 1979'da soruşturmayı kapattı. Daha sonraki yıllarda konu dönem dönem gündeme geldi. Üç firarinin tahmini olarak yaşlanmış robot resimleri çizildi.

18

KAYNAĞI BELİRSİZ ÇİÇEKLER VE KARTLAR Morris hakkında kayda değer hiçbir iddia gündeme gelmezken uzun yıllar sonra Anglin ailesi mensupları, John ve Clarence Anglin’in anneleri Rachel Anglin’in 1962 Noel’inde “Anneciğim, ben John. Mutlu Noeller” yazılı bir kart aldığını aktardı. John imzalı bu kart aile için umutla karşılanırken yine Anglin ailesinin anlattıklarına göre daha ilginç olaylar da yaşandı. Rachel Anglin’e, 1962’den sonraki hemen her anneler gününde, gönderenin kimliği belirsiz çiçekler teslim edilmeye başlandı. Annelerine zaman zaman gönderilen kartlarda bazen “Jerry”, bazen de “Jerry ve Joe” imzası yer aldı. Rachel Anglin, bu kartları yaşayıp yaşamadıkları tespit edilemeyen iki çocuğunun hayatta olduklarının kanıtı olduğunu düşünerek her zaman büyük bir sevinçle karşıladı.

19

ANNENİN CENAZESİNDEKİ GİZEMLİ KADINLAR Aile üyeleri, annelerinin 1973 yılındaki cenazesine katılan ve kimseyle temas etmeyen iki gizemli yabancıyı da yıllar sonra medyaya anlattı. Rachel Anglin’in cenazesine giden kadın giyimli, ancak bir kadına göre ortalamanın üzerinde uzun ve yapılı olmaları ile yüzlerinin ağır makyajlı olması dikkat çeken “tanımadıkları” iki kişinin cenazeye katıldığını aktardılar. Olay, hayatta kalmış olabileceği düşünülen iki kardeşin her yıl kartlar gönderdikleri annelerine son görevlerini yapmak için cenazeye katılmış olabilecekleri şeklinde yorumlandı.

21

BABANIN CENAZESİNDEKİ SAKALLI ADAMLAR Anglin kardeşlerin kardeşlerinden Robert Anglin, 1993’te medyayla yeni iddialar paylaştı. Robert Anglin, bu sefer de 1989 yılında babaları George Anglin’in cenazesindeki ilginç ikiliyi anlattı. Uzun boylu ve sakallı olduğunu söylediği, tanımadıkları iki adamın cenazeye geldiklerini, tabutun başında durup ağladıklarını ve kısa bir süre içerisinde cenazeden ayrılarak ortadan kaybolduklarını söyledi.

22

2015’TE ORTAYA ÇIKAN FOTOĞRAF Robert Anglin’in anlattığı bir başka ilginç olay ise kaçıştan sonraki yıllarda aldıkları gizemli telefon aramalarıydı. Karşı taraftaki kişilerin hiç konuşmadığı yalnızca nefes alış veriş seslerinin duyulduğu telefon aramaları iddiasıyla ilgili de kanıtlanabilen herhangi bir somut durum olmadı. Anglin kardeşlerle ilgili en güncel iddia 2015 yılında History Chanell’ın “Alcatraz: Gerçeğin Peşinde” belgeseliyle gündeme geldi. John ve Clarence Anglin'in yeğenleri Ken ve David Widner tarafından belgesel ekibine verilen fotoğrafta görülen iki kişinin John Anglin ve Clarence Anglin olup olmadığı çok tartışıldı. Fotoğrafın ailenin eski bir dostu olan Fred Brizzi tarafından 1992 yılında aileye verildiği; Brizzi’nin aileye, Anglin kardeşlerle Brezilya’da karşılaştığını ve fotoğrafı da o zaman çektiğini söylediği belirtildi. Uzmanlar fotoğraftaki kişilerin yüz hatlarının Anglin kardeşlere benzediğini söyledi ama onlar olduğuna dair kesin bir kanaate varılamadı. Brizzi’nin güvenilmez biri olduğuna dair değerlendirmeler de yapıldı.

23

AKIBETLERİ MERAK KONUSU Haklarında onlarca iddia ortaya atılan 3 firari, dünyanın akıbeti en çok merak edilen insanları oldu. Bu üç kişi Alcatraz’dan kaçarak karaya ulaşıp hayatlarını sürdürebildi mi yoksa San Francisco Körfezinin güçlü akıntısı ve soğuk suyunda korkutucu şekilde can mı verdi? Anglin kardeşler gerçekten hayatta kalmayı başarıp uzun yıllar boyunca aileleriyle çeşitli etkileşimler kurabildi mi? Yoksa aile bireyleri birileri tarafından işletildi mi? Veya aile tarafındaki bazı şeyler abartılarak mı kamuoyuyla paylaşıldı? Efsanevi kaçışın üzerinden geçen 64 yılda bu soruların yanıtları halen bilinmiyor.