AKİT MENÜ

Yaşam

Sivrisineklerin bazı insanları daha çok ısırmasının nedeni ortaya çıktı

Yaz aylarında bazı insanlar sivrisinek saldırılarından adeta kurtulamazken, yanlarında bulunan kişiler neredeyse hiç ısırılmayabiliyor. Uzun süredir merak edilen bu gizemin sırrı çözüldü.

2

Yaz aylarında sivrisinek kabusu büyüyor Yaz aylarının kabusu sivrisinek özellikle bazı insanları seçiyor gibi... Uzun süredir merak edilen bu farklılığın nedenlerine ilişkin yeni bir araştırma, dikkatleri insan cildinde yaşayan bakterilere çevirdi.

3

Vücut ısısı ve karbondioksit tek başına yeterli değil Bilim insanlarının bugüne kadar yaptığı çalışmalar, sivrisineklerin insanları bulmasında karbondioksit üretimi ve vücut sıcaklığı gibi unsurların etkili olduğunu ortaya koymuştu. Ancak yeni araştırma, kişiden kişiye değişen vücut kokusunun da önemli bir faktör olabileceğini gösterdi.

4

Cilt bakterileri sivrisineklerin algıladığı kokuyu değiştiriyor Araştırmaya göre ciltte yaşayan bakterilerin ter, sebum ve diğer doğal salgılardaki maddeleri parçalaması sonucunda ortaya çıkan uçucu kimyasal bileşikler, kişiye özgü bir koku profili oluşturuyor. Sivrisineklerin hassas koku sistemleri de bu kimyasal karışımı algılayabiliyor.

5

Ciltteki bakteriler kişiye özel koku oluşturuyor iScience dergisinde yayımlanan çalışmada, farklı sivrisinek türlerinin insan kokularına aynı tepkiyi vermediği belirlendi. Araştırmacılar, her türün insan cildinden yayılan kimyasal maddelerin farklı bileşimlerine ilgi gösterebildiğini ortaya koydu.

6

Yaklaşık 120 gönüllünün kokusu sivrisineklerle test edildi Bilim insanları bu durumu incelemek amacıyla Miami'de yaklaşık 120 gönüllünün kokusunu üç farklı sivrisinek türüyle test etti. Araştırmaya sarıhumma sivrisineği olarak bilinen Aedes aegypti, Asya kaplan sivrisineği Aedes albopictus ve güney ev sivrisineği Culex quinquefasciatus dahil edildi.

7

Cilt kokusunun kaynağı laboratuvarda araştırıldı Araştırmada yalnızca sivrisineklerin hangi kişilere yöneldiği gözlemlenmedi. Katılımcıların ciltlerinin çevresindeki havadan alınan örneklerle, cilt kokusunu oluşturan kimyasal bileşikler de analiz edildi. Bunun yanı sıra gönüllülerin ön kollarından sürüntü örnekleri alınarak DNA dizilemesi yöntemiyle ciltte yaşayan bakteriler belirlendi.

8

Sivrisineklerin aldığı koku insan ve bakterilerin ortak ürünü İnsan vücudunun kokusu yalnızca doğrudan vücut tarafından oluşturulmuyor. Ciltte yaşayan bakteriler ter, sebum ve diğer doğal salgılarda bulunan maddelerle beslenirken çeşitli uçucu kimyasal bileşikler açığa çıkarıyor. Bu bileşiklerin oluşturduğu koku karışımı sivrisineklerin koku alma sistemleri tarafından algılanabiliyor.

9

Sivrisineğin hedefinde insanın mikrobiyomu da var Bu nedenle sivrisineğin algıladığı koku yalnızca insanın kendi vücudundan kaynaklanan bir koku olarak değerlendirilmiyor. İnsan ile cilt mikrobiyomunun birlikte oluşturduğu kimyasal yapı, sivrisineklerin potansiyel konaklarını belirlemesinde rol oynayabiliyor.

10

Üç sivrisinek türü aynı kişiyi tercih etmiyor Araştırmacılar, üç sivrisinek türünün en fazla ve en az ilgi gösterdiği gönüllüleri karşılaştırdığında, türlerin insanlara yönelik tercihlerinin birbirinden farklı olduğunu gördü.

11

Aedes aegypti erkeklere hafif ilgi gösterdi Aedes aegypti'nin erkek katılımcılara karşı hafif bir tercih gösterdiği belirlendi. Buna karşılık Aedes albopictus ve Culex quinquefasciatus türlerinde kadınlar ile erkekler arasında belirgin bir tercih tespit edilmedi.

12

Cinsiyet tüm türler için belirleyici çıkmadı Araştırmacılar bu sonuç doğrultusunda cinsiyetin tüm sivrisinek türleri için geçerli ve genel bir çekicilik faktörü olmadığını belirtti.

13

Asya kaplan sivrisineği belirli kokuların peşinden gidiyor Asya kaplan sivrisineği Aedes albopictus'un ise ketonlar gibi belirli koku bileşiklerini taşıyan insanlara daha fazla ilgi gösterdiği görüldü.

14

Tek bir çekici insan kokusu bulunmadı Elde edilen sonuçlar, tüm sivrisinek türleri için geçerli tek bir "çekici insan kokusu" bulunmadığını ortaya koydu. Bir kişinin Aedes aegypti açısından çekici olmasını sağlayan kimyasal profil, başka bir sivrisinek türü üzerinde aynı etkiyi oluşturmayabiliyor.

15

İnsan cildinde 246 farklı mikrop türü tespit edildi Araştırmada gönüllülerin ciltlerinde toplam 246 farklı mikrop türü tespit edildi. Bu mikroorganizmaların kişiden kişiye farklı oranlarda bulunması, ter ve cilt yağlarından ortaya çıkan uçucu maddelerin de değişmesine neden oluyor.

16

Her insanın sivrisinekler için farklı bir koku profili var Böylece her insan, sivrisineklerin algılayabileceği kendine özgü bir koku profiline sahip olabiliyor. Araştırmacılar, sivrisinek türlerinin bireylere farklı tepkiler vermesinin, konak seçiminde hem ortak hem de türe özgü kimyasal ipuçlarının kullanıldığına işaret ettiğini belirtti.

17

Sivrisineklerin insanı bulma yöntemi yeniden gündemde Araştırmanın sonuçları, sivrisineklerin insanları nasıl bulduğuna ilişkin bilinenlere de yeni bir ayrıntı ekledi. Sivrisineklerin bir insanın kan grubunu uzaktan tespit ederek doğrudan o kişiye yöneldiği düşüncesinin aksine, böceklerin öncelikle karbondioksit, vücut sıcaklığı, nem ve cilt tarafından yayılan uçucu kimyasal bileşikler gibi sinyallerden yararlandığı belirtiliyor.

18

Cilt mikrobiyomunun kokusu önemli bir sinyal olabilir Yeni çalışma, bu süreçte cilt mikrobiyomunun oluşturduğu kokuların da önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte araştırmacılar, sivrisineklerin tercihlerini yalnızca cilt bakterilerinin belirlediği sonucuna varmıyor.

19

Sivrisinek türüne göre kimyasal tercih değişiyor Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, insan kokusunun kimyasal bileşimi ile cilt mikrobiyomu arasındaki ilişkinin sivrisinek türüne göre farklı sonuçlar oluşturabildiğine işaret ediyor.

20

Bakteriler yeni nesil sivrisinek kovucuların anahtarı olabilir Çalışmanın gelecekteki olası uygulamalarından biri ise yeni sivrisinek kovucuların geliştirilmesi olabilir. Bilim insanları, hangi cilt bakterilerinin sivrisinekleri cezbeden kimyasalları, hangilerinin ise uzaklaştırıcı bileşikleri ürettiğini daha ayrıntılı biçimde belirleyebilirse insan cildinin koku profilini değiştirmeye yönelik mikrobiyom temelli yöntemler geliştirilebilir.

21

Yeni yöntemler hastalıklarla mücadelede kullanılabilir Bu yaklaşımın, sivrisineklerle taşınan hastalıklarla mücadelede de yeni yöntemlerin önünü açabileceği değerlendiriliyor. Özellikle sarıhumma, dang humması, Zika, chikungunya ve Batı Nil virüsü gibi hastalıkların yayılmasını azaltmaya yönelik yeni araçların geliştirilmesinde cilt mikrobiyomuna ilişkin bulguların kullanılabileceği belirtiliyor.