AKİT MENÜ

Gündem

Ortadoğu ülkesinde Türkiye paniği: Site 99'a erişmeye çalışıyorlar

İsrail'in gizli istihbarat raporları bir bir ortaya çıkarken Suriye'de yer alan ve “Site 99” olarak adlandırılan nükleer tesisle ilgili çarpıcı bir iddia gündeme taşındı. Tesisin vurulması engllenirken Tel Aviv basını, Türkiye'nin kritik tesise erişmeye çalıştığını iddia etti.

2

Suriye'nin yıllardır kapalı kalan nükleer dosyası yeniden açıldı. Bu kez dosyanın merkezinde yalnızca Şam ve Tel Aviv değil, Türkiye de var. Axios'un ABD'li ve İsrailli yetkililere dayandırdığı habere göre İsrail, geçen yıl Suriye'deki gizli bir tesisi vurdu. “Site 99” olarak anılan tesiste, eski Suriye yönetiminin nükleer programından kaldığı öne sürülen materyallerin depolandığı iddia ediliyor.

3

İsrail saldırıda tesisin girişlerini hedef aldı. Amaç, içeride bulunduğu ileri sürülen materyale erişimi engellemekti. Ancak aylar sonra bölgedeki hareketlilik Tel Aviv'i yeniden alarma geçirdi.

4

İsrail istihbaratı, tesis çevresinde kazı çalışmaları yapıldığını belirledi. İsrailli yetkililer, yeni Suriye yönetiminin kapatılan girişleri açmaya çalıştığını değerlendirdi. Bunun üzerine İsrail ordusu tesise ikinci bir saldırı seçeneğini gündemine aldı.

5

Dosyayı Ankara açısından önemli hale getiren gelişme bu aşamada yaşandı. Axios'a konuşan İsrailli yetkililere göre Tel Aviv, Suriye yönetiminin tesise ulaşmak için dışarıdan yardım alıyor olabileceğini düşündü. Şüphelerin yöneldiği ülkelerden biri Türkiye'ydi.

6

Ancak haberde Türkiye'nin Site 99'da herhangi bir faaliyet yürüttüğünü gösteren somut bir bulgu sunulmadı. Türk askerlerinin, uzmanlarının veya ekipmanlarının bölgede görüldüğüne ilişkin bir bilgi de yer almadı. Türkiye bağlantısı, İsrailli yetkililerin değerlendirmesine dayanıyor. Tel Aviv'in kaygısının arkasında Ankara ile Şam arasında gelişen askeri ilişkiler bulunuyor. Türkiye'nin yeni Suriye yönetimiyle savunma alanındaki temasları, İsrail tarafından yakından izleniyor. İsrail daha önce de Türkiye'nin Suriye'deki askeri varlığının genişlemesine karşı çıkmış, Türk unsurlarının konuşlanabileceği bazı askeri tesisleri hedef almıştı. Site 99 dosyası böylece Suriye'nin eski nükleer programına ilişkin bir mesele olmaktan çıkarak Ankara-Tel Aviv rekabetinin yeni başlıklarından biri haline geldi.

7

İsrail'in ikinci saldırı hazırlığı Washington'ı harekete geçirdi. Axios'a göre Trump yönetimi, İsrail'den tesisi yeniden vurmamasını istedi. ABD yönetimi aynı zamanda Şam'la temasa geçti. Amaç, tesiste bulunduğu öne sürülen materyalin İsrail'in yeni bir askeri harekâtına gerek kalmadan güvence altına alınmasıydı. Diplomatik trafik Uluslararası Atom Enerjisi Ajansını (UAEA) da kapsadı. Haberde, ABD'nin girişimleri sonucunda Suriye yönetimi ile UAEA arasında bir mutabakata varıldığı ileri sürüldü. Buna göre UAEA, Site 99'a girecek ve burada depolandığı belirtilen nükleer materyali ülkeden çıkaracak. İsrail de bu süreç devam ettiği müddetçe tesise saldırmayacak. Anlaşmanın ayrıntıları kamuoyuna açıklanmış değil. UAEA'nın ne miktarda ve hangi nitelikte materyal çıkaracağı da henüz bilinmiyor.

8

İsrailli yetkililer, tesiste “yellowcake” olarak bilinen uranyum konsantresi bulunduğunu öne sürüyor. Axios'a konuşan yetkililer, materyalin ele geçirilmesi halinde “kirli bomba” yapımında kullanılabileceğini savundu. Ancak yellowcake, nükleer silahlarda kullanılan zenginleştirilmiş uranyum değil. Uranyum cevherinin işlenmesiyle elde edilen bir ara ürün. Nükleer yakıt veya silah üretiminde kullanılabilmesi için ilave işlemlerden geçirilmesi gerekiyor. Bu nedenle tesisteki materyalin niteliği, miktarı ve radyolojik özellikleri bilinmeden İsrailli yetkililerin ortaya attığı “kirli bomba” senaryosunun teknik boyutunu değerlendirmek mümkün değil. UAEA'nın tesise girmesi halinde bu soruların bir bölümü ilk kez bağımsız incelemeye konu olabilecek.

9

Site 99 meselesinin arkasında yaklaşık 20 yıllık bir anlaşmazlık bulunuyor. İsrail savaş uçakları 6 Eylül 2007'de Deyrizor yakınlarındaki El Kibar tesisini bombalayarak imha etti. Tel Aviv ve Washington, burada Kuzey Kore'nin yardımıyla gizli bir nükleer reaktör inşa edildiğini savundu. Şam yönetimi suçlamaları reddetti. UAEA daha sonra bölgeden alınan numuneleri ve elde ettiği diğer bilgileri incelemeye aldı. Kurum, 2011'de El Kibar'daki yapının “bildirilmemiş bir nükleer reaktör olmasının kuvvetle muhtemel olduğu” değerlendirmesinde bulundu. Suriye bu sonucu da kabul etmedi. İsrail ve ABD'ye göre El Kibar tek başına değildi. Reaktör projesiyle bağlantılı başka tesislerin de bulunduğu ileri sürüldü. Site 99'un da bu ağın parçalarından biri olduğu iddia ediliyor. Ancak tesisin geçmişte hangi amaçla kullanıldığı ve bugün içinde tam olarak ne bulunduğu konusunda kamuoyuna açık bilgiler sınırlı.

10

Esad yönetiminin devrilmesi, yıllardır kapalı tutulan tesislerin durumunu yeniden gündeme getirdi. İsrail, eski yönetimin askeri kapasitesinin yeni Şam yönetiminin eline geçmesini gerekçe göstererek Suriye genelinde yüzlerce hedefi vurdu Site 99 da bu operasyonların hedeflerinden biri oldu. Fakat Axios'un aktardığı süreç doğruysa dosya bu kez farklı bir noktaya ulaştı. İsrail'in askeri müdahale seçeneğinin yerine ABD'nin arabuluculuğunda UAEA'nın devreye sokulması kararlaştırıldı. Aynı süreç, Türkiye'nin Suriye'deki artan ağırlığının İsrail tarafından yalnızca askeri üsler veya silah sistemleri üzerinden değerlendirilmediğini de gösteriyor. Tel Aviv, eski yönetimden kalan stratejik tesislerin geleceğini de Ankara-Şam ilişkilerinin bir parçası olarak ele alıyor. Ancak bu noktada İsrail'in Türkiye'ye ilişkin şüphesi ile ortaya konulmuş olguları birbirinden ayırmak gerekiyor. Axios'un haberinde Ankara'nın Site 99'a erişmeye çalıştığını ya da Şam'a bu konuda yardım ettiğini doğrulayan herhangi bir kanıt yer almıyor. Şimdilik bilinen, İsrail'in böyle bir ihtimali tehdit olarak değerlendirdiği ve bu değerlendirme üzerine Washington'ın devreye girdiği iddiasından ibaret.