Gündem
Türkiye'ye tehditler savuran ülkeye Rusya'dan ikaz: Sizi vururuz
Rusya Dışişleri Bakanlığı İkinci Avrupa Departmanı Direktörü Yuriy Pilipson, son dönemde Türkiye'ye karşı çılgınlar gibi silahlanan ülkeye ciddi bir uyarıda bulundu.
Gündem
Rusya Dışişleri Bakanlığı İkinci Avrupa Departmanı Direktörü Yuriy Pilipson, son dönemde Türkiye'ye karşı çılgınlar gibi silahlanan ülkeye ciddi bir uyarıda bulundu.
Birlik Gazetesi'nde yer alan habere göre, Rusya ile NATO arasındaki gerilim, Yunanistan’ın Ukrayna’ya yönelik askeri desteği üzerinden yeniden gündeme geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı İkinci Avrupa Departmanı Direktörü Yuriy Pilipson, Atina’nın Kiev’e verdiği askeri ve siyasi desteğin bölgesel güvenlik açısından önemli riskler oluşturduğunu savundu.
Rus devlet haber ajansı TASS’a konuşan Pilipson, Yunanistan’ın Ukrayna’ya silah göndermesini sert ifadelerle eleştirdi. Atina’nın Çekya üzerinden Ukrayna’ya ulaştırdığı kundağı motorlu toplar, mühimmat ve 155 milimetrelik zırhlı araçlara dikkat çeken Rus diplomat, bu silahların çatışma bölgesinde sivillerin ölümüne yol açtığını öne sürdü. Pilipson ayrıca Ukrayna’daki çatışmalarda yaşayan etnik Yunanların da risk altında olduğunu iddia ederek Yunan hükümetinin politikasını “riyakar” olarak nitelendirdi.
Rus diplomatın açıklamalarının en dikkat çekici bölümü ise NATO-Rusya ilişkilerine yönelik uyarıları oldu. Pilipson, Batılı ülkelerin Ukrayna’ya yönelik askeri desteğinin Avrupa’yı giderek daha tehlikeli bir noktaya taşıdığını savunarak, NATO ülkelerinin Rusya ile doğrudan bir çatışma ihtimalini artırdığını söyledi. Böyle bir gelişmenin yaşanması halinde sorumluluğun, kendi toplumlarının güvenliğini tehlikeye atan Avrupalı yöneticilerde olacağını ileri sürdü.
NATO ile Rusya arasında doğrudan bir savaş çıkması durumunda Yunanistan’ın coğrafi konumu ve askeri altyapısı nedeniyle önemli bir rol üstlenmesi beklenebilir. Ancak NATO Antlaşması’nın 5. maddesi, bir üyeye yönelik silahlı saldırının diğer üyeler tarafından ortak savunma kapsamında karşılanmasını öngörür; bu durum Yunanistan’ın otomatik olarak her savaşta tüm askeri kapasitesiyle çatışmaya gireceği anlamına gelmez. Alınacak kararlar saldırının niteliğine ve müttefiklerin siyasi değerlendirmelerine bağlı olur.
Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki konumu ise ülkeyi stratejik açıdan öne çıkarıyor. Ege ve Akdeniz’deki deniz ve hava unsurları, NATO’nun bölgedeki faaliyetleri bakımından önem taşıyor. Bunun yanında Girit’teki Suda Körfezi ile Dedeağaç gibi lojistik açıdan kritik noktalar, olası bir geniş çaplı çatışmada stratejik önem kazanabilir.
Özellikle Dedeağaç’ın NATO’nun Doğu Avrupa’ya yönelik lojistik faaliyetlerinde kullanılması ve Girit’teki Suda tesislerinin Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik açısından taşıdığı önem, Yunanistan’ın olası bir kriz sırasında neden kritik ülkelerden biri olarak görülebileceğini ortaya koyuyor.
Böyle bir çatışma senaryosunda Yunanistan açısından risk yalnızca doğrudan askeri saldırıyla sınırlı kalmayabilir. Kritik askeri tesisler ve ulaşım altyapısı füze saldırıları, siber saldırılar ve diğer hibrit tehditlerin hedefi haline gelebilir. Enerji, ulaştırma, haberleşme ve liman altyapısında yaşanabilecek aksaklıklar da ülke ekonomisi ve günlük yaşam üzerinde ciddi sonuçlar doğurabilir.
Daha da önemlisi, NATO ile Rusya arasında doğrudan bir savaşın nükleer tırmanma riski taşıması, böyle bir senaryonun sonuçlarını öngörmeyi son derece güçleştiriyor. Bu nedenle Yunanistan’ın Ukrayna politikasına yönelik Rus eleştirileri yalnızca iki ülke arasındaki diplomatik gerilim çerçevesinde değil, Avrupa’daki daha geniş güvenlik dengeleri ve NATO-Rusya ilişkilerinin geleceği açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.