AKİT MENÜ

Teknoloji-Bilişim

Şok gelişme: Altıncı nesil savaş uçağı projesi çıkmaza girdi, deniz projesi Horizon dağıldı, ortak İHA programı feshedilebilir

Güncelleme Tarihi:

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke savunma anlaşması sonrası önemli işbirlikleri yapılması beklenirken Avrupa'da bu alanda tam anlamıyla bir kriz yaşanıyor.

2

Ahaber'de yer alan habere göre, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın Mekke'de imzaladığı stratejik savunma anlaşması, üç ülkenin ortak üretim potansiyelini gündeme taşıdı. Türkiye'nin beşinci nesil savaş uçağı KAAN'a Suudi Arabistan'ın yatırımcı olarak katılabileceği konuşulurken, Pakistan'ın envanterindeki savaş uçaklarında zaten Türk yapımı mühimmat kullanılıyor.

3

Türkiye ile Pakistan arasında MİLGEM gemi projesi ve havacılık iş birliği sürerken, Türkiye ile Suudi Arabistan arasında insansız hava araçları ve teknoloji transferi odaklı projeler yürütülüyor. Yeni savunma mutabakatının, İHA, füze, mühimmat ve hava savunma sistemlerinde ortak üretimi daha da genişletmesi bekleniyor. Bölgedeki başka ülkelerin de bu ittifaka katılabileceği konuşuluyor.

4

Türkiye ve doğusundaki ülkeler bu şekilde yakınlaşırken, yarım yüzyıla yakın süredir birlik hâlinde olan Avrupa'da manzara tam tersi yönde ilerliyor.

5

Avrupa Birliği ülkeleri savunma harcamalarını hızla yükseltiyor, fakat kıtanın gerçek sorunu para bulmak değil, bu kaynağı ortak bir savunma sanayiine dönüştürebilmek. Avrupa Savunma Ajansı verilerine göre AB ülkelerinin savunma harcamaları 2025'te yüzde 20 artışla 418 milyar avroya ulaştı; 2026'da bu rakamın 454 milyar avroya çıkması öngörülüyor.

6

Buna rağmen ortak savunma ekipmanı tedarikinin toplam tedarik içindeki payı sadece yüzde 24 seviyesinde. Avrupa'nın yıllardır ulaşmayı hedeflediği yüzde 35'lik ortak tedarik oranına hâlâ erişilemedi.

7

Asıl kritik soru, bu büyüyen bütçenin 27 ayrı ulusal tedarik sistemine mi dağılacağı, yoksa ölçek ekonomisi yaratabilecek ortak platformlara mı dönüşeceği. FCAS, MGCS, Horizon, NH90 ve Eurodrone projelerinde yaşananlar, aynı yapısal soruna işaret ediyor.

8

Fransa, Almanya ve İspanya’nın Avrupa’nın yeni nesil savaş uçağını geliştirmek amacıyla yürüttüğü FCAS projesi, Dassault Aviation ile Airbus arasındaki liderlik, iş paylaşımı ve fikri mülkiyet anlaşmazlıkları nedeniyle ciddi sorunlarla karşılaştı. Maliyeti 100 milyar avroya yaklaşan program, Avrupa’nın ABD’ye olan askeri bağımlılığını azaltma hedefinin en önemli projelerinden biriydi. Ancak 2026’daki gelişmeler, özellikle insanlı savaş uçağı ayağının mevcut ortaklık modeliyle devam ettirilemeyeceğini gösterdi ve FCAS’ın yeniden yapılandırılması gündeme geldi.

9

İngiltere, Fransa ve İtalya’nın 1990’larda başlattığı Horizon projesi, üç ülkenin yeni nesil hava savunma gemisi geliştirme girişimiydi. Ancak geminin görevleri, sanayi paylaşımı ve programın yönetimi konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle ortaklık 1999’da dağıldı. İngiltere Type 45 projesine geçerken, Fransa ve İtalya Horizon’u ikili ortaklık olarak sürdürdü.

10

Karada da benzer anlaşmazlıklar sürüyor. Fransa ve Almanya, Leopard 2 ile Leclerc tanklarının yerini alacak Main Ground Combat System (MGCS) programını planlamıştı; projede insansız kara araçları ve yeni nesil silah sistemleri de yer alıyordu. Ancak ihtiyaç tanımları ve iş payı konusunda ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle programın takvimi 2040'lı yıllara ertelendi.

11

Sabah'ın haberine göre, Avrupa'nın ABD yapımı MQ-9 Reaper'a alternatif olarak geliştirdiği Eurodrone programında Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya ortaklığı bulunuyor. Ancak 2026'da Dassault ile Airbus arasında iş paylaşımı konusunda yeni bir anlaşmazlık patlak verdi. Dassault CEO'su Eric Trappier, Airbus'ın şirketini programdan dışlamaya çalıştığını öne sürdü.

12

Eurofighter ve Rafale ayrımı bunun en bilinen örneği. İngiltere, Almanya, İtalya ve İspanya ortak savaş uçağı programında birlikte ilerlerken, Fransa kendi yoluna gitmeyi tercih etmişti.

13

Avrupa Komisyonu bu yapısal sorunu açıkça kabul ediyor. Avrupa Savunma Beyaz Kitabı'na göre kıta küçük ulusal pazarlara bölünmüş durumda, üretim ölçeği yetersiz kalıyor ve Avrupa Tek Pazarı'nın sunduğu avantajlardan tam olarak yararlanılamıyor. Bu nedenle AB, 2030'a kadar ortak tedarik oranını yüzde 35'e, savunma yatırımlarının Avrupa üzerinden gerçekleştirilme oranını ise en az yüzde 55'e çıkarmayı hedefliyor.