Calcalist, söz konusu yaklaşımın NATO'nun "bir üyeye yönelik saldırının tüm üyelere yapılmış sayılması" ilkesini hatırlattığını yazdı.
Calcalist yorumcusu Doron Peşkin, ittifakın yalnızca askeri boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek ekonomik ve savunma sanayisi alanındaki iş birliğinin ön plana çıkacağını ifade etti.
Peşkin, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayisinde bölgesel bir güç haline geldiğini ve bu alandaki etkinliğini daha da genişletmek istediğini kaydetti.
Türkiye'nin özellikle insansız hava araçlarında önemli bir konuma ulaştığına dikkat çekilen analizde, Ankara'nın farklı platformlardaki üretim kapasitesini artırdığı ve savaş uçağı geliştirme çalışmalarında da ilerleme sağladığı vurgulandı.
Calcalist'e göre Türkiye'nin bu kapasitesi, Suudi Arabistan'ın savunma alanındaki hedefleriyle önemli ölçüde örtüşüyor.